Başlığa bakıp da ne merak ettiğinizi cidden düşündüm
önce... Çünkü maç ertesi çıkan yazı ve yorumlarda benim size şu anda
yazacaklarımdan tek bir satır bile geçmemiş. Herkes Fenerbahçe nin Lazio maçı
öncesi moral bulduğunu, eksiklerine rağmen maçı rahat kazandığını yazmış,
söylemiş. Doğrudur öyle de olmuştur ama... İşte bu duraklamanın arkasını iyice
göremezsek futbolu doğru yorumlayamayız. Sonra meydana gelecek sonuçlar sizi
şaşırtır. İşte bu yüzden bu maçın sihirli kutusunu size açacağım.
Fenerbahçe sahaya sanki önde bir dörtlü ile çıktı. Kuyt,
Webo, Sow ve Caner... Oysa herkesin beklediği orta alanda malum üçlü idi. yani
Selçuk, Christian ve Meireles... Acaba Aykut hoca rakibini çök küçük görüp de
orta alanı fazla şişirmeye gerek mi görmemişti Acaba
Karşı taraf ise üçlü, çok koşan, çok mücadele eden bir
orta alan kurmuş, kenarlarına da süratli adamlar yerleştirmişti. Yani
Fenerbahçe nin kaptıracağı toplar veya kendilerinin kapacakları toplarla
Akhisarlılar tehlike sunacaklardı.
İşte maçın sihri de buradaydı. Aykut Kocaman risk
almıştı. Buna karşılık karşı tarafta öyle bir kuruntu yoktu. Yoktu ama kurulmuş
düzenin işlemesi için yani Fenerbahçe nin eksik orta sahasının fire vermesi
için öndeki uç adamının orta alanı veya kenarları ile sürekli irtibatta
bulunması gerekirdi. Oysa Gekas asla böyle bir oyuncu değildi. O sadece kenar
ortalarına vuran veya bunlardan sekenleri bitirmeyi bilirdi. Hal de böyle
olunca, Fenerbahçe eksik orta alanına zaman zaman Caner i, zaman da Kuyt ı sokarak
rakibin pas tezgâhını bozdu veya onların paslaşmasını izleyip dinledi. Çünkü
Akhisar ın iletişimi kopuktu. Oysa Fenerbahçe nin bağlantıları daha sağlam ve
hemen hemen eksiksizdi. Ortaya müthiş baskılı ve mükemmel bir oyun çıkmamıştı
ama tıpkı Galatasaray ın yaptığı gibi bir Avrupa maçı öncesi bütün ekonomik
durumlar dikkate alınmıştı. Küçük bir farkla, o da enerji tasarrufu tam
değildi.
Sonra Trabzon
Ben Tolunay ın yavaş yavaş eldeki kadroda kimlerin
oynaması gerektiğini bulduğunu sanıyorum. Örneğin Volkan... Zaman içinde puan
tabelası rahatladıkça sanırım bu daha net ortaya çıkacak. Hele hele palavra
yabancılar temizlendikçe...