Ankara

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik dava 3 Eylül'e ertelendi

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıkan sanıklar hakkında kritik kararlar verilirken, firari gizli tanık iddialarıyla gündeme oturan Serdar Sertçelik için tahliye kararı çıktı.

Abone Ol

Türkiye’nin yakından takip ettiği suç örgütü davasında gözler yeniden Sincan cezaevi kampüsüne çevrildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve 76 sanığın yargılandığı davada, duruşma salonundaki tansiyon savunma avukatlarının "gizli tanık" resti ve gizemli bir telefona dair iddialarla zirveye tırmandı. Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıkların hazır edildiği oturumda, mütalaa sonrasında hesaplar tamamen değişti.

"Baskıyla Gizli Tanık Yapıldı, Beyanlar Silinsin"

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in avukatı Alperen Ekici, davanın tüm seyrini etkileyecek sert bir iddiayı mahkeme heyetine sundu. Müvekkilinin soruşturma aşamasında "M7" kod adı verilerek tehdit ve şantajla gizli tanık yapıldığını öne süren Ekici, bu beyanların tamamen dosyadan çıkarılmasını ve mahkemenin kuracağı hükme esas alınmamasını talep etti.

Davada uzun süredir tartışma konusu olan "buluntu telefon" krizine de değinen avukat Ekici, söz konusu cihazdaki yazışmaların bilirkişiler tarafından veri tabanı eksikliği nedeniyle doğrulanamadığını kaydetti. Yazışmaların yapıldığı iddia edilen tarihlerde müvekkilinin cezaevinde demir parmaklıklar ardında olduğunu hatırlatan Ekici, "Bu mesajları kendisinin ya da bir başkasının atması fiziken mümkün değildir" dedi.

SEGBİS Ekranında Dikkat Çeken İfadeler

Mahkeme başkanı, savunmanın iddiaları üzerine telefonda kayıtlı olan ve Sertçelik ile görüştükleri belirlenen iki tanığı SEGBİS sistemiyle canlı olarak dinledi. Tanıklardan S.Z, Sertçelik ile hiçbir zaman yüz yüze gelmediğini, sadece babasının ameliyat süreci için sosyal medyadan yazıştıklarını ve kendilerine maddi yardımda bulunduğunu anlattı.

Diğer tanık C.K. ise çok daha çarpıcı bir iddiayı ortaya attı. Eski bir kavga nedeniyle Sertçelik ile yıllardır konuşmadıklarını belirten C.K, davanın kritik isimlerinden M.Ö.'nün kendisini arayarak "Emniyetten veya savcılıktan ararlarsa kabul et" dediğini söyledi. Neyi kabul edeceğini sorduğunda ise "Yüz yüze konuşuruz" yanıtını aldığını ancak o ismin daha sonra yurt dışına kaçtığını ifade etti.

Bu beyanlar üzerine söz alan örgüt lideri olmakla suçlanan Bora Kaplan ise mahkeme heyetine seslenerek, "Tanık C.K.'nın anlattıklarından anladığım kadarıyla M.Ö. onu sarhoşken aramış, aradığını bile hatırlamıyordur. Telefonla ilgili her şeyi söyledik, gerisini vicdanınıza bırakıyorum" diyerek suçlamaları reddetti.

Mahkeme Kararını Verdi: 3 Eylül’e Ertelendi

Beyanların tamamlanmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, bazı taleplerin reddini isteyerek polis müdürlerinin beraat ettiği 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyanın getirtilmesini talep etti. Avukatların tahliye talepli savunmalarının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Mahkeme, Serdar Sertçelik'in sadece Muhammet Sağ ve Mehmet Taha Ergin’e yönelik "yağma" suçlamasından tahliyesine hükmetti. Ancak bu karar Sertçelik’in cezaevinden çıkması anlamına gelmiyor; heyet, Sertçelik ile Bora Kaplan'ın diğer suçlardan tutukluluk hallerinin kesintisiz devamına karar verdi. Tutuksuz sanıklar üzerindeki yurt dışı çıkış yasakları korunurken, Sertçelik’in avukatı Ilgaz Teziş’in savcılık aşamasını anlatması için bir sonraki celsede yeminli tanık olarak dinlenmesi kararlaştırıldı. Davaya konu olan buluntu telefon ise detaylı inceleme için bilirkişiye gönderilecek.