Bakın, özgürlük bir bütündür, kendi patronunuzun başına gelenden yakınır, Ergenekon‘u savunmaya koyulur, başka gazetecilerin başının belaya girmesine hiç aldırmaz, askerlerin işlediği suçlara gözlerinizi kaparsanız, "sizin özgürlükçülüğünüz" inandırıcı olmaz.
Sadece "eski günleri" özlediğiniz ortaya çıkar. Eğer bugün Türkiye‘de "sivil faşizm" nedeniyle AKP hakkındaki herhangi bir yolsuzluk dosyasını basamadığından yakınan bir gazete ya da gazeteci varsa, o dosyayı bize getirsin, biz basacağız. Dosyayı getirin, basmazsak, bunu açıklar bizi rezil edersiniz, biz de gazeteciliği bırakırız. Eğer sivil iktidarı eleştirebiliyorsanız, sivil iktidarla ilgili dosyalan basabiliyorsanız, o zaman "sivil vesayet" gibi saçmalıklar nereden çıkıyor? Siz Ergenekon‘dan, Kafes planından, JİTEM‘den rahatsız değilsiniz, sizin özgürlük aradığınız yer patronunuzun kesesi. Siz ağlasın durun. Biz bilmem kaç yüzüncü davamız için mahkemeye gidiyoruz, Genelkurmay‘ın "gizli" kaşeli talimatları nedeniyle tutuklanmaz da geri dönersek sizin halinize biz de acırız. Epey acıklı görünüyorsunuz çünkü.