Ayakkabı Kutusu

Abone Ol

Geçenlerde bir ayakkabı alacaktım. Ayakkabıcı ayakkabıları kutusundan çıkardı; baktım ve tamam diyerek almaya karar verdim. Ayakkabıları çantaya koydu bana uzattı. Dedim kutusunu niye vermedin Şaşırdı. Ayakkabılar için değil evde lazım çünkü içine para koyacağım deyince, ayakkabıcı bastı kahkahayı.

Evet, bu günlerde ayakkabı fiyatları artmış; bu artış ayakkabıdan değil ayakkabının kutusundan kaynaklanıyor. Artık insanlar ayakkabıyı kutusu için alıyor. Yani halkımız cüzdan almak yerine ayakkabı alıp kutusuna para koyuyor. Yeni bir para saklama aracı olarak ayakkabı kutusunu şahsen çok sevdim. Ayakkabıyı aldım ya eve gelince hemen kutunun içinden ayakkabıları çıkarıp bir tarafa attım; bana kutusu lazım! Ayakkabı kutusunun içine paraları doldurdum; efendim benimki dolar ya da euro değil bildiğiniz Türk Lirası, ama hepsi madeni bozuk para… Oğlum hayretle beni izlerken ona durumu izah etme gereği duydum. Bak oğlum ülkemizi yöneten o büyük büyük adamların patron çocukları ve büyük bankaların müdürleri paralarını ayakkabı kutusuna koyuyorlarmış. Büyükler bu işi iyi biliyor onları örnek alalım! 6 yaşındaki oğlum baba sen para mı çaldın ki deyince artık orada koptum; bu zamana kadar çalmadım ama yakında… 

Yolsuzluk operasyonuyla Müslümanların zillet içinde olduğu bir kere daha görüldü. Başkası çalarsa hırsız ama Müslüman çalarsa normal! Kusura bakmayın İslam’da böyle bir kaide yok. Hırsızlığı kim yaparsa yapsın o kişi hırsızdır, yaptığı eylem de hırsızlıktır. Hırsızlığı savunmak ise hırsızlıktan daha kötüdür. Bu aynen şunun gibi namaz kılmayan iki insandan biri dinde namaz var ama ben kılmayarak günah işliyorum diyor diğeri ise dinde namaz yok diyor. Hırsızlığı savunanlar dinde namazın olmadığını söyleyen gibidir. Çünkü birinci insan günahkâr iken ikincisi kâfirdir.

TBMM’de bütün milletvekillerinin el kaldırdığı tek bir konu vardır o da maaşlarına zam yapılması. Milletin hayrına olacak kanunlara bile muhalefet eden muhalefet, konu milletvekillerinin maaşı olduğunda muhalefet etmiyor. TBMM’de bulunanların hiçbirinin herhangi bir fikri yapısı yoktur. Bütün milletvekillerinin tek fikri vardır; daha fazla para elde etmek! Kimse kusura bakmasın; ne AKP’de Müslümanlık, ne CHP’de çağdaşlık, ne BDP’de Kürtçülük ve ne de MHP’de milliyetçilik var, hepsi aynı amaç için orada, o amaç da, sadece ve sadece paradır. AKP’nin hırsızlıklarını CHP veya diğerlerinin eleştirmeye hakkı yoktur. Çünkü TBMM’de bulunan bütün milletvekilleri hırsızdır. AKP’liler çalıyor da CHP’liler çalmıyor mu Hepsi çalıyor. Çünkü yasalar hırsızlığa göre ayarlı. Dün namaz kılmayan hırsızlar vardı bugün namaz kılan hırsızlar var. Kimse kusura bakmasın bu böyle. Niye böyle Çünkü TC’nin laik yasaları politikacıların nasıl hırsızlık yapması gerekiyorsa o şekilde düzenlenmiş. Sistem yalancılığa, hortumculuğa, hırsızlığa ayarlı. Sen namaz kılsan ne yazar o sistemi değiştirmedikten sonra. Öyle değil mi Öyle. TC rejimi baştan sona değiştirilmedikçe de bu böyle devam edecektir.

Benim anlamadığım, kafamın almadığı bir nokta var; bir insan nasıl olur da hem namaz kılar hem de hırsızlık yapar! Bunu anlamakta zorlanıyorum. Bu iki zıt psikoloji bir insanda nasıl bulunabilir! Ama bulunuyor işte! Operasyonu cemaat yapmış, öyle diyorlar, operasyonu kim yaparsa yapsın sen çaldın mı çalmadın mı, asıl mesele budur! Hırsızlığı yap sonra komplo düzenlediler de! Diyelim ki komplo olsun; hırsızlara komplo düzenlemek milletin hayrınadır. Çünkü çalınan milletin parasıdır. Benim paramı çalıyorsun bayım! Bir kuruşunu dahi helal etmiyorum, ahirette iki elim iki yakanızda olacaktır. Ben vatandaş olarak başımı yastığa koyduğumda parasızlıktan kaynaklanan bin bir dertle uyuyamazken sen uyumak için para say! Adaletin bu mu dünya!

On yaşındaki çocuk iki dilim baklava çaldı diye polisler çocuğu tokatlayarak, bileklerine kelepçe takarak karakola götürüyor, milyar dolarları çalmış olanlar ise eli cebinde emniyete getiriliyor! Sonra da Başbakan çıkıp arama yapan polisin laubaliliğini, tespih çekmesini mahkemeye vereceklerini söylüyor! On yaşındaki çocuğu Allah yarattı da bakanların çocukları ve hırsız milyarder gökten mi geldi! Hırsızlığı yapan kim olursa olsun hırsızlık hırsızlıktır! İki dilim baklava çalan on yaşındaki çocuk da hırsızlıkla suçlanıyor senin bakanlarının çocukları, bankanın müdürü ve hırsız milyarderin de hırsızlıkla suçlanıyor! İslam’da bunların hepsi eşittir! On yaşındaki çocuğu tokatlayarak, bileklerine kelepçe takarak götürüyorlarsa hırsız milyarderleri de öyle götürmelidirler. Polisin oradaki laubaliliğini destekliyorum. Bacak bacak üstüne atıp oturmasını destekliyorum. Makama tapanların anlamayacağı bir destektir benimki! Paraya tapanların anlayamayacağı!

Her seçim zamanı söz verdiği halde 11 yıldır anayasayı değiştirmeyen iktidar (Başbakan), bir gecede bin tane polisin yerini değiştirdi. Hırsızlığı soruşturan savcıların işini engelliyor. Basın mensuplarına emniyeti yasakladı! Gözünün üstünde kaşın var diyeni tutuklattırıyor! İktidarı desteklemeyen herkes potansiyel komplocu! Müslümanlara hakaret ediyor! Zulmediyor! Müslümanlara terörist damgası vuruyor! Bu uygulamalar aynen İsmet İnönü dönemi uygulamaları gibidir. Hani iktidar Müslüman’dı, İnönü’yü her fırsatta eleştiriyordu, ne oldu! Şimdi makam odasında porno film çevirenleri bile savunuyor!

Başbakan Müslüman bir insandır diye inanıyordum; din kisvesi, in, terör yuvaları gibi laflarını dinleyince Demirel ya da Ecevit’le ne farkı var diye sordum kendi kendime. Tayyip Erdoğan’la Süleyman Demirel arasında herhangi bir fark kalmadı. Birinde şapka var diğerinde ayakkabı kutusu!

Bu kutular daha çok ayakkabı götürür!