Avrupa’yı ABD Mi Koruyacak?

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Madrid’deki NATO Liderler Zirvesi’ne hareketinden önce yaptığı açıklamada ABD’ye yönelik, “Müttefik biziz, silahı YPG’ye veriyorsunuz” diyerek bir gerçeğe dikkat çekiyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konu ile ilgili olarak bazı değerlendirmelerde bulunuyordu. Erdoğan, Madrid’e hareketinden önce ABD Başkanı Biden ile telefon görüşmesinden önce “TIR’lar dolusu silah Amerika’dan geldi. Biz nasıl NATO’da paydaş iki ülkeyiz ki, bütün silahlar YPG’ye gönderiliyor. Bunları kendisine de söyleyeceğim” diyerek ülkemizin terörle mücadelesinde esas problemin ABD’nin terör seviciliği olduğuna dikkat çekiyordu.

Cumhurbaşkanı, önceki gün de Madrid’de ABD Başkanı Biden ile yüz yüze bir görüşme yaptı. Bu görüşme sırasında Biden’a yukarıda belirttiği hususları ne kadar açtı ve tartıştılar bilmiyoruz ama ülkemizin esas sorunu ABD’nin hiçbir ölçüye uymayan tavır uygulamaları olduğuna göre öncelikli olarak teröristlere ABD yardımının kesilme ve kestirilmesi geliyor. Bu olmadan sadece ülkemizde değil, dünya üzerinde özellikle de İslam dünyasında terörün kökünün kazınmasının mümkün olmadığının bilinmeyen bir yanı yok. Bu bakımdan öncelikli olarak ABD’nin terör örgütlerine TIR’lar dolusu silah sevkiyatının önlenmesi gerekiyor. Bunun ötesinde Yunanistan’da oluşturulmuş olan yeni 9 ABD askeri üssünün neye ve kimlere karşı oluşturulduğunun açıklanması gerekiyor.

Kısacası adı ister NATO, ister AB olsun ABD’nin bölgemizden elini çekmesi/ çektirilmesi gerekiyor. Bu sağlanamadığı sürece ülkemizin ve bölgemizin barışa kavuşmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Söz gelimi, Yunanistan’da oluşturulan ABD üslerinin kime karşı kurulduğu sorusuna Biden’ın Rusya cevabı vermiş olmasının inandırıcılığı olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü biliyoruz ki, dünyayı sömürü konusunda ABD ve Rusya hala yıllar önce vardıkları anlaşmaya sadık kalıyorlar, dünyayı sömürü konusunda mutabakatlarına uyuyor, birbirlerinin ayağına basmamaya dikkat ediyorlar. Bunun en son örneğinin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ve işgal etmesi oluşturdu. ABD bir takım kınama açıklamaları ile olayı geçiştirmeyi tercih etti. Yapılan bazı maddi yardımlar ise Rusya’nın Ukrayna’dan çekilmesine yetmedi.

Yıllardan beri NATO üyesi bir ülke olmamıza rağmen teröre karşı verdiğimiz mücadelede ne ABD’yi ne de bir başka NATO ülkesini yanımızda bulamadık. Bırakın yanımızda bulmayı teröristlere destek verdiler/veriyorlar. NATO bir güvenlik örgütü ise terörle mücadelede harekete geçmesi gerekirken teröristlere destek vermeyi sürdürüyorsa içinde ABD’nin bulunduğu hiçbir toplantı ve anlaşmadan hayırlı bir sonuç çıkmayacağını görmek gerekiyor.

Sonuç olarak, Türkiye, İsveç, Finlandiya ve NATO arasında varılan dörtlü mutabakat büyük bir zafer olarak ilan edilmesini insan ister istemez NATO’nun bugüne kadar terörle mücadelede hiçbir ciddi görev üstlenmediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Kaldı ki, NATO dendiği zaman ilk akla gelen ABD ve bazı AB üyesi ülkeler olduğu düşünüldüğünde NATO, terörle mücadelede arazide görülmediği sürece dünya sömürgecilerin malzemesi olmaya devam edecektir. Kaldı ki, yeryüzünde barışı sağlamak üzere kurulduğu söylenen NATO’nun kurucu üyesi ABD’nin Afganistan’ı işgalinin bir izahı olabilir mi? Irak’ın işgali, on yıldır Suriye’nin bir savaş alanı haline getirilmiş olmasının ana sorumlusu ABD değil mi? Bunun da ötesinde Yunanistan’a kurulan ABD üslerinin Rusya’ya karşı oluşturulduğu söylenmesine rağmen ABD ve Rusya’nın Afganistan’ı değişimli işgal ettikleri gibi Suriye’de de birlikte hareket etmiyorlar mı?
Sözün özü, Türkiye olarak adı ister NATO ister AB olsun güvenerek yolumuza devam etmemiz hep aleyhimize sonuçlar veriyor. Bu bakımdan artık bu yalan rüzgarı dizisinin gösterimden çıkartılması gerekiyor. Yoksa sömürgecilerin yazdıkları senaryolarda figüran görevleri sürdüremeye devam edeceğiz demektir.