Avrupa’nın güvenliği!

Abone Ol

BAŞBAKAN Binali Yıldırım Rus medyasına Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz hakkında açıklamalarda bulunmuş!

Başbakan öncelikle Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunu “geri çekmeyi” planlamadığını belirtmiş!

Yani hâlâ dağılmaya yüz tutmuş bir birliğin içine girmek için kapıda beklemeye devam demiş!

Sonra da Avrupa Birliği’ne aba altından sopa gösterip, “AB’nin bizim için değil ama kendi geleceği için attığı adımlar üzerinde iyice düşünmesi gerekiyor. Zira Avrupa’nın geleceği ve güvenliği Türkiye olmadan mümkün değil” demiş!

“AB’nin geleceğini ve güvenliğini düşünmek bize mi kaldı” diye soracak olanlara hemen cevap verelim!

Evet, bir kesime göre bize kalmış durumda! Son zamanlarda her ne hikmetse Avrupa’nın geleceği ve güvenliği konusunda Türkiye’nin geleceği ve güvenliğinden çok kafa yorulduğuna tanık oluyoruz! Avrupa Birliği’ni bir “medeniyet projesi” gibi görüp/göstererek o birlik içinde yer almak için can atanlar Avrupa’nın geleceği ve güvenliği içinde kafa yormaktan geri kalmıyorlar!

Hem çok güzel ve gerçekçi tespitlerde bulunup bize “madik” attıkları söyleniyor hem de onların geleceği ve güvenliği için elzem olduğumuz havası oluşturulmaya çalışılıyor!

Sahi, bize madik atanların geleceği ve güvenliği bizim açımızdan niye bu kadar önemli oluyor?

Adamlar tüm tercihlerini hasımlarımızdan yana yaparken, arada sırada yüzümüze gülüp isteklerini yaptırmaya çalışırken onlara, “Sizin kendi güvenliğiniz için biz lazımız” diye konuşmak neye yarar? Hiçbir şeye yaramıyor elbette!

Elin oğlu bu tür açıklamalar karşısında gülüp geçiyor!

Ve Allah-u âlem, “Siz bizden önce kendi geleceğiniz ve güvenliğiniz üzerinde kafa yorun” diyorlar!

Evet, Avrupa Birliği dağılmaya yüz tutmuş bir durumda iken hâlâ o birlik içinde yer almak için ısrarlı ve hevesli olmak bir sürü külfeti yüklenmeye amade olmaktan başka bir anlam ifade etmez!

Keşke, Rusya’da yapılan açıklamalarda çok daha net ifadeler kullanılmış olsaydı!

Avrupa Birliği’ne muhtaç olmadığımız çok daha kesin bir dille belirtilmiş olsaydı! “Ne şiş yansın ne kebap” anlayışının hâkim olduğu politikalar ülkemize bir şey kazandırmıyor!

Bir taraftan Rusya ile yeni sayfalar açmaya çalışırken bir yandan da Avrupa Birliği’ne bu tür mesajlar vermeye çalışmanın bir yararı olacağını hiç sanmıyoruz!