Avrupa, PKK’lıların Eskiden Beri Üssü

Abone Ol

Galiba ülkemize hangi ülkelerin düşman olduğunu görmek istemiyoruz. Çünkü görüp dillendirdiğimizde söz konusu ülkelere karşı yeni bir ilişki stratejisi belirlememiz gerekiyor. Böyle olunca sadece ülkemize karşı değil, geniş bir devletler topluluğunun aynı zamanda İslam düşmanı olduğu görülür. Aslında Haçlı-Siyonist ittifakında yıllardan beri bir İslam düşmanlığı söz konusu. Bu gerçeği görmek için birkaç günlük medyanın dikkatlice gözden geçirilmesi yeterli olacaktır. Çünkü Batılıların yüzyıllardan beri İslam ve İslam dünyasına karşı ortak bir hareket sergilediğini görmek zor değil, bunu görmek için yüzyıllar önce kilisenin öncülük ettiği Haçlı Seferleri’ni hatırlamak yeterli olacaktır. Ancak arada bir ve birbirinden bağımsız konulara bakarak ülkemiz ve özellikle İslam dünyasının gerçeği görmesi engelleniyor. Söz gelimi Akdeniz’de hayatını kaybeden sığınmacıların sayısı her gün artarken, bu artışın sorumlusu ülkeler net bir şekilde biliniyor ve görülüyorken Haçlı-Siyonist ittifakından ciddi bir tepki gelmediği bile Batılıların ikiyüzlülüğünü görmeye yetecektir. Bu noktada İslam dünyasında etkili birtakım çevrelerinde İslam dünyasının gerçekleri bir bütün halinde görmesini engellemeye çalıştıklarının bilinmeyen bir yanı yok. Söz gelimi gazetelerimizde haber olarak bir gün Fransa’daki İslam düşmanlığı veriliyor, bir başka gün Almanya’nın PKK’nın üssü haline geldiği haberi aktarılıyor, bir başka gün de Belçika ya da İsveç gündeme getiriliyor. Hâlbuki gerçek Batı’nın topyekûn Haçlı zihniyeti ile hareket ettiği ve bunun da İslam düşmanlığı olduğunu artık görmezden gelmenin anlamı yok. Çünkü olayları parçalara ayırarak sunmak bütünün görülmesini engelliyor. Hâlbuki başta ülkemiz olmak üzere İslam dünyasını Haçlı-Siyonist ittifakının tavır ve uygulamalarının bir bütün halinde görülmeye ihtiyaç var. O zaman ülkemizde yıllardan beri topluma enjekte edilen Batı hayranlığının katiline âşık bir tipi durumuna düşürülüyoruz.

Çünkü Haçlı-Siyonist ittifakı öylesine İslam ve Müslümanlara tepeden bakıyor ki, kesinlikle onlardan dostluk beklenemez, dostluk beklemek kendimizi kandırmaktan öte bir mana ifade etmiyor. Dikkat edilirse Haçlıları ve Siyonistleri İslam düşmanlığında birlikte sunuyorum. Çünkü İsrail’in hemen her gün Filistinlileri katlettiği gerçeği karşısında gerek ülkemizden gerek İslam dünyasından eyleme dönük ciddi hiçbir tepki gelmiyor. Bunun yanında Akdeniz’de sayıları net olarak bilinmeyen 500 ya da 700 sığınmacının Yunanlar tarafından teknelerinin batırıldığı ve hayatlarını kaybettiği haberleri karşısında dikkat edilirse sergilenen tavır Haçlı-Siyonist ittifakının ortak hareket ettiğini gösteriyor. Bu noktada ABD’nin ülkemize F-35 savaş uçaklarını hiçbir gerekçe göstermeden parasını aldığı halde teslim etmiyor olması, buna karşılık aynı uçakları Yunanistan’a teslim edecekleri tarih ilan ediliyor. Bu ise Haçlı-Siyonist ittifakına ABD’nin de dahil olduğunu sanıyorum göstermeye yetecektir.

Haçlılar ve Siyonistlerce adeta İslam dünyası ensesinde boza pişirilecek bir kesim olarak algılanıyor. Çünkü geçmişte hadlerini bildiren bir İslam dünyası vardı, şimdilerde o dünya farkında olarak ya da olmadan adeta söz konusu düşmanlarını İslam dünyası sığınılacak, bunun da ötesinde ulaşılması gereken hedef olarak görüyor, bu da Haçlı-Siyonist ittifakını şımartıyor. Kısacası, mademki Haçlı-Siyonist ittifakı İslam dünyasına karşı birlikte hareket ediyor, buna karşılık vakit geçirilmeden İslam ittifakının sağlanması şart görünüyor.