ATİNA - Avrupalı ortakları ve IMF, Yunanistan‘dan ikinci kredi anlaşması için ek tasarruf önlemleri talep ederken, kritik karar aşamasındaki ülkede öfkeli halk, gelecekte umut ışığı görmüyor.
İflasın eşiğindeki Yunanistan, bir yandan 100 milyar avro kadar borcunun silinmesi amacıyla özel sektör kreditörleri ile bir yandan da 130 milyar avroluk ikinci yardım paketi için sert tasarruf önlemlerini şart koşan Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF ile anlaşma konusunda karar aşamasına geldi.
Avrodan çıkmanın bir seçenek olmadığını söyleyen ve anlaşma olmazsa ülkenin iflasa sürükleneceği yönünde uyarılarda bulunan Başbakan Lukas Papadimos‘un liderliğindeki Yunanistan‘daki geçici işbirliği hükümetine destek veren üç partinin yeni önlemler konusunda uzlaşması ve nihai kararını vermesi gerekiyor.
Sendikalar asgari ücretin düşürülmesi ve 13. ve 14. maaşların kaldırılması gibi ek önlemleri reddederken artık protestolardan bile yorulan Yunan halkı, zaman zaman belli merkezlerde ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde küçük çapta protestolar düzenliyor.
Her 5 kişiden birinin yoksulluk sınırında yaşadığı ülkede işsizlik oranı yüzde 19.2‘yi bulurken evsiz sayısı 20 bini geçiyor.
Yunan Kilisesi Başpiskoposu İeronimos, Başbakan Papadimos‘a ilettiği mektubunda, sosyal patlama uyarısında bulunarak "Yunan halkının sabrı tükeniyor ve öfke korkuyu uzaklaştırıyor. Bir sosyal patlama tehlikesi var. Bu gerek emir verenler tarafından gerekse bu öldürücü uygulamaları yerine getirenler tarafından gözardı edilmemelidir" ifadeleri ile endişelerini dile getirmişti.
Kemer sıkma önlemlerinin ülke ekonomisini durgunluğa sürüklediği, istihdam ve ekonomik büyüme sağlamadığı da artık ifade edilen bir gerçek haline geldi.
Gelecek için umutsuz görünen halk arasında hükümetin yapması gerekenlere ilişkin iki farklı yaklaşım mevcut.
Kimine göre ülke iflas açıklayıp avro bölgesinden çıkmalıyken kimine göre Yunanistan‘ın yeri zaten Avrupa çünkü ancak AB ülkeleri Yunanistan‘a yardım edebilir.
-"Aç kalmayı tercih ediyorum"
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan turizmci Athalasia Georgia, tasarruf önlemlerinin ülkeyi dondurduğunu ve süründürdüğünü belirterek, Yunanistan‘ın iflas açıklamasını ve avro bölgesinden çıkmasını bile istediğini şu sözlerle ifade etti:
"Elimizden hiçbirşey gelmiyor, tutunacak bir dalımız yok. Bizlere söyledikleri yalanlardan yorulduk artık. Halkın büyük çoğunluğu şu an işsiz. Bizi bitirdiler. Yeter artık, bizimle dalga geçtiklerini görüyoruz. Avrupalılar bizim dostumuz değil. Onlar bizi denek olarak görüyorlar.
Ben avrodan çıkmamızın daha iyi olacağına inanıyorum. Hatta aç kalmayı tercih ediyorum çünkü daha sonra iyi günler göreceğimize inanıyorum. Cunta dönemini görmedim ama içinde bulunduğumuz bu dönem onu aratmıyor. Her kim azla idare etmesini biliyorsa o hayatta kalacak. Korkanlar da o çok rahata alışmış insanlar. Evet iflasımızı açıklayalım. Yoruldum artık bunları duymaktan."
-"Siyasetçiler farklı stratejiler geliştirmeli"
Ucuzluk mağazalarından alışveriş yapanların sayısının arttığı ülkede ailesi ile alışverişten dönen Yorgos Yanyotis de ülkenin geleceğinden ümitsiz olduğunu ancak iflas açıklayıp avro bölgesinden çıkılmasını da istemediğini kaydetti.
Yeni önlemlerin çok sert olduğunu ve hayatlarını çok kısıtlayacağını belirten Yanyotis, şunları söyledi:
"Duyduğumuza göre ücretler ve emekli maaşları düşürülecek. Zaten herkes için durum çok kötü, daha da kötü olacak. Siyasetçiler farklı stratejiler geliştirmeli, böyle gitmez. Her ne kadar çabalasak da önce boşluğa düşeceğiz, çok kötü günler yaşayacağız. Yaptığımız fedakarlıklar boşa gitti ve gelecekte de ışık görünmüyor.
Ancak Yunanistan‘ın avro bölgesinde kalmasını istiyoruz. Eğer avro bölgesinden çıkarsak durum çok daha kötü olur. O zaman bu yaşadığımız dönem cennet gibi gelir. AB‘de olmamız hayati önem taşıyor."
Ekonomik kriz nedeniyle işyerini kapatmak zorunda kaldığını ve işsiz olduğunu söyleyen Dimitri de alınan yeni önlemlerin kendilerinin seçimi olmadığını belirterek, kendilerine dayatılan yaşam standardını bu halkın daha önce hiç görmediğini kaydetti.
Dimitri, "Bu durum bu noktaya gelmemeliydi daha önce önlem alınabilirdi. Başımızdakiler bu onurlu ülkeyi çaldılar ve sattılar. Bir ülke ki hiç bir komşusuyla sorunu yok. Silahlara verdiği paralarla Yunanistan kurtulabilirdi. Silah harcamaları çok büyük" diye konuştu.
-"Önlemler mecburi"
Yunan halkının tümü alınan tasarruf önlemlerine karşı değil. Monastiraki‘deki bir dükkan sahibi 63 yaşındaki Yorgos, alınan önlemlerin ülkenin geleceği için hayati olduğunu düşünenlerden arasındaydı.
Yorgos, "Alınan önlemler mecburi. İyi ya da kötü, bu önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum. Yunanistan iflas açıklaması taraftarı değilim" ifadelerini kullandı.
Atina Belediyesinde çalışan Flora da ülkenin durumunun çok kötü olduğunu belirterek "Herşey yıkılıyor. Başımızdakiler de durumu daha da zorlaştırıyorlar. Yunanistan‘ın avro bölgesinden çıkması mı kalması mı daha iyi olur, inanın ki bilemiyorum ama dirahmiye dönmek istemiyoruz" dedi.
-Emekli maaşı kesintileri yaşlıları vurdu-
Yunanistan‘da alınan tasarruf önlemleri çerçevesinde emekli maaşlarında yapılan kesintiler ise yaşlıları zor durumda bıraktı.
Elinde 50 sente aldığı simit ile Stadiou caddesinde evine doğru yürüyen emekli İlias, gemi inşa sektöründen emekli olduğunu belirterek "Bu dönem Hannibal dönemi, yeni başbakanımız da eskisi de hırsız. Emekli maaşlarını kesiyorlar. Benim de emekli maaşımı kestiler" diye konuştu.





