Gündem

AVM enflasyonu!

AVM enflasyonu!

Abone Ol

Avrupa‘da şehir merkezlerinin dışına inşa edilen alışveriş merkezleri Türkiye‘de ise şehirlerin tam göbeğinde. Bu durum küçük esnafı bir hayli etkilerken insanların yemek ve alışveriş kültüründe de ciddi değişimler olmasına neden oluyor. Sayıları 264 olan AVM‘ler süren inşaatların bitmesinin ardından 2011 yılı içerisinde 300‘ü bulacak.

Son yıllarda sayıları bir hayli artan ve kısaca AVM olarak adlandırılan alışveriş merkezleri sadece insanların alışveriş ve yemek kültürlerini etkilemekle kalmıyor aynı zamanda küçük esnafın da günlük kazancına hayli sert bir darbe indiriyor.

Büyük fast-food, giyim, kültür-sanat mağazalarıyla kalmayıp sinemaları da ihtiva ederek bu sektörü de kendi tekellerine alan AVM‘ler, National Geographic - Türkiye dergisinin Ocak sayısında da geniş biçimde işlendi. Dergi "Son 20 yılda hayatımıza giren AVM‘ler yeme biçimlerinden, eğlenceye kadar yaşamımızı derinden etkilediğini" belirtirken değişimin de çift yönlü olduğunu vurguluyor ve şöyle söylüyor, "Yeniçağın tapınaklarında kültür yeniden şekillenirken tüketiciler yaptıkları tercihle geleceği belirliyor."

Kültür değiştiriyor

AVM‘ler önlerine otobüs durağı, köprü yapılarak ve ulaşım ağlarına oldukça yakın konumlarda inşa ediliyor böylece daha çok "müşteri" çekmeye çalışıyor. Buluşma yeri olarak buralar ayarlanıyor, yemekler burada yeniliyor, sinema için bu merkezlere geliniyor. Yapılan araştırmalara göre AVM‘ye giden bir vatandaş buralarda ortalama 3 ila 3,5 saat arasında vakit geçiriyor. Alışverişlerini AVM‘lerden yapanlarn gelir aralığı ise 304-999 TL arasında. Aslında bu gerçek AVM‘lere giden vatandaşların büyük mağazaların sadece vitrinleriyle yetindikleri gerçeğini de göz önüne seriyor.

AVM‘lerin bir diğer etkisi de küçük esnafın kazancına hayli sert bir darbe indirmesi. Başbakan Erdoğan‘ın geçtiğimiz yıl alışveriş merkezlerini hayatın bir gerçeği olduğunu söylemesiyle bakkallara yaptığı "birleşip AVM oluşturun" çağrısının ardından özellikle küçük esnafın sıkıntıları yeniden gündeme gelmişti. Peki aradan geçen ayların ardından küçük esnafın durumunda bir değişim var mı?

Palandöken: "50 yıl önce böyleydi"

Bakkalar Federasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, AVM sisteminin 50 yıl önce SSCB‘dekine benzer bir şekilde uygulandığına dikkat çekerek, "Sistemin çağdaş, yeni olduğunu iddia ediyorlar" dedi. İnsanların artık istediği tarzda alışveriş yaptıklarına dikkat çeken Palandöken, "Mesela gidip çeyrek ekmek helva alma şansınız yok! Büyük markaların emrettiği gramajda almanız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Küçük işletmelerin bu şartlarda rekabet etmesinin imkanının olmadığını söyleyen Palandöken, "Küçük dükkanlar yok olmanın eşiğine gelecek. AVM‘ler bütün piyasayı ele geçirecek. Perakende sektörü bitecek" şeklinde konuştu.

Artık şehir merkezlerinin belli bir saatten sonra karanlığa dönüşeceği ve adeta bir "hayalet şehir" haline geleceği tehlikesine dikkat çeken Palandöken, "Caddelerdeki sağlı-sollu dükkanlar kapanacak. Şehir karanlığa gömülecek. Bu sistemde kural yok. Rekabetin imkanı yok! Dünyanın hiçbir yerinde bu işi böyle yaptırmazlar" dedi.

Palandöken, bu konuda siyasi idarenin küçük esnafa sadece vaat verdiğini ama elle tutulur hiçbir şey yapmadığını dile getirdi.