Avcı yerine bizim kahveci Veysel!

Abone Ol

Bizim mahallenin kahve ocağı her şehirden, her kültürden

adamın gelip gittiği yerdir. Hemen hemen gelen gidenin tümü de futbol meraklısı

ve hatta hastasıdır diyebilirim. İçlerinde, yer Kadıköy Dalyan’da olmasına

rağmen Bursasporlu bile vardır.

Evet, işte bu çay ocağının olmazsa olmazı Veysel, Çek

maçının ertesi sabahı bana ne dedi biliyor musunuz Aynen

aktarıyorum...”Ağabey, bu nasıl bir teknik adam ki... İnsan önce asıl on biri

ile, yani kafasındaki kemik takımla maça başlar. Sonra aklının bir köşesindeki

diğer elemanlarını tek tek sahaya sürer. Yani önce maçı kendi sahasında olduğu

için kontrol altına alır, sonra adam görmeye başlar. Ama bizimki yediği iki

golle dağılan, morali bozulan yedekler takımını daha sonra aslarıyla kurtarmaya

çalıştı...” İşte bizim Veysel’in çayları dağıtırken peş peşe sıraladığı

cümleler. Yani sevgili okurlar benim bugünkü yazım Veysel’e ait dersem vallahi

yalan olmaz.

Şimdi bu da bendenizden... Abdullah Avcı, Milli Takım’a

hoca olarak atandığı günün akşamı veya bir gün sonrası, TGRT Haber’de görüşümü

aynen şöyle aktarmaya çalışmıştım; “Estağfirullah...” Yani daha Türkçe ve daha

açık olarak bu görevin Avcı’ya üç beş numara büyük geleceğini vurgulamaya

çalışmıştım. Tıpkı, Maliye Bakanlığı’nın bana gelebileceği gibi... Böyle bir görev

için Avcı’nın üç beş fırın ekmek yemesi gerekiyordu.

Sonra detaya girmiştim. Avcı, İBB takımının başında altı

sezon geçirmişti. Taraftar, basın, yönetici ve mutlaka Avrupa kupaları

zorlaması ve baskısı olmadan... Ben İBB’nin ligdeki işlerine bu yüzden hiç

bakmadım. Amaaa, Avcı aslında bir alt yapı hocası olmasına rağmen, bu altı

yılda ülke futboluna bir tane bile genç sunamamıştı. Hani en azından

İstanbul’un Üç Büyükleri’nin oltasına takılan ve takılacak olan... .

Bütün bunları alt alta topladığımda ben Avcı’nın, Milli

Takım’daki sonuç icraatında kendisinin değil de onu oraya getirenin kabahatli

olduğunu söylüyorum. Bu nedenle de ben Milli maçların sonuçlarına, hele hele

böyle olanlarına son derece doğaldır diye bakıyorum. Diyorum ya beni Maliye

Bakanı yapın ülkeyi iki ayda batırayım... Yazık! Türkçe bile bilmeyenlerin

büyük umut olarak ilk on bire konduğu Milli Takım’dan ne bekliyordunuz