3 bin 500‘e yakın firmayla 103 ülkede faaliyet gösteren Türk yatırımcılar, sektörel olarak en fazla enerji ve bankacılık sektörlerine ilgi gösterdi. En fazla sermaye ihracı Hollanda‘ya gerçekleştirilirken, daha sonra ise enerji yatırımları ile Azerbaycan geliyor.
Türk yatırımcıların yurt dışında, büyük bölümünü enerji, bankacılık, bilgi ve iletişim, imalat sanayi ve ticaret gibi sektörlere yaptıkları doğrudan yatırımların toplam tutarı 24 milyar dolara yaklaştı. Ankara Ticaret Odası‘ndan (ATO) yapılan yazılı açıklamada, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası verilerine dayanılarak yapılan belirlemelerde, Türk sermayesinin 3 bin 500‘e yakın firmayla toplam 103 ülkede çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiğinin ortaya çıktığı kaydedildi.
Türk yatırımcıların yurt dışında yaptıkları doğrudan yatırımların tutarı 2001 yılına kadar 3,7 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. Merkez Bankası‘nın verilerine göre bu tutar, Ekim 2010 itibariyle 23,6 milyar dolara kadar yükseldi. Yapılan bu yatırımın 21 milyar doları, ödenmiş sermaye olarak yatırımcıların Türkiye‘den ihraç ettikleri sermaye ile Türkiye‘ye getirmeyip sermayeye ekledikleri kar payı ve diğer fonlardan, 2,6 milyar doları ise bu kuruluşlara Türkiye‘deki sahipleri tarafından verilen borçlardan oluşuyor. Türkiye‘nin yurt dışındaki doğrudan yatırım stokunun yaklaşık 20 milyar dolarlık kısmı, 2001-2010 yıllarını kapsayan son 10 yıllık dönemde oluştu.
2010‘da sermaye ihracı azaldı
Dünya genelinde doğrudan yatırımların azaldığı 2009 yılında 1 milyar 691 milyon dolara gerileyen Türkiye‘den yapılan doğrudan sermaye ihracı, 2010 yılının dokuz aylık döneminde de 807 milyon dolar düzeyinde kaldı. 2009 yılında 326, 2010 yılının dokuz ayında ise 138 Türk sermayeli firma yurt dışında faaliyete geçti. Böylece Eylül 2010 itibariyle yurt dışında faaliyette bulunan Türk sermayeli firmaların sayısı 3 bin 491‘e kadar çıktı. Söz konusu firmaların yüzde 67‘si son 10 yılda faaliyete geçti.
En çok enerji ve bankacılığa
ATO‘nun çalışmasına göre, Türkiye‘den ihraç edilen doğrudan sermayenin sektörel dağılımına bakıldığında ilk sırayı enerji sektörü aldı. Bir kamu şirketi olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı‘nın (TPAO) özellikle Türk Cumhuriyetlerindeki petrol sahalarına ilişkin projeleri nedeniyle yaptığı yoğun yatırımlar, enerji sektörünü Türkiye‘nin yurt dışından en fazla yatırım yaptığı sektör haline getirdi. Türkiye‘nin yurt dışı yatırımlarının yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmını enerji yatırımları oluşturuyor.
Yurt dışındaki Türk yatırımlarının sektörel dağılımında ikinci sırayı ise bankacılık alıyor. Bankaların genellikle Türk vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı ülkelerde banka kurmaları, şube açmaları ve bu tür kuruluşlarla ortaklığa gitmelerinin yanı sıra büyük sermaye gruplarının finansal holding şirketleri oluşturmaları Türkiye‘nin yurt dışındaki mali-aracı kuruluşlara yönelik yatırımlarında önemli bir patlama yarattı. Türk yatırımcılarının yurt dışındaki bankacılık yatırımları 3 milyar dolar, bankalar dışındaki finansal kuruluşlara yaptıkları yatırımlar da 1,6 milyar dolara ulaştı. Türkiye‘den diğer ülkelere yönelik imalat sanayi sektörü yatırımları da 2 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış bulunuyor. Yatırımların 1,6 milyar dolarlık kısmı ticaret, 1,5 milyar dolarlık kısmı bilgi ve iletişim, 444 milyon dolarlık kısmı inşaat sektörüne yönelik olarak yapıldı.
Gözde ülkeler Hollanda, Azerbaycan, Malta
Türkiye‘den en fazla sermaye sırasıyla, Hollanda, Azerbaycan, Malta, Almanya, ABD, Lüksemburg, Kazakistan ve İngiltere gibi ülkelere yapıldı. Yatırımcılar, Hollanda, Lüksemburg ve Malta gibi ülkelerde kurdukları özel amaçlı holding şirketleri aracılığıyla üçüncü ülkelere yatırım yapıyor.
Aygün: Olumlu gelişme ama...
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Türk yatırımcıların başka ülkelere yatırım yapabilmelerinin Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisi içerisinde geldiği noktayı göstermesi açısından olumlu bir gelişme olduğunu ancak sermayeyi adeta gurbet kuşları gibi yurt dışına göç etmeye iten nedenlerin üzerinde de düşünülmesi gerektiğini belirtti. Yatırımların bir kısmının pazar çeşitlendirme isteğiyle yapıldığını vurgulayan Aygün şunları söyledi: ‘‘Türkiye‘nin ihracatını artıracak ve enerji güvenliğini sağlayacak yurt dışı yatırımları yerinde buluyorum. Ancak, azımsanamayacak ölçüde bir sermayenin Türkiye‘de iş gücü, hammadde ve enerji maliyetleri ile vergi oranlarının yüksekliği gibi nedenlerle yurt dışına uçtuğu anlaşılıyor. Yurt dışına sermaye kaçışına yol açan nedenler aynı zamanda Türkiye‘de yatırım yapmayı da caydıran nedenler olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla Türkiye‘deki yatırım ortamını yeniden masaya yatırarak hem yurt içi yatırımları artırabiliriz hem de yurt dışına sermaye kaçışının önüne geçebiliriz.‘‘




