Ortada bir ateşkes, iki zafer var. Nihayet, 51 gün sonra
Gazze de ateşkese ulaşıldı. Son 10 yıl içinde ve belki de daha fazla sürede
İsrail in girdiği en uzun ve çetin çatışma ortamı, Temmuz 2004 Gazze savaşıydı.
İsrail bu savaşta sürekli olarak kutsallara saldırdı. Muhammed Celal Keşk in
`Atlar Ezher e Girdi diye bir kitabı var. Fransız işgalcilerin Mısır hamlesini
kaleme alır ve buradaki en çarpıcı ifade işgalcilerin atlarının Ezher e
bağlanmasıdır. Napolyon un izinden giden George Walker Bush Irak a girdiğinde
Moğol çerisi gibi sağı solu yıkıp yakmıştır. Bunlardan birisi en eski İslam
üniversitelerinden birisi olan Mustansiriyye nin yakılmasıdır. Sırplar ve
benzerleri de daima Müslümanların mukaddesatına saldırmıştır. Netanyahu da son
saldırılarında öyle yapmıştır. Dünya başını kaldırıp da IŞİD in kabir veya
mezar yıkmasından Netanyahu nun cami yıkmasına fırsat bulamamıştır.
Netahyahu nun hava güçleri ve füzeleri sürekli olarak camileri hedef almıştır.
Bunlardan birisi İmam Şafii Camii diğeri Hasan el Benna Camii dir. Yine
Mustansiriyye ve Camiü l Ezher gibi Gazze İslam Üniversitesi de hedef alınan
akademik kurumlardandır. Sırplar gibi Yahudiler de kitap ve kütüphane yıkmaya
meraklıdır. Sırplar Bosna ya tarumar ederken ve yıkıp yakarken Gazi Hüsrev Bey
Kütüphanesini de kundaklamışlardır. Kütüphanede çok sayıda mahtut ve yazma eser
de bulunmaktadır.
*
Öfkesini alamayan Netanyahu ve haydut ortakları 51 gün
boyunca Gazze ye ateş kusmuşlar ve yakıp yıkmaya devam etmişlerdir. Mehmet Ali
Birand ın 30 Sıcak Gün diye Kıbrıs çıkartmasını anlatan bir kitabı vardır.
Sonuç itibarıyla Kahraman Mehmetçik Adaya çıkartma yapmış ve oradaki Türkleri
özgürlüğe kavuşturmuş ve zulme son vermiştir. Gazze de ise Netanyahu özgürlüğü
değil ablukayı pekiştirmek ve esaret duvarlarını kalınlaştırmak için
saldırganlıkta bulunmuştur. Sonuç itibarıyla, hedeflerinden hiçbirisine
ulaşamamıştır.
Önce Gazze de ateşkes kimin zaferi ona bir bakalım.
İsrail in basın üzerinden ilan edilmiş bazı hedefleri vardı. İsrail bunlardan
hiçbirine ulaşamamıştır. Bunlardan ilki, Gazze de Hamas ın varlığına son
vermekti. Netanyahu bunun için daha önce yemin etmiştir. Bunu ancak kendisinin
yapabileceğini ve Yahudilere güvenlik hissini tam tattıracağını vaat etmiştir.
Ama sonuç itibarıyla çuvallamıştır. İsrail in kuruluşunun arkasında güvenlik
kaygısı vardır. Güvenli bir mekân ihtiyacı milli devlet arayışına itmiştir.
Lakin bu da çare olmamış. İşleri daha da karıştırmıştır. İsrail burada da güven
duygusunu tadamamıştır. Çatışmalar sırasında Gazze çevresindeki yerleşimciler
korkudan yerleşim yerlerini terk etmişlerdir. Çatışmaların uzaması halinde
İsrail den ters göç hızlanabilirdi. Bu riskten dolayı İsrail elini çabuk tutmak
zorunda kalmıştır. İsrail in güvenlik, caydırıcılık ve yenilmezlik efsaneleri
tarihe karışmıştır. İsrail in ikinci amacı direnişin silahını sökmekti. Bu
hedefini de tutturamamıştır. Üçüncü hedef ise tünellerin imhasıdır. Tünellerin
imhası ise kısmen gerçekleşse de tam tatmin edici bir düzeye ulaşamamıştır. Bir
başka hedefleri ise füze atılmasını engellemekti. Ateşkesten dakikalar
öncesinde hem İzzettin Kassam hem de Kudüs Tugayları İsrail e son füzelerini
fırlatmışlardır. İsrail bununla damgalı eşek durumuna düşmüştür.
*
Bununla birlikte, Netanyahu Hamas ın hezimete uğradığını
ve gücünden çok şey kaybettiğini ve geriye gittiğini söylemiştir. Savaşı
bitirmede etkili olan faktörlerden birisi İsrail in ateşkes dönemini
değerlendirerek Kassam komutanlarının izine ulaşmış olmasıdır. En son mali
sorumlu Muhammed Gul ile birlikte dört ileri gelen Kassam komutanını şehit
etmiştir. Bu da zafer iddialarına dayanak olmuştur. Sıfır sonuç yerine
suikastlar zinciri üzerinden birkaç Hamas ileri gelenini ortadan
kaldırmışlardır. Bu da Netanyahu nun halkına karşı `zafer kazandık iddiasına
imkân vermiştir. Netanyahu gibi Hamas da zafer kazandıklarını savunmuştur.
Taarruzi anlamında İsrail zafer kazanamamıştır. Lakin savunma pozisyonunda
Hamas zafer kazanmıştır. Bununla birlikte, ateşkes maddelerinde Filistin tarafı
Oslo ya ve İsrail e atıfta bulunmuştur. Bu de facto İsrail i tanımaktır.
Esasında İsrail in rafa kaldırdığı Oslo ya atıf, tek yanlı olarak İsrail i
tanımaktan başka bir şey değildir. Bundan dolayı siyaset bilimci Abdussettar
Kasım sahada kazanılanların masada sürdürülemediğini ifade etmiştir. Kahire deki
görüşme heyetinde dağılım, uzmanlığa göre değil örgütlere göre yapılmıştır. Bu
da ateşkes anlaşmasında bazı istikamet sapmalarına neden olmuştur. Bir de
havaalanı ve liman inşası sürüncemede kalmıştır. İsrail bunu talik etmiştir.
Meselenin talik edilmesi zamanda gündemden düşmesine müncer olacaktır. Bununla
birlikte, Filistinlilerin temel kaygısı daha fazla Filistinli kaybı
olmamasıdır. `Eşeğini dövemeyen semerini döver hesabı İsrail, Hamas a diş
geçiremeyince sivilleri hedef almıştır. Bu nedenle de sivil kayıplarına son
verebilmek için Gazze tarafı ateşkesi yeğlemiştir. BBC nin BM ye dayandırdığı
tahmini verilere göre, 71 İsrailli öldürülmüştür. Bunlardan sadece 7 si
sivildir. Buna mukabil 2,101 Filistinli ölmüş ve şehit edilmiştir. Bunların en
az yüzde 70 i sivildir. Sivil kayıpların artışı Hamas ın elini kolunu bağlamış
ve yine ilk kareye yani 2012 anlaşmasına dönülmesini sağlamıştır. Ahlaki olarak
da Hamas zafer kazanmış, sivil katili İsrail ise kaybetmiştir.