Atalara kulak vermek gerek!

Abone Ol

Galiba arada sırada da olsa “atalarımıza kulak vermek” gerek! Mesela: Atalarımız “büyük lokma ye ama büyük laf etme” demişlerse bu uyarıya uymak gerek!

Uyarıya harfiyen riayet edip “büyük laf” emekten özenle kaçınmak şart!

Atalarımıza kulak vermeyerek “büyük laflar” etmeye devam edilirse başımız dertten kurtulmayacak demektir.

Mesela dizginlerini bir türlü ele geçiremediğiniz “döviz kurları” konusunda konuşurken çok ama çok dikkatli olmak lazım. Bir türlü “söz dinletemediğiniz” döviz kurlarının elinizde olduğunu söylerseniz “büyük bir laf” etmişsiniz demektir. Siz durduk yerde böyle büyük laflar eder oldukça iddialı açıklamalar yaparsanız, siyasi hasımlarınız bu laflarınızı ikide bir bu önünüze korlar. Sadece önünüze koysalar iyi!

Bir de döviz kurları size rağmen dalgalanmaya başladı mı “hani kurlara hâkimdiniz” diye başınıza kakarlar.

Ekonomiye yön vermeye çalışanlar yıllardır yeni ekonomik programlar açıklayıp duruyorlar. Her seferinde kendilerine oldukça önemli roller biçiyorlar. Ama görülüyor ki kendilerini pek takan yok! Ekonomik gelişmeler kendi kuralları içinde şekilleniyor.

Ve edilen “büyük laflar” karşılarına dizilip duruyor. Benzer ekonomik meydan okumalara yine tanık oluyoruz.

Ekonomiye yön verenler vatandaş sanki hiç çarşı pazara çıkmıyormuş gibi pembe tablolar çiziyorlar.

Belli ki her şeyin kontrolleri altında olduğu imajını vermeye çabalıyorlar. Onlar böyle bir imaj oluşturabilmek için çabalıyorlar ama hiçbir şey dedikleri gibi olmuyor. Zaten bu yüzden sürekli “yeni ekonomik programlar” açıklayıp duruyorlar ya! Israr ve inatla ekonomiye yeni kurallar koymaya uğraşıyorlar. Ancak ne var ki ekonominin bunları takan bir hali yok!

Yani eli güçlü olan ekonomik sistemin kendisi! Ekonomiye karşı Donkişotvari hücumlar düzenleme yerine gereklerini yerine getirmek daha mantıklı değil mi? Hem bu sistemin içinde olmak için yırtınıyorlar hem de sisteme yön vermeye çabalıyorlar. Ancak bu çabalar “beyhude çabalar” olmaktan öteye bir anlam ifade etmiyor.