Asrın trampeti

Abone Ol

Trampet, bir davul çeşididir. Alt kısmında kort bulunan; bando, orkestra ve modern bateri setlerinin vazgeçilmez bir parçası olan vurmalı bir çalgıdır. Hani uzaktan sesinin hoş geldiği söylenen türden... Enstrümandır yani. Birileri kullanmadan ses çıkarmaz. Onun için mütemadiyen kafasına kafasına vurmak gerekir. Özellikle yerli ve milli maçlarda çaresizce yırtınan taraftarların ritim tutması, tempo yakalaması, hazırlanan marşlara ve tezahüratlarla coşkuyla katılması amacıyla trampet kullanılır. Doğal olarak o kalabalık ortamda büyük curcuna çıkar ve doksan beş - yüz dakika boyunca bilfiil ritim tutulamayacağı için husule gelen kakofoni kafa şişirir. Ânın coşkusuna kapılanlar gönüllüce içine girdikleri ortamın fena halde rahatsız edici olduğunun farkına bile varmaz. Burnuna bayrak çubuğu gireninden, gözüne konfeti kaçanına kadar alayı mutlu mesuttur. Bir kez tribün havasına kapılınca trampet duyulmaz olur. İşte tam da o noktada ‘davulun sesi uzaktan hoş yakından nahoş gelir, gazi koşusunda birinci gelen at da rahvan gider’ gibi özdeyişler, atasözleri ya da ata dair sözler oluşur!

Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe artan yerçekimi ya da cisimlerin ağırlığı gibi neredeyse tüm dünyayı saran gürültü arasında ayırt etme kuvvesini yitirmeyen insanlar, şimdiki zamanın önemli baş belalarından Trump sesinin, uzaktan da yakından da hoş gelmediğini bilir. Ancak sarı çıyanın bizzat kendisi yaklaştığında muhtemelen cümle yardakçılarını ayrı bir heyecan dalgası sarar. Ve dahi memleketleri demir ağlar gibi ören üsler, radarlar, bir tanıdığı koruma kalkanları misafirperverlik ya da hoşgörü potasında alabildiğine meşrulaşır. Şu halde özellikle seçim dönemlerinde faili bilinmeyen bilumum eylemlerin isnat edildiği dış güçler; akarsu, rüzgâr, yağış, güneş ve sair olsa gerektir. Kapısına kilim serip yalvar yakar görüşme talep edenleri dahi saraylarda ağırlayan, iltifatlara boğan, sandalyesini çekip oturtan macera dolu Amerika'dan dış güç falan olmaz. Dolayısıyla bir iade-i ziyaret söz konusu olduğunda ona ihtiramda kusur edilmez! İlle devlet olarak suç atılacak bir dış güç gerekliyse Trump çözümsüzlüklerine eyvallah demek yerine Sumud filosu korumak için savaş gemisi gönderen İtalya; eli kanlı Yahudileri kınayıp, şiddetle kınayıp geçmek yerine onunla yapılan anlaşmaları iptal eden, her güne bir yaptırım yerleştiren İspanya olsa gerektir. Yakında galaksi liderlerinden 'eeyy İspanya, sen kimsin ya' cinsinden bir atarlanış görülse yeridir. Sonuçta al papazı ver gazı diyebilen, artık kitlelerin talihiyle de değil onuruyla kumar oynayan, beş dakikalık randevu için bin takla atıp son taklada iki saat koparan basiretli, ferasetli, cesaretli masal karakterleri vardır. Onlar ki günü geldiğinde deccal öldüren Mehdi, savaş durduran Fethi sayılır! Trump cenahıyla aşırı dozda iltifat; seçimler deviren kadim dostluk bakidir. Bir yandan meşruiyet ondan edinilir ama nasıl oluyorsa icazet alınmamış olur. Ve artık ilginçliği kalmamış biçimde sağdan soldan çıkarılan gazlar, yerli ve milli uçaklar, ef bilmem kaçlar havada uçuşur!

'Ne istediler de verdiniz' diye soranlar için bir zamanlar 'ne istediniz de vermedik' şeklinde yakınanlar, işteşlik kurabildiklerine hiç şüphesiz ne istedilerse verirler. Aslında merak edilmesi gereken verilenler değil, onca verilen taviz karşısında neyin alındığıdır. Bu denli memnun olunan, mutlu mesut beyanda bulunurken de 'keşke şunu da deseydim' hayıflanışıyla haber sunar gibi güya dostun dostuna sataşılan, ayran ve yoğurt denklemlerini incitmeyen o tatlı alışverişlerin kazancı nedir? Sevimsiz Venedik Taciri tıynetli bu şahıslar, komşularını satıp yüz binlerce insanı kolundan, bacağından, canından, çoluk çocuğundan, toprağından, hayatından etme karşılığında ne almakta anlaşır? Hani bir zamanlar Irak’ta bir koyup üç almayı tasarlayan, sonra üçün birini alan ama ne yaman işbirlikçi olduğu hâlâ teslim edilmeyip rahmetle anılanlar ya da 'Amerika bize gaz satıyor, karşılığında biz onlardan gaz alıyoruz' türünden basit denklemler kuran şarlatanlar gibi...

Bütün bu şeraitten daha elim ve vahim olmak üzere insanlığın baş belası Trump bir memlekete giriş yapacak diye ya da Kuzey Atlantik Paktı toplantısı bir memlekette gerçekleşecek, biri protesto etmesin, olay çıkmasın diye adam tutuklamak nedir!?