Baharın geciktiği zamanlarda belki de mekânı yahut hanenin aksamını konuşmak iktiza eder. Balkon, bir eve taşınmak gerektiğinde var mı yok mu, dar mı kullanışlı mı, açık mı kapalı mı diye beğeniye sunulan ve dahi bir evde ilk kontrol edilen bölümdür. Eğer gereğinden fazlaca kullanışlı olduğu düşünülmüşse kıytırık bir doğrama ve cam marifetiyle kapatılıp nezih bir iç mekân haline getirilir. Böylece hem mekândan kazanılmış hem de evin gereksizleştiği düşünülen kimi müdavimleri geri kalan tüm bölümlerden ayıklanmış olur.
Bir zaman sonra eve fazla gelen en önemli eşya evin adamıdır. Onu yerinden kaldırıp ardiyeye, depoya, bahçeye yerleştirmek pek mümkün görünmediğinden balkon denen mevki evlerin vazgeçilmezi kabul edilebilir. Nihayet evlerin balkonları, ara sıra çıkıp etrafı kesmek, sigara tellendirmek, konu komşuya laf yetiştirmek, park etmeye çalışan acemi bir şoföre uzaktan yarı online yardım etmek, karga kovalamak yahut üst komşunun düşen eşyasını itina ile geri vermek için icat edilmemiştir.
Açık bir balkon, evin yaşlanmaya yüz tutan adamı için en önemli tehdittir. Evvelemirde çamaşır asmak, kullanışsız eşyaları tıkıştırmak, sıcak yaz günlerinde kapısını açık tutup evi havalandırmak için kullanılan balkon, emekli olmayı başarmış ama kendi sosyalizasyonunu oluşturamamış dayıların ebedi istirahatgâhıdır. Zira evde bir fazlalık gibi görünen, oturduğu koltuk yahut mekân dolayısıyla bile didişilen, her fırsatta tahkir edilen bir insan olmaktansa ya camiye dadanıp ihtiyarlarla atışmak, ya kahvede pineklemek, ya caminin, partinin, derneğin yönetimine dâhil olup lüzumsuz işlerle iştigal etmek, yahut da en kısa yoldan balkona doğru itilmek ademoğlunun kaderidir. Zaten lüzumsuz işler genel müdürlüğünün tensipleri doğrultusunda yapılan tüm bu uğraşlar da dar bir balkona mahkûm olmamak için geliştirilmiş olsa gerektir. He elbette caminin çay ocağı, bunlara alternatif oluştursun için küçük bir kandırmacadır. Orada ihtiyarlar, boş sebeplerle yahut bir sebebe dayanmaksızın didişmek suretiyle adamakıllı sosyalleşir. Sırasında siyasallaşır; hastane, yol, köprü övme işlerine girişir, büyük resme odaklanır. O büyük resim ki eskinin İran işi duvar halıları gibi bol geyiklidir. Geyiksizlik insanı balkona tıkıştırır.
Balkon bahsi geçince akla birtakım kifayetsiz ve muhteris siyasilerin seçim kazanınca yapmaya çalıştığı balkon konuşması geliyorsa o dahi belli semtlerden taşınmış bir âdettir. Geldikleri ama bir türlü içinden çıkamadıkları kenar mahalle dilini öyle balkonlarda, kürsülerde, az yüksekçe yerlerde yaşattıkları söylenmelidir. Onu dahi beceremedikleri, prompter ları bozulduğu takdirde aşırı çirkin laflar ettikleri, sövdükleri, çemkirdikleri görülmüştür. Öyle ki içlerinden çıktıkları kenar mahallelerin kişisel ve toplumsal yansımaları hemen her konuşmada kendini gösterir. Haklı olmaya, haksızlığa bakılmaksızın bir balkondan çemkirircesine muhataba yönelik hakaretler dökülür. Muhataptan yanıt geldiğinde ise makamın saygınlığı kullanılmak suretiyle mahkemelerde süründürülür. O saygınlık ne yapılsa kişiye izafe edilememiştir. Balkondan yahut kürsüden yansıyan çirkinlik dava açmak, mahkeme kazanmak suretiyle örtülmez. Ayan beyan sırıtır. Belki tüm bunlar itilmişliğin, ama öncelikle ve önemle balkona itilmişliğin işaretidir. Yoksa bin odalı saraylar, bilmem kaç bölümlü konutlar başka neye yorulabilir? Demek tüm bunlar yaşanılan konutta fazlalık görünüp balkona itilmemek içindir. İyi ihtimalle o kadar oda içinde hiç yoktan bir tanesine kapak atılır düşüncesidir!
Emekliliği gelince artık fazlalıktan sayılan zamanın çoğunu evinde geçirmek zorunda kalan insanlar, dönecek köyü de kalmayınca balkonda domates biber yetiştirme fantezisine de kapılabilir. Şehrin gölgesinde kendisi ne denli orijinal kalabilmişse işte o kadar organik olduğunu zannettiği ürünlere dadanır. Ve böyle bir avuntuyu imkân zanneder. İmkânı balkona kadar dayandırabilen kimi işgüzar ama ihtiyar beyinler, orada çerçöpten solucan gübresi yetiştirmeye bile yeltenir. Sonuç proje geliştirme ve onu aklıevvellere pazarlamak suretiyle bir işe yarama zannıdır.
Aşırı müşfik teyzelerce balkon halı silkeleme, yorgan havalandırma gibi mühim işlerin fevkinde, artık lüzumuna inanmadıkları varlıkları kaldırmak için ömürlük tedbir olsa gerektir. Konu komşu toplanılan zamanlarda bir tabak kısır da balkona gönderilir. Abus bir suratla bir köşede kös kös oturan, yoktan yere çıngar çıkaran, istekleri bitmeyen birinin elbette balkona doğru iadesiz taahhütlü yollanması gerekir!