Asrın Meveddeti

Abone Ol

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü toplantısına ev sahipliği yapmak, üye ülkelerden gelen yetkilileri ağırlamak, konuklara yemek hazırlatmak, gelenlerin tekerlerine taş değmesin diye yolları düzelttirmek, misafirler görmesin diye yol kenarlarını dahi tenteyle kapatmak, toplantı yapılacak diye şehri boşaltmak, devlet dairelerini dahi tatil etmek, şehri süsleyip cilalamak, binaları boyatmak, dükkânları kapatmak, katılımcılar protesto edilir kaygısıyla insanları tutuklamak, gelenleri kapıda karşılamak, halıda yürütmek, mehter marşı dinletmek, konuklarla tercüman vasıtasıyla konuşmak, onlara silah hediye etmek, eşlerini metruk bir mekânda oyalamak, ABD Başkanı’nın uçağı insin diye pist yaptırmak, ona torpilli davranmak, mukabil olarak samimi pozlar vermek, iltifat işitmek başarı değildir.

Belki Gazze ya da İran dolaylarında olan bitene sağır kesildiklerinden ezan dinletmek başarı olabilir! Gerçi ömrünce beş vakit ezan dinlemiş nice kulaklar duymak istemediklerini duymamakta ısrarcıdır. Ancak yine de İzlanda başbakanı için dayı oynatmak, Makron spor yapsın, koşsun, mahallenin bıçkın delikanlısı gibi takılsın diye yol kapatmak fevkalade başarılardan sayılabilir!

Başarı dört-beş Amerikan Başkanı boyunca dostluğu sürdürüp, al papazı ver gazı derken istikrarlı ısrarların neticesi fahiş fiyattan ücreti çoktan ödenmiş uçak satın alabilmektir! Bu gibi önemli işler muhaliflere bırakılamaz! Onlar belediyeleriyle, gayrısı muhteşem dronlarıyla oyalansındır! Daha da önemli bir başarı NATO'nun parçası falan olmayı aşıp tetikçisi kesilmek, sair zamanda dahi Yahudi’nin yemini suyunu temin edebilmektir!

Şer güçlerinin önceki yıllarda Brüksel'de, Lizbon, Belgrad, Riga, Madrid, Vilnius, Varşova, Strazburg'da bir araya gelmesi, buluştukları yerler adına neyi değiştirmişse Ankara'da toplanmış olmasından da aynı sonuç beklenir. "Dostlar alışverişte görsün" istenir; dostlar alışveriştedir. Alışveriş konusu milletin istikbali yanında kitle imha silahları, savaş jetleri, füzeler, koruma kalkanları, savunma sanayi kılıfına yerleştirilmiş şer ittifaklarıdır. Elbette böyle oluşumlardan hayır ummak, yine bu toprakların mübarek insanlarının hüsnüniyetidir. Nihayet sonuç bildirgesi gibi ülke temsilcilerine herhalde halklarının kaderiyle Rus ruleti oynasınlar için toplu tabanca, beylik silahı, revolver hediye edilir. Altı da kurşun... Semt pazarında köy biberinin kilo fiyatı yüzkırk liradır.

Epistein artığı dünyaca ünlü sapık fenomen Trump'ı en güzel şekilde ağırlayıp kara gönlünü hoş etmek ve onun biçimsiz ağzından iltifatlara mazhar olmak suretiyle Türk'ün gücünü gösteren memleket yetkilileri, çok önemli şeyler başarmış olmanın gönenciyle ağzı kulaklarında 'bunlar daha başlangıç' havasına girebilir. Hani niyet hayır olmayınca elbette akibet de hayır olmaz. Şer olur. Hem de hedeflenen her ne idiyse bu sonuca ulaşınca ağızlar, kulak memesinden ayrılmak istemez. Nihayet çobanın ufku keçinin mabadı kadardır.

Ne zaman ittifak devletleriyle anlaşsalar kucaklarına bir Yunan bırakılır. Asıl düşman, gerçek rakip, husumet beslenmesi gereken unsur odur! Herkes gibi misafir de olsa mehterle titretilmeli, ihtişamla ürkütülmeli, icabında denize dökülmelidir! Denize dökülmek... Zafer Algöz'ün pek meşhur Sökeli Ali Dayı hikâyesi bir yerden bulunup izlenebilir. NATO'nun gayri resmi Türkiye bültenini yayınlayan ünlü General Joseph Tiger'a hiç bulaşmamak gerekir.

NATO, enişteden öğrenilen darbelerle kaimdir. Bayram ya da seyran değilse geniş görüşlü insanlar, eniştenin gereksiz ve aşırı samimiyetinden işkillenir. Edinilen istihbarat neticesinde gerekli önlemler alınarak taraftarlar sokağa davet edilir. Enişte öpücü bayram haline getirilir. Nihayet bayramdır, seyrandır; enişte uygunsuz davranışlar sergilemekte mazur görülür. Halk arasında bu tür olaylar, demokrasi ve milli birlik zamanı olarak anılır. Tatil falan olur. Her yıl yiten değerlere rahmet olsun diye salalar okutularak ihya edilir.

İş birlikçiler NATO ve ABD'ye yanlamazsa eniştelerin mesaisi artar. Zaten adam akıllı yanlanmadıkça iş birlikçilik güdük kalır. Bu da yanlananlar açısından belki küresel değil de bölgesel sorun demektir. Bu gibi durumlarda daha fazla demokrasi gerekir!