Sessiz bir testere misali, siyasi arenada yine kesip
biçme mühendisliği devrede. Meclis teki 4 siyasi partinin dördü de 1 Kasım
seçimlerinin öncesindeki partiler değil artık. Hem PKK nın ipleri ele alması
hem de çözüm süreci ortağı hükümetin süreçten çekilmek zorunda kalması HDP de
Türkiye partisi olma rüyasının kısa sürmesine neden oldu. Dokunulmazlıkların
kalkmasıyla HDP hepten sert bir türbülansa girdi. Kılıçdaroğlu nun önce Sema
Ramazanoğlu ile ilgili sözleri, sonrasında da kaosu davet eden kan çıkış ile
gündemden düşmeyen CHP yine tartışmaların odağında. Seçimden yüzde 49 oyla
çıkan AKP de ise partinin en güçlü göründüğü sırada kurdun gövdeyi içten içe
yiyip bitirdiği gün yüzüne çıkıverdi. Bir ahşap direği kurt sarmaya görsün.
Girdi mi bünyeye kurt; çok sürmez, birden bire un ufak olur yıkılmaz sanılan
gövdeler, direkler. Sessiz testerenin en büyük tahribat yaptığı parti ise MHP.
Olağanüstü kurultay süreci sarstıkça sarsıyor.. Bahçeli ile devam edilir ya da
edilmez. Meral Akşener seçilir ya da seçilmez. Artık MHP eski MHP olmayacaktır
hiçbir zaman.
KATSAYI ÇARPANI
SIFIR OLAN SİYASETİN YUTAN ELEMANI
Ana gündeme gelelim.. Malum İktidar cenahında güya müthiş değişimler yaşanıyor Genel Başkan da değişti, Başbakan da Hem
MKYK hem de MYK yeniden dizayn edildi. O mu bakan olacak, bu mu bakan
olacak diye tartışıladursun kabine de
yıldırım hızıyla şekillendi. Peki gerçekte ne oldu, ne oluyor
Ahmet Davutoğlu nun Başbakanlıktan alınmasıyla birlikte
başlayan süreç iktidar partisinde ve hükümette Binali Yıldırım dönemini
getirdi. Adalet ve Kalkınma Partisi büyük gelişmelere gebe yeni bir yola girdi.
Dikkat ederseniz, Türkiye yeni bir yola girdi demiyoruz. Türkiye de yeni bir dönem başladı da
demiyor, diyemiyoruz. Gidenlerle
gelenler arasında isim farkları var. Belli ki, gidenlerle gelenler arasında iş
tutuşta da büyük farklar olacak. Hiçbir zaman danışılmayan danışmanlar da
değişecek, üst düzey kadrolar da.. AKP
ve hükümette isimler bazında ciddi bir değişim yaşanıyor, bu gerçek.. Fakat
Türkiye de ne değişecek derseniz; 14 yıldır değişmeyen katsayı çarpanına
bakmak gerekiyor. Bütün bu değişen
onlarca, yüzlerce isme rağmen değişmeyen şey; çarpanı sıfır olan bir katsayı.
Sıfır çarpanı ifade eden katsayı Adalet ve Kalkınma Partisi dir. Matematikte
Sıfır rakamı yutan elemandır ve
sıfır ile çarpılan tüm işlemlerin sonucu sıfırdır. AKP günümüz siyasetinin
yutan elamanı hükmündedir. Bu bakımdan AKP deki hiçbir değişimin karşılığı
yoktur, bu millet ve ümmet adına gerçekte işlemin sonucu sıfır dır. Ne
Abdullah Gül AKP de bir şey değiştirmiştir, ne Ahmet Davutoğlu AKP de bir
şeyleri farklı kılmıştır. Hatta ne de Sayın Recep Tayyip Erdoğan AKP de bir şeyler değiştirebilecektir. Gemi
hangi amaçla inşa edildiyse o hedefe doğru otomatik pilot misali gitmektedir.
İktidarda 14 yıl geride bırakılmış; farklı farklı dönemler, süreçler yaşanmış
fakat bu AKP gemisinin rotası hiç değişmemiştir!.. Aslında herşey sıfır la
çarpılmaktadır.
Evet, gemi mürettebatının görevleri değişmiştir sürekli.
Dönem gelir, geminin kaptan köşkünde oturan değişir. Kimisi dümeni kıvırır,
kimisi yelkeni açar. Kimisi küreği çeker, kimisi kamerasında yemek saatini
bekler. Kimisi direğe, en zirveye çıkar dürbünle hedefi gözetir. Kimisi
güverteyi temizler. Gemi hep aynı gemidir ve maalesef rota da hep
aynı rotadır. Değişenlerle değişen rota değil, gemi mürettebatının
görevleridir. Değişen şey şartlara ve dengelere göre mürettebatın görevleri ve
elde edecekleri imkanlardır.
Bu bakımdan, katsayı çarpanı Milli Görüş gömleğini çıkarıp,
Batının modelliğine soyunan AKP olunca
14 yıllık tecrübeyle sabittir ki; hiçbir değişim bu milletin lehine
olmayacaktır. İstikamet ve zihniyet
değişmedikçe; sistemlerin değişmesi, Başbakanların değişmesi, kabinelerin
değişmesi sadece yeni makyajdan başka bir şey olmayacaktır. Eksikler, gedikler,
hatalar, yapılan yanlışlar, fecaatler örtbas edilse de, zaman gelecek ve makyaj
yine akacaktır
İYİ AMA TÜRKİYE DE
NE DEĞİŞECEK!
Görünürde de olsa değişimin yaşandığı AKP nin üst
katlarında yeni heyecanlar, yeni beklentiler elbette tavan yapacaktır. Nitekim
bugün sevinen yeni Bakanlar var. Beklentisi gerçekleşmeyen ama kırgınlığını
sinesinde saklayacak isimler de olacak. Her değişim gibi bu değişimde de,
kimileri gidecek, kimileri kalacaktı. Kimilerinin yıldızı parlayacak, kimileri
ise kullanım süresini doldurmuş olacaktı.
Sorulmayan asıl soruyu yine biz soralım! Peki ama
AKP deki bu değişim, Türkiye de neyi değiştirecek
Bu değişimden sonra olacaklara bakalım önce:
* Başkanlık Sistemi ekranlarda gazete manşetlerinde daha
fazla gündemde tutulacak. Doğal olarak Başkanlık sistemini daha çok
konuşacağız
* İktidarın ve efradının Başkanlık sistemine dair
konuştuklarını eleştirmek büyük günah lar sınıfından sayılacak. Öyle değil de
böyle olsun , şu da olsa iyi olur
nev inden fikir serdetmek, hatta katkıda bulunmak niyeti bile kem bakışları
üstüne çekecek. Tıpkı Ergenekon, Balyoz,
Çözüm süreci, Suriye başta olmak üzere gibi belli başlı konularda olduğu gibi
bunda da
* Yine mazrufa değil, zarfa bakılacak: Başkanlık
sisteminin muhtevası değil isminin cazibesi üzerinden tartışmalar harlanacak.
Ülke Başkanlık Sistemi taraftarları ve Başkanlık Sistemi karşıtları olmak üzere
ikiye ayrılacak. Her iki taraf da kendisini vatanperver olarak tanımlarken, karşı
mahalle hain ilan edilecek.
* Muhtemeldir ki sosyal medya trollerine yine çok iş düşecek. Bir gurup
diktatörlük diyecek, padişahlık diyecek, sultanlık diyecek Cahilce
irtica söylemleri ve yine cahilce Osmanlı üzerinden saldıracak. İktidarın trol ekibi
ise bu pası değerlendirmenin stratejilerini yapacak. Sosyal medya trafiğinde
tartışmalar ceddimize ve inancımıza sürüklenecek. Getirilmek istenen her neyse
millileştirilmek istenecek; Osmanlı denecek, böylece algı ayarları
yapılacak.
* Filistin ve Gazze dillerden yine düşmeyecek ama,
İsrail le iş tutmaya devam edilecek.
* Mazlumlar ve mazlum coğrafyalara dair internet arama
motorlarındaki güzel sözler kategorilerine girecek cezbedici cümleler yine
kurulacak, ama zalim dünyayla aile fotoğrafları çekilmeye, onların küresel rotasındaki yolculuğa devam edilecek.
KURTULUŞ
DESTANLARI DİNLEMEYE HAZIR MISINIZ!
Gidenler gitti.. Yeni MKYK Yeni Bakanlar Kurulu Yeni
Genel Başkan.. Yeni Başbakan.. Şimdi ekranlarda, gazetelerde yine cilalı
cümlelerle yine kurtuluş destanları anlatılacak necip milletimize. Tıpkı 20
ay önce Ahmet Davutoğlu Başkakanlık a
oturtulurken kalemlerden volkan gibi fışkıran övgüler, bu kez Binali Yıldırım
için, yeni dönem için menüye eklenecek.
Bu değişimden sonra olmayacaklara bakalım şimdi de:
* Bankalara hizmet eden düzen değişmeyecek. Bankacılık, bütün sektörler arasında en fazla
kar eden sektör olmaya devam edecek.
* Bütçeye gelecek sene de en az 50 milyar lira faiz
ödeneği konacak.
* Rantiyeyi devre dışı bırakacak, ülkeyi faiz sarmalından kurtaracak olan havuz sistemi
yine hatırlanmayacak. Yine denk bütçe yapılmayacak.
* İsrail ile normalleşme hız kesmeyecek. İsviçre ve Londra görüşmelerinden sonra
mutabakat için son imzalar yeni dönemin hanesine yazılacak.
* AB Bakanlığı lağvedilmeyecek, yüzlerce yasamıza nüfuz
eden AB normları bu kez belki de Anayasa mıza da nüfuz edecek.
* Zinayı suç olmaktan çıkaracak yeni düzenleme için
harekete geçilmeyecek.
* LGBTI sapkınlığına zemin hazırlanan AB müktesebatı yine
korunacak.
* D-8 de, İslam Birliği nin kurulması da bu hükümetin de
gündemine girmeyecek.
GELENLER
SEVİNMESİN, BAYRAM ETMESİN! ALLAH İNDİNDE VEBAL AĞIRLAŞIYOR
Başbakan daha Başbakanlık koltuğuna oturmadan, hükümet
daha besmelesini çekmeden bunları yazıyor olmak Evet, olmayacakları madde
madde yazmak, bir başka konjönktürde tuhaf olabilirdi. Temayül o dur ki, 100
günlük bir gözlem süreci ister bu yazılar. Evet bir takım öngörüler için en
azından hükümet programını görmek gerekirdi. Fakat kabul edelim ki, AKP de ve
hükümette isimler değişmiştir lakin, iki şey değişmemiştir: Birincisi, bu
hükümet de bu iktidarın 14 yıllık geleneğinden gelmektedir ve maalesef 14
yıllık bu geleneğe dört elle sarılacağını ilan etmiştir. İkincisi, 14 yıllık
iktidar rotası değişmemiştir.
Bizim hükmümüz zahire göredir, zira görünen köy de
kılavuz istemiyor. Elbette dua ederiz ki hiç değilse bu AKP hükümeti başarılı
olsun. Ama biliriz ki, batının yörüngesinde dönüp, İslam dünyasına ve insanlığa
fayda sağlamak imkansızdır. Tekrar edelim AKP de o gelmiş, bu gitmiş Mesele
ne kişi meselesidir, ne de parti.. Mesele kimin dümende olduğundan çok, neyin
dümeninde olunduğudur Mesele, neler yapılıyor, ya da neler yapılmıyor
meselesidir. Bize göre gidenler üzülmesin, aksine sevinsin.. Çünkü Allah (c.c)
indinde sorumlukları azalacak.. Gelenlerse sevinmesin, bayram etmesin! Bu geminin istikametini
değiştirmeyeceklerse eğer, bu yörüngede dönüp dolaşacaklarsa eğer, Allah
indinde omuzlandıkları vebal ağırlaşıyor.