Aşklarını yitirenlerden ne olur?

Abone Ol

Aşksızlık insanı köreltir, donuklaştırır, sıradanlaştırır. Sıradanlık da bir tercih ancak öylesine yaşanır, bir ömür tüketilir. Öylesine yaşamak da bir tercih. Kör bir kuyunun içinde debelenmedir.

Her insanın kendine göre bir tutkusu, bir ideali, bir amacı var. Bunlar insandan insana, toplumdan topluma değişir. Tutku, körü körüne bir şeye bağlanma ile olmadan belli bir amaca dönük gelecek duygusunu içinde taşıyan bir ateş, harlanmasıyla alevlenir. İnsanın devinişi, kıpır kıpır, kendini tutamayışı ve sürekli eylem hâli ile oluşu.

İnsanın inanma ve bağlanma duygusudur aşk. Büyük bir ideale adanmışların gücüdür. Bir idealiniz ve ülkünüz var ise aşk koru içinde taşıyorsanız sizi kimse sınırlayamaz, durduramaz, engelleyemez.

Aşk, körü körüne bir bağlanma değil. Yeter ki içinizde sürekli kor hâlinde duruversin.

İnsanın kendini yenileme, ivme kazanma ateşidir aşk.

İnsandan insana, çevreden çevreye değişir. Kiminin amacı dünyalıklarını biriktirmek, üst üste koyma, yetinememe ve karunlaşmadır. Bu doyumsuzluktur. Onun gözünü hiçbir şey doyurmaz. Deyimimizle ancak bir avuç toprak onu sınırlar ve durdurur. Bir avuç toprak dediğimiz deşilen toprağa konulmasıyla son bulur. Bu tip insanı bundan daha iyi bir ifade olmaz. Bu tip insanlar sınır tanımadıklarından kendilerinden başkalarını görmezler, zalimleşirler.

Aşk, merhamet ve sevgi dilidir. İnsanın kendisine acıması kadar başkasına da acıma ve merhamet duymasıdır. Bağlı olduğu ülkü yolunda aşk ateşine tutuşmuş olanlarla birlikte olunur. Onların yüreklerinden gelen devinim birbirlerine tutunmalarını sağlar. Bu, onları başarıdan başarıya koşturur.

Gönül ehli olan aşk ehlidir. Aşk ehlinin gözleri gönül gözüne bağlı olduğundan sevgi yüklüdür. Gözlerinin içi ışıldar, yüzü mütebessim olur, yüz hatları rahat olur. Kendinden emin ve inanç yüklüdür.

Dünyayı sadece kendi gözleriyle görmez, başkalarının gözlerine de açık olur. Sanki insandan insana, gönülden gönle bağ kurmanın yolunu bulur. Bu kendiliğinden olan bir oluş. Zor zamanlara, çileye adaydır.

Aşk, çiledir, sevda ve tutkudur.

Aşk, insan içindir, insan olma güzelliğidir.

Aşk, inancın göstergesi ve umududur.

Aşk, sonsuzluğa yoluculuktur. Yolculuğun sınırları yoktur. Büyük ideale varışın tek amacıdır.

Aşk, güvendir, inandır.

Aşk ile donanımlı olanların yolculuğu süreklidir. Bu dünya ile sınırlı değildir. İnanan insanın dünyası öte yakadadır.

Aşk insanı ne çölleri çöl, dağları dağ, serapları serap, ne bitimsiz ve sonsuz ovaları ova bilir. Yelelerini havalandıran atlar gibi koştukça koşar. Elbette yorgunluklar, kimi zaman umutsuzluk anları olabilir. O bilir ki yol ve yolculuk var oldukça aşk harını içinde tutmayla kendini yükümlü bulur. Soluklanır ve yeniden hızlanır.

Kendilerini büyük inanca adamış olanların aşk ateşi sönmeyi bilmez, kendi içinde harlanıp durur.

Tarih büyük âşıkları göğündeki yıldızlar arasına alır, onlar orada ışıldamaya devam ederler. Bu anların varlık binici, gelecek umudu ve sonsuzluk tutkusudur.

Aşk ehline selam olsun.

Gönül ehli olan aşk ehline selam olsun.

Selam olsun insanı insan bilen aşk ehline ve onun yâranına, dost ve sevdalılarına.