Aşk duygusunun yerini hangi duygu aldı?

Abone Ol

İnsanların karşı cinse ilgi duyması, fıtratlarından gelen

bir duygudur.

Bu duygu akılla kontrol altına alınıp, sevgiyle

beslendiğinde insana fayda verir.

En kıymetli hazine olan akıl , bunun için insana

verilmiştir.

Bu hazineyi kullanabilenler kazanırlar, kullanamayanlar

ya kaybederler ya da ömür boyu egolarının mahkûmu olurlar.

İnsanın egosu, yani nefsi devamlı her şeyi arzular.

 Hak-hukuk demeden,

doğru-yanlış demeden her şeyi arzular.

 İstediği olmadığı

zaman da, her çeşit gayri meşru yolu kendine mubah görür.

Bu açıdan duygular, insanı çoğu zaman yanıltırlar.

Ülkemizde birçok kavramlar birbirine karıştığı gibi, duygular

da karışmış durumda.

 Evlenmeye

niyetlenen kadın ve erkekler, birbirlerine karşı olan duygularını belirlemede

çoğu zaman yanılmaktadırlar.

Gençler, duygularını nereye oturtacaklarını

bilememektedirler.

 Neyin aşk neyin

sevgi   ve neyin de arzu olduğuna

karar veremiyorlar.

 Her ilgi ve

duyguyu aşk kelimesiyle ifade etmektedirler.

Her şeyin istismar edildiği bir dünyada aşk duygusu da

istismar edilmekte ve özellikle  cinselliğe alet edilmektedir.

                       ***

Aşk duygusu , çok farklı bir duygudur.

 Günümüz insanı

bunun adını biliyor ama taşıdığı anlamı bilmiyor.

 Gerçek aşk,

Yaratıcı dan gelen ilhamlarla insanda tezahür eden duygulardır.

Aşkın kaynağı sevgi dir. 

Sevginin kaynağı da insan dır.

 İnsanı yaratan da

Allah-ü Tealâ dır.

Bu yüzden kişi önce kendini sevmesini bilmeli.

Kendini seven, Allah ı da,  insanları da sever.

Bu açıdan dünya aşkları geçicidir.

 İstenilen elde

edildikten sonra biter.

Leyla ile Mecnun un hikâyesinde olduğu gibi.

 Mecnun, Leyla sı

için her şeyini ortaya koyar.

 Leyla sına

kavuştuktan sonra da, onunla ilgilenmez ve Allah a olan aşkının farkına

varır.

Günümüzde kadın-erkek ilişkilerinden ortaya çıkan

beraberliklere aşk adını veriyorlar.

 Bu ilişkiler

öylesine sıradanlaştı ki, bütünüyle cinselliğe dönüştü.

 Bunun adı aşk

olamaz, sevgi bile olamaz, olsa olsa  arzulama olur.

                          ***

Yüce Yaradan ın insana lütfettiği duygulardan biri

de  cinsellik tir.

 Bu ikram insan

için amaç değil bir araç tır.

Amaç, bedensel ve ruhsal tatmindir.

Yani insanın iç huzura kavuşmasıdır.

 Yeni nesil farkına

varmadan aşkı alabildiğine serbest kullanmakta ve de cinsellik olarak

kullanmaktadır.

Cinsel duygular azaldığı vakit de haliyle davranışlar da

değişiyor.

 Ne sevgi, ne de

insanlık kalıyor.

Bu açıklamalardan sonra anlatmak istediğimiz konuyu açık

ve net olarak ortaya koyabiliriz.

 Günümüzde artık

aşkın adı vardır ama onu yaşayacak insanlar maalesef kalmamıştır.

Eğer gerçek aşklar olsaydı, insanlar bunalımlara düşerler

miydi

Eğer gerçek aşklar olsaydı, insanlar bu kadar mutsuz olur

muydu

Eğer gerçek aşklar olsaydı, boşanmalar bu kadar fazla

olur muydu

Eğer gerçek aşklar olsaydı, insanlar bu kadar çıkarcı

olurlar mıydı

                          ***

Günümüzde aşk yok ama sevgi her zaman vardır.

Allah ın insanlara bahşettiği en yüce duygulardan biridir

sevgi

Tasavvuf büyüklerinden Yahya b. Muaz a gerçek sevgiyi

sorarlar.

O da: Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük

gördüğünde de eksilmeyen sevgidir diye cevap verir.

Görüldüğü gibi sevgi, kelimelerle ifade edilemeyecek

kadar güçlü bir duygudur.

 İnsanoğlunun

elindeki en büyük sermayesidir.

Yeter ki onu kullanmasını bilebilsin.

Ülkemiz insanının psikolojisi çok ilginçtir.

Ne zaman ne yapacağı belli olmaz.

Gençlerimiz, ilk gördüğü karşı cins insanı araştırmadan,

soruşturmadan hemen bağlanabiliyor.

Oysa gerçek ve kalıcı sevgiler birden oluşmaz, yavaş

yavaş oluşur.

Anında oluşan sevgiler, anında da kayboluyorlar.

 Kalıcı sevgiler

ise, zaman ister, fedakârlık ve özveri ister.

Bunu besleyen esas duygu ise, saygı dır.