Asırlık bir Millî Görüş çınarı

Abone Ol

Bismillâhirahmânirrahîm;

21 Temmuz 2019. Saat 12.05. Alaşehir’de Saadet Partisi İl Divanı’ndayız. Genel Başkan Yardımcımız Sinan Ejderoğlu ve Manisa İl Sorumlumuz Ersan Bilgin de divanda. Telefonum çaldı. Erbakan Hocamızın 35 yıl özel işlerinde görevli Özel Kalem Müdür Yardımcısı İbrahim Nedim Titiz Bey telefonda. Millî Görüş’ün asırlık çınarlarından 96 yaşındaki Süleyman Arif Emre’nin Hakk’a yürüdüğünü bildirdi. Hem merhum Emre’ye, hem de davamızın hizmetinde bulunup vefat edenlere 1 Fatiha ve 3’er İhlâs Suresi okuduk. Allah’tan rahmet diledik.

Öğle sonrası da Alaşehir’de AGD Genişletilmiş İl Divanı yapıldı. Somalı kardeşlerimiz önceden hatim okumuşlar. Hatmin duasını yapmak nasip oldu. Hem Arif Emre’yi, hem de bu davada çile doldurup vefat edenleri hayırla andık.

Belki, Millî Görüş’te bulunmanın en güzel yönü buydu. Millî Görüş’ün vefakâr mensupları vefat edenlerine duadan unutmuyorlar.

Dava büyüğümüz Süleyman Arif Emre Cumhuriyet’le yaşıt. Adıyaman-Besni doğumlu… İyi bir aile terbiyesi aldı. Ankara Gazi Lisesi ve Hukuk Fakültesi mezunu... Devlet memurlukları ve serbest avukatlık yaptı.

1956’da Hürriyet Partisi’nde başladı siyasete. Yeni Türkiye Partisi’nde devam etti. Aradığını bulamadı bu partilerde. Gönlünden geçen, hak davanın savunucusu bir parti kurma arayışına girdi. Osman Yüksel Serdengeçti, Osman Bölükbaşı, Hasan Aksay, Prof. Dr. Osman Turan, Ali Fuat Başgil gibi pek çok arkadaşıyla uzun istişarelerde bulundu.

MİLLÎ GÖRÜŞ’E DOĞRU

Muhterem Süleyman Arif Emre rahmetli Ali Fuat Başgil’e böyle bir partinin başına geçmeye razı etti. O sıralarda Başgil’in vefatı girişimi sonuçsuz bıraktı. Bir dostunun yazıhanesinde otururken Erbakan Hoca girdi içeriye. “İslâm ve İlim” konferanslarıyla tanıyordu onu. Düşüncesini açtı Erbakan Hoca’ya. “Başımıza geç, birlikte çalışalım” dedi.

Erbakan Hoca çevresi ve büyükleriyle istişare için süre istedi. Yeni istişareler sonunda Erbakan Hoca’yı görevin başına geçmeyi kabul ettirdi.

Muhterem Emre; Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti ve sıkıntıda olan Müslümanların davalarına bakardı. 1969 Ekim’inde Millî Görüş davası “Bağımsızlar Hareketi” adıyla başladı. Erbakan Hoca Konya’dan milletvekili seçildi.

Sayın Emre bir konuşmasında, “Erbakan ümmetin ayağa kalkmasını istiyordu. Millî Görüş’ü bu amaçla kurduk” der.

24 Ocak 1970’te Erbakan Hoca’nın öncülüğünde Millî Nizam Partisi (MNP) kuruldu. Genel Sekreterliğe Süleyman Arif Emre getirildi. Isparta Milletvekili Hüsamettin Akmumcu, Tokat Milletvekili Hüseyin Abbas MNP’ye katıldı.

Kısa süre sonra parti kapatılınca, Süleyman Arif Emre Genel Başkanlığı’nda Millî Selâmet Partisi kuruldu. Halkın teveccühünü kazandı. Kısa sürede güçlendi. 1973 seçimlerinde 48 milletvekili, 3 senatörle TBMM’ye girdi.

1974’teki CHP-MSP koalisyonunda hükümet ortağı oldu. Bu hükümet Türkiye’nin çehresini değiştirdi. Türkiye’de ilkler yaşanmaya başladı. Kıbrıs’ta uzun süredir soydaşlarımıza zulmediliyordu. Millî Görüş’ün lokomotifliğinde Büyük Kıbrıs Zaferi kazanıldı.

MANEVÎ KALKINMA VAKTİ

Erbakan Hoca ve Süleyman Arif Emre maddî kalkınmanın “manevî kalkınma” üzerine kurulmasına inanmışlardı. Sayın Emre, bunu TBMM’deki bir konuşmasında dile getirdi:

 “Getirilen plân tasarısında maddî kalkınma hedefleri var. Yol, baraj, fabrika vesaire… Fakat bu yetmez. Milletimize ve bilhassa gençlerimize tevcih edilen yıkıcı, bozguncu, emperyalist, gayrı ahlâkî propagandalar büyük ölçüde tahribat yapmıştır. Bu tahribatı ortadan kaldırmak, milletimizin fıtratında mevcut üstün ahlâk ve fazilet cevherini ortaya çıkarmak için ciddi bir ahlâkî kalkınma hamlelerini başlatmamız lâzım” (Siyasette 35 Yıl, Süleyman Arif Emre, C. 3, Sh. 143-144).

Uzun mücadeleler sonunda devletin 4. Beş Yıllık Kalkınma Plânı’na “Manevî Kalkınma” maddesi konuldu.  İmam Hatip Okulları, ahlâk dersleri, Kur’an kursları, hac kontenjanlarının artırılması gibi maneviyatımızı yükseltecek çalışmaların yolu açıldı. Süleyman Arif Emre iyi niyetliydi; manevî yönü güçlüydü. Azimliydi; ama hırslı değildi. Çevresi ve çalışma arkadaşlarıyla uyumluydu. Kibir ve gururu sevmezdi. Mütevazı hayat yaşadı. Hayatının sonuna kadar Millî Görüş davasına ve liderine sadık kaldı.

Üstün meziyetleri sebebiyle Allah ona güzel ve bereketli hizmetler nasip etti. Millî Görüş partilerinin hepsinde bulundu. Yönetici oldu. En yaşlı üye sıfatıyla TBMM Başkanlığı yaptı. Süleyman Demirel’in bir dış gezisi vesilesiyle Cumhurbaşkanlığı’na vekâlet etti.

Hoşgörülüydü. İnsanları incitmezdi. Kimseye kırgınlığı yoktu. Onu unutmayacağız. Allah, bu temiz ve örnek Millî Görüş çınarını Peygamber Efendimize (s.a.v.) komşu eylesin!