Asıl siz ne istiyorsunuz?

Abone Ol

İttifak çalışmalarında ilkeli ve kararlı tutumu gözlerden kaçmayan Saadet Partisi yandaş medyanın aklını başından alıyor.

Öyle şeyler yazıyorlar, öyle şeyler soruyorlar ki aklı başında birinin bunları ne yazması ne sorması mümkün!

Sanki akılları başlarından sıvışmış gitmiş gibiler.

“Saadet Partisi ne istiyor” diye soruyorlar. Yazılarına “bilmiyoruz” diye başlıyorlar ama envai çeşit ahkâm kesmekten de geri kalmıyorlar!

Saadet Partisi’nin pazarlığa kalkıştığını ama sonra pazarlığa karşıymış gibi davrandığını iddia ediyorlar.

Saadet Partisi kiminle neyin pazarlığını yapmış?

Kendileri bilmediklerini ilan ettiklerine göre bir bilene sorsalar ya!

İttifak partilerinin kendileri dışında kalanları gayr-i milli ve gayr-i yerli ilan ettiğini sanki bilmiyormuş gibi yapıyorlar. Bunlar sosyal medyayı takip etmedikleri gibi gazete de okumuyorlar olmalılar!

Nasıl böyle bir realiteden habersiz olurlar?

Cumhur ittifakına karşı olanların kayık ittifakı yaptıkları yolundaki haberleri de hiç görmemiş gibiler.

İttifak yapmak ayıp ya da suç değil dedikten sonra gayr-i kanuni de olmadığını sözlerine ekliyorlar.

Ama bu tanım sadece kendi ittifakları için geçerli olmalı.

Onların ittifakına katılmayan iki partinin bırakın yeni bir ittifak yapmasını söz konusu partilerin sözcülerinin bir araya gelmelerine bile tahammül edemiyorlar.

Sonra da, “Saadet Partisi ne istiyor?” siteminde bulunuyorlar. Yahu asıl sorulması geren soru, “Siz ne istiyorsunuz?” sorusu.

Kendi kendilerine oluşturdukları ittifaka katılmayan Saadet Partisi’nden ne istiyorlar? Herkes onlar gibi düşünmeye mecbur mu?

Bir yandan Saadet Partisi’ni böyle baskı altına almaya çalışıyor bir yandan da, “Saadet Partisi bulunmadık Hint kumaşı değil” diyerek hava basmaya çabalıyorlar!

Tamam, Saadet Partisi sizin ifade ettiğiniz gibi bulunmadık Hint kumaşı olmayabilir. Siz de o zaman bulduğunuz bez parçaları ile yetinmek zorundasınız demektir.

Aslında içinde bulundukları stresli ortamdan kurtulup sakin bir kafa ile düşünseler bu yazdıklarından kendilerinin de utanacaklarından eminiz.

Saadet Partisi’ne ve de Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’na haksızlık yaptıklarını kabul edeceklerinden hiç şüphemiz yok.