Asıl mesele toplumsal bilincin kaybolması…

Abone Ol

Toplumların gelişmesi ve kendilerine yönelik tehditler karşısında ayakta kalabilmeleri için temel gereksinimlerden birisi toplumsal bilinç ve kavrayışın yüksek olmasıdır. Kimi insanlar tarafından şuur olarak da ifade edilen bu bilinç ve kavrayış temelde; bir toplumun kendi tarihini, özünü, kültürünü, misyonunu iyi anlaması, yaşanan gelişme ve olayları bu anlayış çerçevesinde değerlendirmesi olarak ifade edilebilir. Bilinçli bir toplum, olayları ve olguları sorgulayarak önüne konulan, görmesi istenenin ötesinde gerçek gündemi yakalamayı hedefler. Bunu yapabilmek için ise ekseriyet olarak bilgili, donanımlı ve sürekli sorgulayan insanlardan oluşması gerekir. Ancak yukarıda ifade edilen toplumsal nitelikler, günümüzde sömürü ve tahakküm esasına dayalı olarak şekillenen yönetimler tarafından tehdit olarak görülen ve istenmeyen özelliklerdir. Bu nedenle toplumların böyle bir bilince sahip olmaması için algı yönetimi ve manipülasyon süreçleri işletilir. Gerçekler çarpıtılır, doğrular yanlış, yanlışlar doğru gösterilir, suni gündemler oluşturularak halkın gerçek gündemleri konuşması tartışması ve sorgulaması engellenmeye çalışılır.

Ülkemizde ve coğrafyamızda son dönemde yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin yaşandığı dönemde toplum olarak gündemimizde olan konulara baktığımız zaman toplumsal bilinç düzeyimizin oldukça zayıfladığını ve ustaca bir algı yönetimi süreci ile karşı karşıya olduğumuzu görebiliriz. Son dönemde ülkemizde ve dünyada çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Kısaca sıralayacak olursak; Suriye'de işgal ettiği topraklarda yerleşim yeri oluşturmaya başladı, Suriye'de yönetim ile SDG arasındaki Türkiye'nin de taraf olduğu sorunlar çözümsüzlük ve çatışma ortamına doğru gitmeye devam ediyor. Türkiye'nin Libya'daki konumu açısından önemli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gelen Libya genelkurmay başkanının da içinde bulunduğu uçak şüpheli bir şekilde Ankara'da düştü. Ardı ardına 3 kez ülke içerisinde yabancı menşeili insansız hava aracı düşürüldü. Dünyanın en yüksek oranda asgari ücretle çalışan sayısına sahip ülkelerden birisi olan ülkemizde asgari ücrete çok yetersiz düzeyde bir artış yapıldı. Dünyanın en büyük haydudu ABD, Venezuela’ya operasyon yaparak tüm dünyanın gözleri önünde devlet başkanı Maduro'yu kaçırdı...

Dünya bu kadar kritik bir dönemden geçerken ve bütün insanlık açısından çok önemli süreçler ve olaylar yaşanırken toplum olarak biz nelerle ilgilendik diye bakarsak; sosyal medyada birkaç hafta boyunca sadece 2 kulübün yöneticisine yönelik operasyonun en üst düzeyde gündem olduğu ve konuşulduğu görüldü. Bütün diğer siyasi, ekonomik, askeri gelişmeler bir yana, asgari ücret zammının açıklandığı gün, asgari ücretle geçinen insanların bir kulübün başkanına yapılan uyuşturucu operasyonunu, bir başka kulübün eski yöneticisine yapılan kara para aklama operasyonunu konuşuyor olması ilginçtir. Bu ülkeyi yönetenler açısından başarılı bir manipülasyon süreci olarak ifade edilebilir ancak toplumsal bilinç açısından içerisinde bulunduğumuz durumun hiç iç açıcı olmadığının göstergesi niteliğindedir. Toplumumuz açısından baktığımızda en büyük tehlikenin bu sorgulamayan, araştırmayan, önüne konulanın ötesine geçerek gerçek gündemi yakalama ve değerlendirmenin peşinde koşacak bilgi, birikim ve bilinçten yoksun bırakılma durumu olduğu kanaatindeyim. Üstelik ne siyasilerden ne de toplumu yönlendirmesi beklenen ve kanaat önderi olduğu ifade edilen kesimlerden toplumsal bilincin artırılmasına yönelik kayda değer çalışmalar da çıkmıyor maalesef. Allah (C.C.) akıbetimizi hayretsin…