Asgari Ücret Mezadı

Abone Ol

Herhangi bir konuda bir insanı yardıma muhtaç duruma

getir, sonra muhtaç olduğu ihtiyacını dillendir, daha sonra da yardım yapıyorum

diye meydanlarda ortalığı velveleye ver. Bunun adı tam olarak politikadır.

Politika vicdansızlık ve merhametsizliktir. Devleti yönetenlerin tam olarak

yaptığı budur. İşin tuhafı devleti yönetenler böyle yapıyor yapmasına devleti

yönetme hayali olanların düşüncesi de bundan farklı değil. Sözü nereye mi

getirmek istiyorum; asgari ücret ve kiracılık meselesine.

Meclis çatısı altındaki partilerin seçim beyannamesini

açıklamaları bana şunu dedirtti; bu insanlarda merhamet denen bir duygu yok!

Kendinden başkasını düşünme denen bir düşüncenin kırıntısına bile rastlamak

mümkün değil. Ana muhalefet eğer iktidara gelirlerse asgari ücretin binbeşyüz

olacağını, diğer bir muhalefet ise binsekizyüz yapacaklarını açıkladı. Her iki

açıklamayı duyunca söylediklerimi elbette burada yazamam (korktuğumdan değil

okurlarıma saygımdan dolayı) ama şu kadarını söyleyeceğim; al o binbeşyüzü

bilmem nerene sok! Al o binsekizyüzü bilmem nerene sok! Ulan milletle dalga mı

geçiyorsunuz! Biri diyor binbeşyüz vereceğim, öteki diyor binsekizyüz

vereceğim. Sen bu ülkenin bir bireyi olarak binbeşyüzle bir ay aileni

geçindirebilir misin Sen bu ülkenin bir bireyi olarak binsekizyüzle aileni

geçindirebilir misin Geçindiremeyeceğini sen de adın gibi biliyorsun ama ben

yine de basit şekilde niye binbeşyüz ya da binsekizyüzle bir ailenin

geçinemeyeceğini sana söyleyeceğim. Kirada oturan bir aile ayda en az altıyüz

lira kira veriyor. Bu yerine göre yedi-sekizyüze hatta bin liraya kadar

çıkıyor. Hadi diyelim altıyüz olsun. Binbeşyüzden altıyüz çıkarsa dokuzyüz

kalıyor; üç çocuklu bir aile dokuzyüzle nasıl geçinecek ey kalantorlar! Nasıl

geçinecek! Nasıl nasıl nasıl! Öbürü binsekizyüz diyor altıyüzü kiraya verse

binikiyüz lirayla üç çocuklu bir aile nasıl geçinecek! Nasıl nasıl nasıl! Nasıl

geçinecek!

Adamların kafasında milleti kandırmaktan başka bir şey

yok. Bu millet de kandırılmaya teşne zaten. Kim çıkıp da bu rakamlara itiraz

ediyor. Hiç kimse! Hâlihazırdaki hükümet asgari ücreti dokuzyüzelli veriyor.

Kim itiraz ediyor. Adam dokuzyüzelliye çalışıyor oyunu götürüp aynı partiye

veriyor. Şu işe bakın! Adam aç, ama hükümeti savunuyor! Ulan önce bir karnını

doyur da ondan sonra savun! Tabi karnını doyuranlar, yürü ya kulum olmuş

hükümet yalakaları var. Hükümet televizyonlarında paralel paralel diye

zırvalayan hükümet manyakları var! Onlar malı götürmüş hallerinden memnunlar!

Ya asgari ücretle çalışan işçi kardeşlerim sizlere ne oluyor! Akşama kadar ter

bilmem nerenizden çıkıyor karşılığına dokuzyüz alıyorsunuz halen hükümetin ya

da muhalefetin zırvalarına inanıyorsunuz! Bu ne iştir! Tabi ya bir masonu yedi

kere başbakan yapan bu millet değil mi! Ne diyelim ki! Biz yine de asgari ücret

vaatlerine kanılmamasını söyleyelim! Eğer kanacaksanız ben de hemen bir vaatte

bulunayım; olmaz ya ben başbakan olursam asgari ücreti binsekizyüzbir lira

yapacağım. Bakın muhalefeti bir lira geride bırakıyorum!

Asgari ücret mezada düşürülmüş; haraç mezat politikaya

meze yapılıyor.

Kiracılık konusuna -bu konuda o kadar öfkeliyim ki-

girmek istemiyorum aslında ama şu kadarını söylemeden geçemeyeceğim; kiracılık

kavramını hayattan silmeyi düşünen bir politikacı maalesef yok bu ülkede! Kimse

kiracılık olayını bitireceğim, herkes ev sahibi olacak demiyor. Yok kiracıya

yardım yapacakmış da yok bilmem toki mi moki mi ne zıkkımsa onu harekete

geçirecekmiş. Ulan öyle bir ekonomi sistemi getireceğim ki kimse kirada

oturmayacak evsiz kimse kalmayacak diyen bir Allah kulu yok! Vaatlerde bile

vicdan yoksa uygulamada hangi vicdanı arayacağız!

Asgari ücreti binsekizyüziki liraya çıkardım, yok mu oy

veren!