Aşağı Mahallenin Kadınları

Abone Ol

Sosyal medya hesaplarınıza göz atarken önünüze birkaç kadın fotoğrafı mutlaka düşer ve şöyle bir ifade ile karşılaşırsınız: “Makyajsız halini görünce şok olacaksınız.” Eğlence sektöründen bir kadına ait olan fotoğraflardan biri yaşlı ve soluk, diğeri ise canlı ve genç bir görünüme sahiptir. Bir şarkıcının, bir oyuncunun nasıl göründüğü pek umurunuzda değildir, bahsedildiği gibi kadının değişimine bakıp şok olmuş da değilsinizdir fakat bilinçaltınız verilen mesajları çoktan almıştır ve “resimdeki kadının kullandığı ürünleri kullanmadığım takdirde yaşlı ve itici bir görüntüye sahip olurum” diye düşünüp, tüketime hazır hale gelmişsinizdir. Mesajın bilinçaltınıza nasıl kazındığının farkında değilsinizdir ancak dışarıya çıktığınızda sizi iten bir şey vardır ve gözleriniz kozmetik ürünlerin satıldığı merkezleri aramaktadır, evinize döndüğünüzde ise bir aylık rızkınızı harcadığınızı fark edersiniz. Aslında cildinizi nemlendirmek için tek bir ürün almak istemişsinizdir ama size makyaj temizleme jeline, yüzünüzü canlandıracak parlatıcıya, gözlerinizi dikkat çekici hale getirecek özel kalemlere, gece ve gündüz kremine ihtiyacınız olduğu söylenmiştir ve hiç itiraz etmeden alıp evinize dönmüşsünüzdür.

Gazete haberlerine göz atarken önünüze bir kadının kilolu hali ve kilo verdikten sonraki görüntüleri düşer. Fotoğrafın altında şöyle bir ifade yer almaktadır: “Görenler şok geçiriyor.” Başta da dediğim gibi kimin nasıl göründüğü umurunuzda değildir, iki resmi mukayese edip şaşkınlığa kapılmamışsınızdır da ancak verilen mesaj sizi olayın içine çeker ve belirlenen prototiple örtüşmüyorsanız hiçbir değer ifade etmediğinizi düşünürsünüz. Size eğer fit bir görüntüye sahip değilseniz çirkin ve değersizsiniz mesajı verilmektedir ve resimdeki kadının kullandığı ürünlere ulaşabilmek için harekete geçersiniz.

Kapitalizm sistemini kurarken insanları nasıl ve hangi yöntemlerle etki altına alabileceğinin hesabını yapmış ve kadınları zaaf noktalarından vurmuş. Bilirsiniz kadınlar eskiden bir araya geldiklerinde çocukların eğitiminden, akraba ilişkilerinden bahsederlerdi artık gündem değişti, iki kadın bir araya geldiğinde güzellik formüllerinden, daha ince görünebilmek için neler yaptıklarından bahsediyorlar. Hemen her kadının mutfak dolabına iliştirdiği bir diyet listesi mevcut ve kadın listeye uymadığında haram işlemişçesine suçluluk duyuyor.

Muhataplarının iç dünyaları ile iletişim kuran annelerimiz dostlarınızın kusurlarını söylerken incitmemeye özen gösterin derlerdi. Görünürlüğü her şeyin önünde tutan modern anneler ise muhataplarının dış yanları ile iletişim kuruyor ve artan kiloları, ortaya çıkan yaşlılık belirtilerini bir kusur olarak görüp muhataplarını aşağılıyor, rencide ediyorlar. Korkuyorsunuz, üç kilo fazlanız mı var aman kimse görmesin deyip saklama ihtiyacı hissediyor, yüzünüzde oluşan çizikleri kapatabilmek için çare arıyorsunuz. Özünüzden kopuyor ve varlığınızı görüntünüz üzerinden ortaya koymaya çalışıyorsunuz ne garip değil mi? Allah korusun birkaç kilo almışsanız ya da yorgunluktan bitap düşmüş gözlerinizin altında morluklar oluşmuşsa hemcinslerinizin diline düşüyor ve güveninizi kaybediyorsunuz.

İnsanlar gündelik hayatta kadının ahlâki değerlerinden, mesleki donanımlarından ve başarısından bahsetseler de pratikte aksi bir tavır sergiliyor ve sadece görünürlüğe odaklanıyorlar. Elli yıl önce bir kuruma iş başvurusunda bulunduğunuzda sizin iş konusundaki yeterliliğiniz dikkate alınırdı bugün ise aldığınız eğitimler, edindiğiniz deneyimler, sahip olduğunuz yetenekler hiç dikkate alınmıyor, işveren sizin ne kadar fit ve çekici olduğunuza bakıyor. O yüzden kadınlar kazançlarının büyük çoğunluğunu estetik ameliyatlara, giyim sektörüne ve kozmetik sanayisine harcıyor ve kendilerini bitmek bilmeyen bir yarışın içinde buluyorlar. Kadınlar bilerek ya da bilmeyerek tüketim çarkının müdavimleri arasına katılıyor ve burada kendilerine sanal mutluluklar üretiyorlar.