Aylardır devam eden tartışmalardan sonra son sözü bugün millet söyleyecek. Öncelikle sonuç ne olursa olsun, çıkacak neticenin ülkemizin, milletimizin, devletimizin birliğine, beraberliğine, iyiliğine, huzuruna, kardeşliğine vesile olması en büyük arzumuzdur.
Bugün yapılacak oylamada bence konu mevcut siyasi aktörlerin dışında değerlendirilmeli. Çünkü 18 maddeden 16 tanesi 2019 seçimlerinden sonra yürürlüğe girecek. Bu sürecin daha anlaşılır kılınabilmesi için bazı sorular sorarak belki daha doğru bir zeminde bugünün anlaşılmasına katkı sunabiliriz.
1- Anayasalar “Toplumsal Sözleşme” metinleri olduğuna göre bu teklifin bütün toplumun barış ve huzur içinde yaşamasını sağlayacağını düşünüyor musunuz?
2- Kampanya döneminde kullanılan dil ve üslubu, ayrıştıran ve kamplaştıran söylemi, hakaret ve aşağılama yaklaşımlarını doğru buluyor musunuz?
3- Milletvekili sayısının 600’e çıkarılma düşüncesinin bundan önce yapılmak istendiği halde yapılamayan hangi işe katkısı olacağına inanıyorsunuz?
4- Seçilme yaşının 18 olmasının arkasında bu gençlerimizin bilgi ve birikimlerinden istifade etmek niyeti olduğu açıklamaları sizi tatmin etti mi?
5- Cumhurbaşkanına tek başına ve kimseye danışmadan seçimleri yenileme yani fesih hakkı verilmesi meclis çalışmalarını nasıl etkiler?
6- Tatillerde 600 milletvekilinin tamamı meclisi toplantıya çağıramadığı halde toplanmak için Cumhurbaşkanının davet şartı meclisi güçlü kılar mı?
7- Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisinin verilmesi bir şekilde yürütme erkine yasamaya paralel yetki vermek anlamını taşımaz mı?
8- Cumhurbaşkanı yardımcılarının kaç kişiden oluşacağı ve kendisine bu yetkilerle beraber kimin vekâlet edeceğini bilmek ister miydiniz?
9- Cumhurbaşkanının bütçesi meclis tarafından reddedildiğinde, bir önceki yılın bütçesi üzerinden harcama yapmaya devam etmesini doğru buluyor musunuz?
10- Cumhurbaşkanının, yardımcıların ve bakanların isnat edilen suçlardan dolayı en az 400 milletvekilinin onayı ile yargılanabilmeleri mümkün mü?
11- HSYK’daki 13 üyeden bakan ve müsteşar dâhil 6’sını doğrudan, 7’sini de parti başkanı olduğu meclis tarafından atanması yargıyı bağımsız kılar mı?
12- Yürütmenin başı olarak kendisini yargılaması muhtemel AYM’nin (Yüce Divan) 15’te 12 üyesini atama yetkisi olan bir Cumhurbaşkanı adil olarak yargılanabilir mi?
13- Bu sistem ‘Erdoğan için değil her doğan için’ ise Sayın Cumhurbaşkanımız 2019’da aday olmayacak olsa evet vereceğini söyleyen vatandaşlarımızın kararı ne olurdu?
14- Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Demirtaş veya herhangi bir siyasinin bu yetkilerle Cumhurbaşkanı olması ihtimali kararınızı evet veya hayır yönünde nasıl etkilerdi?
15- Devlet olanaklarının açılış adı altında evet kampanyasında olabildiğince kullanıldığı söyleniyor. Aynı zamanda belediyelerde, devlet dairelerinde, okullarda evet kampanyasına destek için baskılar yapıldığı iddia ediliyor. Buna katılıyor musunuz?
16- Sizce parlamenter sistemler mi yoksa başkanlık sistemleri mi eyalet, özerklik, otonom bölge, öz yönetim talepleri için daha uygun bir zemindir?
17- Seçtiğiniz kişiyi 5 yıl içinde birey olarak kontrol edip denetleyebilmenizin mümkün olduğunu düşünüyor musunuz?
18- Bütün bürokratlarla birlikte, kendi partisinin bütün kademelerini atayan bir cumhurbaşkanı parti-devlet gibi bir risk oluşturur mu? Sizce bir il’de partili cumhurbaşkanının il başkanı mı, yoksa il’in valisi mi daha etkin bir konumda olabilir?
Sonuç itibariyle bu referandum üzerinden yeni kırılmalar, kamplaşma alanları oluşturmamalıyız. Kin ve nefret tohumları ekilmesine müsaade etmemeliyiz. Ya birlikte yaşamayı başaracağız ya da hep birlikte yok olacağız. Bunun üçüncü bir yolu yok. Kim elinde
benzin taşıyorsa ondan uzak durun.
Biz kazanalım da, kırılan kırılsın, dökülen dökülsün diyerek bencillik yapıp kul hakkına girenlerden, milleti bölenlerden uzak durun.
Bu zamana kadar nice badireler atlattık, savaşlar verdik ama tarih 16 Nisan’ı savaş olarak yazmayacak. Elinde balta olanlardan uzak durun.