Daha tekinsiz bir dünya bizi beklemekte.
Gıdadan giyime bir tehlike çemberi içindeyiz.
Sanki her şey insanoğluna kurulmuş tuzak gibi.
Yüzler matlaşmış,
Korku kol gezmekte.
Tebessüm uzaklara gitmiş.
Huzurlu olması gereken büyükannelerden,
Hayatının baharındaki gençlere değin,
Toplumun büyük kısmı depresyon ilaçları kullanmakta.
Tehlike çemberi öylesine büyüyüp daha fazla kişiyi içerisine almakta ki.
Okulunu bırakan delikanlı, işinde dikiş tutturamayan baba, askerlikte uğradığı hakareti kaldıramayan genç, bebeğine bakamayan anne, her şeyi kafasına takan ihtiyarlar adeta o bağımlılık ilaçlarının iyi bir müşterisi gibi görülmekte.
Tanıdığım mazbut bir genç kız, iş yerinde uğradığı tacizi kaldıramadı, mahkemeye başvurdu, tacizci daha yüksek yere müdür yapıldı.
O masum genç kız cezalandırıldı, evine en uzak yere sürgün edildi, bu haksızlığı kabullenemedi.
Psikiyatriye düştü.
Altı çeşit ilaca başladığını anlattı geçen gün.
İşini kaybetmeye ramak kaldı.
Her ayrılıyorum dediğinde,
Sakın ha, zaten senden kurtulmak istemekteler,
İş bulmak bu zamanda çok zor, eve kapanırsan iyice hastalanırsın telkinleri ile,
Bırakmadı lakin,
Sigaraya başladı.
İlaçların yan etkisiyle başka büyük sağlık sorunları çıktı.
Artık o meretleri bırakmakta zorlanmakta,
Eli ayağı titremekte.
Zaten bizim bırak dememizle bırakılamıyor ki.
Bu kez hastalık kadar bağımlılık da derinleşmekte.
Evlere temizliğe giden kendi halinde komşum, yıllardır ağır depresyon hastası.
Gerçi bu toplumda kim değil ki.
Bir poşet ilaç kullanmakta.
İlacını unutunca, en yakınlarına çok kötü suçlamalarda bulunmakta, insanları bıçaklamaya kalkmakta, sıcak sobaya oturmakta.
Kendisine zarar vermekte.
Kaç kere kollarını gösterdi, aklım çıktı.
Kesi izleri ile doluydu.
Kimi ilaçlar intihara meyilli kılmakta kişiyi.
İki ucu keskin bıçak hâsılı.
Gazetemiz muhabirlerinden Oğuz İlgiç’in haberi, meselenin çok daha korkunç olduğunu anlatmakta;
“Bilim insanları açıkladı: Dünyanın yarısı akıl sağlığını kaybedecek!
ABD’de gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırma, dünya nüfusunun büyük bir kısmının yaşamları boyunca akıl sağlığı sorunları yaşama riski taşıdığını gösterdi.
Söz konusu araştırmaya göre, dünyanın yarısının 75 yaşına kadar akıl sağlığını kaybedebileceği öngörülürken, bu akıl sağlığı bozukluklarının başlangıç yaşının 15 olduğu belirtildi. Özellikle kadınlar, anksiyete bozuklukları nedeniyle daha büyük bir tehlike altında bulunuyor.
Araştırmada, 13 farklı ruh sağlığı sorunu, depresyon ve anksiyete gibi durumlar üzerinde detaylı incelemeler yapıldı. Bu çalışma, 29 ülkeden 156 bin yetişkin katılımcının verileri ve Dünya Sağlık Örgütü’nün yirmi yıllık verileri kullanılarak gerçekleştirildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre, her iki kişiden birisinin yaşamları boyunca en az bir akıl sağlığı sorunu yaşama riski taşıdığı belirlendi. Özellikle kadınlar, yaşamları boyunca anksiyete bozukluğu gibi sorunlarla karşılaşma olasılığı daha yüksek. Erkek katılımcılarda akıl sağlığı sorunlarına yakalanma riski yüzde 46 iken, kadınlarda bu oran yüzde 53 olarak belirlendi.”