Önce ayıplardan başlayalım. Maçın oynanacağı gün, yani
salı günü hemen bütün gazetelerde Fenerbahçe nin Arsenal a Emirets te sürpriz
yapabileceği gibi haber ve yorumlar çıktı. Hem de ilk maçın Kadıköy de 3-0
aleyhte bitmiş olmasına rağmen. Yağcılığın, yalakalığın, insanı kandırmanın
ancak bu kadarı olabilirdi. Hani Fenerbahçe ilk maçta yedi-sekiz fırsat
kaçırmış olurdu da, rövanşta bunları atabilecek duruma gelebilecek sinyaller
verirdi de... Falan filan... Yetti mi Hayır! Maçın Star dan izledik. Anlatan
spiker yılların sevgili Murat Kosova sı idi. Murat da dümen suyuna girmişti ya
da patronunun, pardon gizli patronunun ismi aklına geldi veya ona öyle
söylendi, ilk on dakika içinde bizleri 4 farklı bir galibiyetin kundağına
alıverdi. Ama benim tanıdığım Murat a mikrofonu kapatıp sorsanız, iddia ederim
ki, Ağabey aklım hâlâ yerinde ama iş işte derdi.
Spor medyası buraya nasıl getirildi. Onu da yazalım.
Fenerbahçe nin teknik direktörü tartışılmaz Ersun Yanal basın toplantısında
demiş ki, (Ben canlı izlemedim, sonra gördüm) Burada dört atarsak sürpriz
olmaz. Eh, teknik direktör böyle uçarsa, daha doğrusu saçmalarsa, tartışılmaya
açık kapı bırakırsa spor medyası da, günün modasıdır zaten, yağlanarak peşine
takılır. Mesele budur. Maç mı Ersun hoca galiba Boluspor la hazırlık maçı
oynadıklarını sandı. İlk dakikalarda Fenerbahçe bayağı boy gösterdi. Ama sonra
İngiliz takımı ile Türk takımı arasındaki fizik güç, dayanıklılık, direnç ve
topluca oynama farkı ortaya çıkınca bu defa 2-0 da kaldı maç. Ben Ersun hoca ve
yandaşlarına, daha doğrusu yağcılara şunu hatırlatayım; Maçın son yarım saatini
bir kere daha izleyin bakalım, Selçuk tan başka ayakta kalan oldu mu Haa bir
de uyarıda bulunayım; Gökhan Gönül daha tam değil. Onu böyle oynatmaya devam
ederseniz harcarsınız, onu da söyleyeyim... Bu maçla ilgili fazla yazmaya gerek
yok. Allah UEFA Avrupa Ligi nde utandırmasın!
MESAJLAR
Kaç zamandır mesajlara, malilere cevap vermedim. Şimdi
bir kaçını, daha doğrusu güncelde kalanlara cevap vereyim dedim.
Fatih Sertyüz adlı okuruma... Doğrudur, Fenerbahçe nin
orta alanı çok kötü durumdadır. Sıkıştığında rakibi dripling ve çalımla
eksiltip pas kullanan oyuncusu yoktur. Hepsi düz oyuncular. Tek bir tane var, o
da daha fizik güç kazamadı ve erken uçuruldu. O da Salih tir. İleri üçlü tam
bir felaket dediğiniz gibi. Dört adet yabancı, dördü de ne adam geçebilir, ne
de sağlıklı bir uzun dripling atarak inebilir. Top tutmada da yeterli değillerdir. Stoch gittikten sonra Krasiç kaldı, o
da ezeli ve ebedi tribün adamı oldu. Yaştan söz etmişsiniz. Arsenalli Cazorla 29 yaşında. Nasıl adam
geçiyor, nasıl adam eksiltip aralara bırakıyor değil mi
Mehmet Camalan adlı okurum da Beşiktaş maçının şifreli
verilişine tepki göstermiş. Yüzde yüz katılıyorum. Hem bu sütunlarda, hem de ekranlarda
benden başka bunu eleştiren olmadı ne yazık ki... Ayıptır, utanmazlıktır bu...
O zaman lig maçları olmadığında maç için ek parayı almasanıza... Ama nerede
Tolga Özbaş, Galatasaray şampiyon olursa işi bırakmamı
istiyor. Hani öyle bir iddia koydum ya ortaya... Diyeceğim şudur: Terim hoca
milli mesaiye başladığından Galatasaray da iç huzursuzluk olur. Çok ünlü oyuncu
var. Bunlar heyecanın, hırsın, amacın paylaşılmasına sevinmez, tam tersi
kızarlar. Bak; Drogba nın Bursa da oyundan çıkarken sergilediği tavırları... Ben iddiamın arkasındayım. Şayet
Terim hoca milli mesaiye dört maç bittikten sonra da devam etsin, yani hazırlık falan gibi, Galatasaray da
düzen arızaya uğrayacaktır. Bekleyelim görelim Tolga kardeş.
Ömer Faruk Öztürk adlı Trabzonsporlu okurum önceki günkü
yazımda Malouda dan söz etmeyişim üzerine, sormuş. Sadece müthiş bir şutla golü
attı. Malouda henüz o Malouda değil. Oyun içindeki görev sapmaları onu bize en
iyi haliyle sunmuyor. Sol ön kanat mı, yoksa uç adam arkası mı O pozisyona göre
değişim gösterir ama, sistemin içinde belirlenmesi de gerekir. Malouda,
Malouda dır, bunu inkar edebilir miyiz dostum.
NOT: CAS, UEFA Tahkim Kurulu nun Fenerbahçe ye verdiği 2
yıllık men cezasını onaması konusunu yarın geniş bir şekilde yazacağım.