Arka Kapı Diplomasisi!

Abone Ol

Yandaşların yeni övünç kapısı Suriye ile ilişkilerin düzeltilmesi için sürdürülmekte olan “arka kapı diplomasisinin” hızlanmış olması!

Dış politikada bölgenin hâkim gücü oluyoruz diye ön kapıları muhataplarının suratına çarpıp çıkanların şimdi arka kapılardan içeriye girme şansını zorlamaları ne kadar ibret verici!
Ne hayaller kuruyorlardı!

Bölgenin hâkim gücü olacaklardı!
Şam’da cuma namazı kılacaklardı! Onlar açısından Suriye Devlet Başkanı Esad yok hükmündeydi!
Aradan yıllar geçti!
Ne bölgenin hâkim gücü olunabildi.
Ne Şam’da cuma namazı kılınabildi.
Ne de Esad yok oldu!

Aksine adam sanki koltuğunu daha da sağlamlaştırdı!
Yandaşlar Şam’da cuma namazı kılma hayali kurarken ülkemizde milyonlarca Suriyeli mülteciyi “misafir etme” zorunluluğu ile yüz yüze geldiler.
Evet, dün dediklerinin hiçbiri tutmadı!

Ön kapıyı muhataplarının yüzüne çarpıp çıktıkları için arka kapılardan içeri girme arayışı içine girdiler.
Ve bunun adını da arka kapı diplomasisi koydular.

Arka kapıdan yaptıkları görüşmeler arttıkça “arka kapı diplomasisi hızlandı” diye övünmeye başladılar.
Böyle övünenlerin kendilerine “Yahu ön kapı dururken biz niye arka kapılarda iş bitirmeye çalışıyoruz” diye sormaları gerekmez mi?

Gerekir ama bu soruyu sorabilecek konumda değiller.
Zira ön kapı dururken neden arka kapıdan içeri girmeye çalıştıklarını en iyi kendileri biliyorlar.
Bu duruma, izlenen yanlış politikalar nedeniyle geldiklerini çok iyi biliyorlar.
Ama şimdi yaşanan hezimeti zafermiş gibi takdim etmenin gayretkeşliğindeler.
Yola çıktıklarında komşularla sıfır sorun diye bir iddiaları vardı!

Sıfır sorun dediler ama aramızda sorun olmayan bir komşumuz kalmadı! Suriye ile ilgili olarak izlenen politika da aynen komşularla sıfır sorun politikasında olduğu gibi ters tepti!
Milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmak gibi bir durumla baş başa kaldık.
Ve arka kapı diplomasisine muhtaç olduk.