Dünya

Arjantin Hükümeti, safını seçti! Arjantin siyonistler'e teslim!

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei'nin İsrail Müttefikleri Vakfı konferansındaki konuşması, profesyonel Siyonistlere taş çıkardı.

Loading...

Abone Ol

Dünyanın gözü Arjantin'den gelen bu radikal çıkışa çevrilirken, Javier Milei’nin İsrail Müttefikleri Vakfı’ndaki sözleri adeta buz gibi bir etkiye neden oldu. Devlet başkanlığı koltuğuna oturduğu ilk günden itibaren rotasını keskin bir şekilde değiştiren Milei’nin, medeniyetler çatışmasına vurgu yapan söylemleri hem iç siyasette hem de uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı.

İSRAİL’İ BATI’NIN TEK KALESİ OLARAK GÖRDÜ

Milei, konuşmasında İsrail'in sadece bir devlet değil, Batı dünyasını ayakta tutan son set olduğunu savundu. Arjantinli lider, "İsrail, Batı'nın kalesidir. Batı karşıtı tırmanışı durduran duvardır. İsrail'e karşı mücadele sadece İsrail ile bitmez. Eğer İsrail düşerse, onlar tüm Batı'ya da saldıracaklar." ifadelerini kullanarak, olası bir kaybın tüm Batı medeniyetinin çöküşü anlamına geleceğini ileri sürdü.


Soykırımı meşrulaştırmak için kullanılan Amalek hurafesini ağzından düşünmeyen Milei, solcular dahil olmak üzere İsrail karşıtı tüm insanları tehdit etti.

Işte Arjantin Cumhurbaşkanının cümleleri:


"İsrail, Batı'nın kalesidir. Batı karşıtı tırmanışı durduran duvardır.

İsrail'e karşı mücadele sadece İsrail ile bitmez. Eğer İsrail düşerse, onlar tüm Batı'ya da saldıracaklar.

İsrail'i yok ederlerse, tüm Batı'yı yok ederler.

Batı, özünde Yahudi-Hristiyan değerlerinin ürünüdür. Bu değerlerin kaynağı İsrail'dir.

İsrail'e saldırdıklarında, sadece bir toprak parçasına saldırmıyorlar - özgür Batılı insanların köklerine saldırıyorlar.

Güney Amerika'da İsrail Müttefikleri Vakfı'nın başında olan ilk ülke olduk ve İshak Anlaşmaları'nın arkasındaki öncü güçlerden biri olduk.

Cumhurbaşkanı olduğum ilk günden itibaren Arjantin'i tarihin doğru tarafında konumlandırmaya kararlı bir karar aldım.

Ve birlikte tüm bölge için bunu yapabileceğimize inanıyorum. Latin Amerika'yı doğru tarafta - yaşamın, özgürlüğün ve demokrasinin tarafında konumlandırmak bizim sorumluluğumuzdur.

Radikal sol ile İslamcı terör arasında bir ittifak vardır.
Bu sadece geçici bir ittifak değildir. Bu, Yahudi halkının öncüsü olduğu Batı medeniyetine karşı nefret temelli bir kötülük kardeşliğidir.

Amalek belirli bir kabileden bir figür değildir. O, kötülüğün ifadesidir ve her nesilde yeni yüzlerle ortaya çıkar.

Geçmişte bu Firavun'du. Sonra Holokost'ta zirveye ulaşan farklı antisemitizm biçimleri ortaya çıktı.
Bugün ise Tahran rejimi, Hamas, Hizbullah ve onları destekleyen ağdır."