Arızalı sistem

Abone Ol

Türkiye, gerçekten acayip bir memleket. Sorun üretmek ve sorunlar içinde debelenecek derecede boğuşarak, hiçbir yere ulaşamamak konusunda üstümüze başka bir millet yoktur herhalde. Siyasetimiz arızalı, adalet mekanizmamız arızalı, kültüre ve sanata ilişkin bir şeyler yapmaya çalışanların ortaya koydukları ürünler arızalı Medyamız arızalı Medya zihniyeti arızalı. Televizyon ekranlarında akşamları izlemeye çalıştığımız şeylere bakıyorsunuz. Hepsi bir kalıptan çıkmış, fotokopi gibi şeyler. Televizyonlara format üretebilmek ve yeni bir şeyler ortaya koyabilmek bu kadar zor mu Birisi Pop Star diye bir furya başlatıyor Arkasından herkes aynı şeyi yapıyor Birisi İzdivaç diye bir saçmalık yapıyor Arkasından herkes aynısını yapıyor. İki yanlış bir doğru etmez diye bir önerme vardır. Herkes, arızalı şeyi yapabilmek için vargücüyle çabalıyor. "Gelinim Olur musun " adlı yarışmada yaptığı çaçaronluklarla ünlenen ve daha sonraki süreçte merhum olan oğlunu bu yarışmada eleştirileriyle paçoza çeviren Çaçaron Kaynana bile "Evlilik Yarışması" sunabiliyor ya Hayret etmemek mümkün değil. Bu tabloya bakıp, televizyonlarımızın kalite çıtasının neden yükselmediğine dair kafa yormaya gerek yok. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan, insani ilişkileri yerlerde sürünen bir dizi formatı tuttu diye, anında öbürleri de aynı dizi formatıyla insanın karşısına çıkabiliyor. Hayattan bu kadar kopuk, ilişkileri vıcık vıcık, bir eli balda bir eli yağda tuzu kuru tiplerin hayatın gerçeklerinden fersah fersah uzak bu saçmalıklar yumağı da, reytinglerde tavana vuruyor.

Aynen, eroinman birisinin yavaş yavaş bu illete bulaşması gibi bir şey Kalitesizliği ekranlara getire getire, insanlar da ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Elinize bir mikrofon alıp sokaklara çıksanız, "Ben tartışma seyrediyorum Ben belgesel seyrediyorum Ben haber programları seyrediyorum" diyorlar. Ama, iş reytinglere gelince, hepsi de dizilere yamuluyor ve ortaya garaip bir tablo çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde reytinglerle ilgili bir tartışma başlatıldı. AGB denilen reyting ölçen kurumun reyting tablolarında, dizilerin reklamlarının bile dizilerin kendisinden daha fazla izlendiğine dair rakamlar ortaya konuldu.

Reklamverenleri tavuk gibi yolabilmek için yapılan düzene bakın! Reklamlar, asıl üründen daha fazla izleniyor! Daha önce de defalarca yazılar kaleme aldık. Türkiye deki reyting sistemi, sağlıksızdır, doğru veri analizleri içermemektedir, gerçekleri yansıtmamaktadır. Düpedüz, üfürmedir Zaten, bu reyting sistemi, ekranlara hakim olan kalitesizlik anlayışını besleyen ana kaynaktır. "Vatandaş istiyor, biz ne yapalım" Reyting rakamlarıyla oynaya oynaya, ortaya garip bir yayıncılık mantalitesi koydular. Ve bu mantalitenin içini doldurarak, milleti uyutmaya devam ediyorlar. Bir nevi, "Körler, sağırlar birbirini ağırlar" durumu Onların kurgulamak istedikleri toplum yapısına uygun bir millet ancak ve ancak böylesi bir reyting tablosuna bakarak şekillendirilebilir. Düşünmeyen, konuşmayan, analiz etmeyen Verilen her şeyi, olduğu gibi kabul eden, sorgulamayan, eleştirmeyen bir tipoloji. Bu tipoloji, elbette İzdivaç seyredecek. Elbette, Pop Star, Roman Star seyredecek Elbette, arızalı dizileri seyredecek