Gündem

Arıkan'dan siyasi ahlak ve toplumsal mutabakat çağrısı: "Yeni bir siyasi ahlaka ihtiyacımız var!"

Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Kocaeli’nde düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programında iktidarı ekonomi, adalet ve yönetim anlayışı üzerinden eleştirdi. Türkiye’nin güven ve ahlak krizi yaşadığını belirten Arıkan, “Bu iktidar Türkiye’yi artık taşıyamıyor. Ülkemizin yeni bir siyasi ahlaka ve yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyacı var” dedi.

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kocaeli’nde Saadet Partisi ve DEVA Partisi il teşkilatları tarafından düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomik sorunlardan dış politikaya, toplumsal kutuplaşmadan siyasi ahlaka kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar veren Arıkan, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkabilmesi için güven ve ahlak eksenli yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Programa, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da katıldı.

- “BU İKTİDAR TÜRKİYE’Yİ ARTIK TAŞIYAMIYOR

Konuşmasında güven ve ahlak meselesine değinen Arıkan, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkabilmesi için öncelikle toplumdaki güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

“Bugün Türkiye iki önemli krizle karşı karşıya; biri güven krizi, diğeri ahlak krizi” diyen Arıkan, “Türkiye’nin yeniden büyük olabilmesi için önce güvenin tesis edilmesi gerekir. Güven ise özü sözü bir olmakla, insanı rakamdan ve oydan öte görebilmekle kurulur. Türkiye’nin insanı önceleyen, güven tesis edecek yeni bir sese, yeni bir söze ve yeni bir siyasete ihtiyacı var. İşte biz bu yeni sesin adresiyiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte kullandığı “metal yorgunluğu” sözünü hatırlatan Arıkan, “Şimdi o metal daha da paslandı, daha da çürüdü. Bu iktidar Türkiye’yi artık taşıyamıyor. Dünyanın büyük kırılmalar yaşadığı bir dönemde Türkiye, yorgun bir iktidarın gölgesinde yeniden ayağa kalkamaz” diye konuştu.

- “BÖYLE BİR ÜLKE BULMAK GERÇEKTEN MÜMKÜN DEĞİL

Mevcut ekonomik tabloyu değerlendiren Arıkan, açlık ve yoksulluk sınırı rakamları üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

Vatandaşın her geçen gün daha ağır şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Arıkan, ekonomik veriler ile sokaktaki gerçeklerin örtüşmediğini ifade etti.

“Bugün Türkiye’de açlık sınırı 35 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 114 bin lirayı aşmış durumda” diyen Arıkan, “Bir ailenin yoksul sayılabilmesi için eve 4,5 asgari ücret girmesi gerekiyor. Baba çalışacak, anne çalışacak, oğul çalışacak, kız çalışacak ki ancak yoksul olabilsinler. O da iş bulabilirlerse” dedi.

İktidarın ekonomik büyüme söylemlerine de değinen Arıkan, “Emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira aldığı, iktidarın ise kişi başına 50 bin dolarlık alım gücü olduğuna inandığı bir ülke bulmak gerçekten mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

- “MÜCADELE HAK YİYENLERLE HAKKI YENENLERİN MÜCADELESİDİR

Türkiye’de yaşanan sorunların siyasi kutuplaşmalar üzerinden okunamayacağını belirten Arıkan, asıl ayrımın adaletsizlikten kaynaklandığını söyledi.

Arıkan, “Bu ülkedeki mücadele iktidar ile muhalefet kavgası değildir. Sağcı ile solcu, laik ile dindar mücadelesi değildir. Bu ülkedeki mücadele; hak yiyenlerle, hakkı yenenlerin mücadelesidir. Torpili olduğu için üç-beş yerden maaş alanlarla, ay sonunu getirmek için pazarda etiket takip edenler arasındadır” dedi.

Arıkan, adrese teslim ihaleler alanlarla borç içinde yaşam mücadelesi veren esnafın, kâr rekorları açıklayan finans çevreleriyle borcunu ödeyemeyen milyonların, lüks araç konvoylarıyla gezenlerle dolmuş parasını hesaplayan emekçilerin aynı düzen içinde karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

- “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI YENİ BİR SİYASİ AHLAKTIR

Siyaseti her şeyden önce bir ahlak meselesi olarak gördüklerini vurgulayan Arıkan, mevcut sistemin temel sorununun da bu alanda yaşanan aşınma olduğunu dile getirdi.

“Biz iktidarı değil, bu bozuk düzeni değiştirmek için çalışıyoruz. Biz kişilerin değil, sistemin alternatifiyiz” diyen Arıkan, konuşmasında Napolyon’a atfedilen bir anekdotu da hatırlattı.

Arıkan, “Ahlak krizinin olduğu yerde diğer başlıkları saymanıza gerek yoktur. Çünkü ahlakın zayıfladığı yerde güven aşınır, güvenin aşındığı yerde ise ekonomik ve toplumsal maliyetler büyür” değerlendirmesinde bulundu.

Temiz siyasetin sadece rakibi eleştirmemek olmadığını ifade eden Arıkan, “Temiz siyaset önce kendi vicdanına hesap verebilmektir. Devlet imkânını parti imkânı gibi görmemektir. Makamı birayrıcalık değil, bir emanet olarak taşımaktır” dedi.

Türkiye’nin yalnızca yeni projelere değil, yeni bir siyasi ahlaka ve yeni bir güven sözleşmesine ihtiyaç duyduğunu belirten Arıkan, “Hiçbir yatırımcı güven olmayan yere yatırım yapmaz, hiçbir genç adalet görmediği yerde hayal kuramaz. Temiz siyaset aynı zamanda bir kalkınma meselesidir” ifadelerini kullandı.

- “BİZİM BİR TEKLİFİMİZ VAR

Toplumun tüm kesimlerine ortak mücadele çağrısında bulunan Arıkan, farklılıklar ne olursa olsun adalet, hukuk ve özgürlükler etrafında geniş bir toplumsal birlikteliğin kurulması gerektiğini söyledi.

Arıkan, “Bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese teklifimiz birlikte yol yürümektir. Çocuklarımızın hayallerini, gençlerimizin ve kadınlarımızın umutlarını büyütmek, bu ülkeyi toplumun her kesimi için yaşanabilir hale getirmek istiyoruz. Kimseyi dışarıda bırakmadan bu coğrafyanın ihtiyacı olan en büyük ittifakı kurmak ve büyütmek için çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Arıkan, “Bizim tercihimiz tarihin doğru tarafında durmak değil; doğru tarafı inşa etmektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

- “ABD’NİN MASKESİ DÜNYA KUPASI’NDA YİNE DÜŞTÜ”

Dış politika ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, ABD ve İsrail’i sert sözlerle eleştirdi.

Gazze, Lübnan, İran ve diğer kriz bölgelerinde yaşananların yalnızca bölgesel gelişmeler olarak görülemeyeceğini belirten Arıkan, “Bu saldırılar sadece bir ülkeye değil, bütün mazlum halklara verilmek istenen bir gözdağıdır” dedi.

ABD’de düzenlenecek Dünya Kupası organizasyonuna ilişkin daha önce boykot çağrısı yaptıklarını hatırlatan Arıkan, milli takımların ülkeye girişte maruz kaldığı uygulamaları eleştirdi. “Sırf hakaret etmek için K9 köpekleriyle ve kameralar önünde kötü muamele eşliğinde arama yapıldı. Güvenlik tedbiri başka, ‘Ben güçlüyüm, istediğime istediğim gibi davranırım’ anlayışı başkadır. İşte Amerika budur” diye konuştu.

- “TÜRKİYE VİCDAN VE ADALET KUTBU OLMAK ZORUNDADIR

Dünyanın yeni bir kırılma döneminden geçtiğini ifade eden Arıkan, tek kutuplu küresel düzenin çökmekte olduğunu ve Türkiye’nin bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye, dünyanın vicdan ve adalet kutbu olmak zorundadır” diyen Arıkan, “Herkes daha fazla işgal, daha fazla baskı ve daha fazla tahakküm peşindeyken, biz daha fazla vicdan ve daha fazla ahlak diyerek insan onurunu merkeze alan yeni bir ufuk sunmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Global Sumud Filosuna mensup öncü konvoydaki aktivistlerin Libya’da tutuklu bulunduğunu da hatırlatan Arıkan, “İnsanlığın onuru için yola çıkan bu aktivistlere sahip çıkmak gerekiyor. İşte bizim bahsettiğimiz vicdan ve adalet kutbu tam olarak budur” dedi.

- BABACAN: “MİLLETİMİZ BU İKTİDARA DA BÖYLESİ BİR MUHALEFETE DE MAHKÛM DEĞİL

Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da hem iktidarı hem de ana muhalefeti eleştirdi.

Türkiye’de iki kutuplu siyasetin artık topluma umut vermediğini ifade eden Babacan, “Muhalefet tarafına bakıyoruz; aralarında mütedeyyin insanlara parmak sallayanlar, ülkeye nefret tohumları ekenler var. 27 Mayıs’ı, 28 Şubat’ı kapalı kapılar ardında sahiplenenler var” dedi.

Babacan, “Söylediğimiz açık ve nettir: Milletimiz bu iktidara da böylesi bir muhalefete de mahkûm değil. İktidar da muhalefet de artık bu millete umut olamıyor. Türkiye iki yanlıştan birisini seçmek zorunda değil” ifadelerini kullandı.