İşler iyiden iyiye karıştı. Arif Doğan asıp kesmeye başladı. Mahkemede sesi gür çıkıyor.
Bir dakika önce "ben kimseyi öldürtmedim" diyor, bir dakika sonra "Abdulkadir Aygan‘ı ben öldürttüm, bu konuşan o değil" diyor. Abdulkadir Aygan ise söylenenleri reddediyor. Doğan‘a sözlerindeki çelişkiler hatırlatılınca, "Ben de insanım, hata yapamaz mıyım" diyor, çıkıyor işin içinden. Adam mahkemeye telefonla girmiş, yasak olduğu halde. Demek ki, silahla da girebilirdi. Dahası, "Bana iki silahın hesabını soruyorsunuz, ben 3.000 ruhsatsız silah dağıttım hizmetimdeki elemanlara" diyor. Bu adamların kafaları son derece karışık. Kendi aralarında uyum da yok. Bu çelişkili, tutarsız beyanları ilk kez dinlemiyoruz. Aynı tür sanıkların yıllardır uyguladıkları bir taktik bu. Ama artık kabak tadı veriyor ve bu kişilerin bu tür ifadeleri başkalarının ciddi ifadelerinin inanılırlık ve ciddiyetini gölgeliyor... İş sulandırılmak isteniyor sanki. İşin ciddiyetini kaybetmesi için bir taktik uyguluyorlar gibi bir izlenim var... (ABDURRAHMAN DİLİPAK / YENİ VAKİT)