Arkamızdan hayırla anılacak işler yapmanın ilk adımı
Allah ın rızasını kazandıracak ameller yapmaktır. Bu da Allah a kulluk yapmakla
mümkün olur. Çünkü Allah a kul olmak yaradılışımızın tek gayesidir. Bunu hiç
unutmayacağız. Abdullah ismini duyduğumuz, gördüğümüz ve okuduğumuz zaman
hatırımızdakini yenileyeceğiz.
Biz ancak sana kulluk ederiz diyerek hep birlikte
özgürlük sloganını günde beş vakit 40 defa Fatiha Suresi celilesinde tekrar
ederiz. Hasan Ali Yücel in itikadının sağlam olduğu zamanlarda dediği gibi:
Hürriyetsiz ibadet olmaz,
Hürriyetsiz diyanet olmaz,
İmana yakışmıyor esaret,
Hür olmadadır bütün selâmet.
İslâmiyet bu kurtuluştur.
Hürriyeti dinde bir buluştur.
Feyz aldım onun hakikatinden
Kurtuldum esirlik afetinden.
(Allah Bir-Türk Tarih Kurumu Basımevi Ankara-1961)
Kula kul olmaktan kurtulanlar mutluluğu Rahman a kul
olmakta bulurlar.
Mevlana Celâleddin Rumi Hazretleri Rahmetullahi Aleyh:
Ben kul oldum.
Ben kul oldum.
Ben kul oldum.
Köle hür olunca
sevinir, ben ise kul olunca sevinirim der.
Hersekli Arif Hikmet Bey de, Yâre kul olmakla buldum
devleti, hürriyeti ihtiyarımla esaret geldi kendimden bana diyor. Yani diyor
ki: Kendi içimden kendi özgür irademle Yâre (Allah a) kul olunca özgürlüğün
saltanatını buldum diyor.
Kula kul olmamak için bağını bahçesini, evini,
eşini-dostunu bırakmak zorunda kalan ve bir mağaraya yerleşen, orada üçyüzdokuz
sene kalan Ashab-ı Kehf dünya insanı tarafından tanınıyor.
Dünyanın her tarafında hayatları filme alınıyor. Bizler
Kur an-ı Kerim okurken, hatim okurken her hatim inişte onları rahmetle
anıyoruz. Lâkin onlara zulmeden zalimlerin adını bilen yok. Bu bize şunu telkin
ediyor: Ardımızdan rahmet okutacak işler yapalım. Gerisi beyhude
Devlet soymanın, ihtilal yapmanın, çetelik yapmanın,
apolet sevdasına kapılmanın, ele geçirilen fırsatları asmada işkence yapmada
zulümde kullanmada, kullanmamak için tek çıkar yol var o da Allah a kul
olmaktır. Allah a kul olmayanlar o zaman elindeki imkânlara kul olurlar. Böyle
olunca da musallada kılınan namazları bile kerhen olur. O zaman neye yarar
bunca hayat! Yedin, içtin, yaşantını pisledin: Neye yaradı
Şu adamın hâli sana ibret olsun:
Son nefesinde kendisine bir yudum su vereni olmamış.
Musallat yapılmış musalla taşında, namazı kerhen
kılınmış.
Hakkını helal edecek dostu olmamış.
Arkasından lânet okuyanların feryatları ayyuka çıkmış.
Cesedi leş gibi terk edilmiş olmak ne de ibret verici
olmuş
Önemli olan sen ibret alabiliyor musun bu manzaradan Ey
guburistan sen ne ibret-i âlemsin!