Aralarına kara kedi mi girecek?

Abone Ol

Biz her ne kadar önümüzdeki dönemde “paralel yapı” ile girdiği mücadeleden başarı ile çıkması için Erdoğan’ın “başbakan olarak kalması” gerektiğini iddia ediyorsak da yakın çevresi böyle düşünmüyor!

Sanki “paralel yapı” ile aralarında hiçbir sorun yokmuş gibi Erdoğan’ın gönül rahatlığı içinde “Çankaya’ya çıkması gerektiğini” ileri sürüyorlar!

Erdoğan’ı Çankaya’da görmek isteyince de doğal olarak birtakım sorunlar kendiliğinden sökün edip geliyor!

Mesela Abdullah Gül’ün ne olacağı tartışılıyor!

Erdoğan’ı Çankaya’ya çıkaranlar aynı rahatlık içinde Gül’ü başbakanlık koltuğuna oturtamıyorlar! Çünkü Gül’ün başbakan olabilmesi için birtakım şartların yerine getirilmesi gerekiyor!

Dikkat ederseniz Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan’ın arası da her geçen gün biraz daha açılıyor!

Aklımıza “Aralarına kara kedi mi girecek ” sorusu geliyor!

Başbakan Erdoğan’ın “tavizsiz söylemleri” Cumhurbaşkanı Gül tarafından “yumuşatılmaya” çalışılıyor ama bu çabanın da Erdoğan ve yandaşları arasında “hüsn-ü kabul” gördüğünü söylemek mümkün değil!

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça söz konusu ikilinin arası daha da açılır ve birbirlerine karşı bir yıpratma politikası izlemeye başlarlarsa bu bizim açımızdan sürpriz olmayacak!

Zira bu konuda iddia sahibi bir çevrenin Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklamalarından rahatsızlık duyduğunu ve önümüzdeki dönemde Başbakan Erdoğan ile “çok daha uyumlu çalışacak bir isim” ile yola devam edilmek istendiğini duyuyoruz!

Özellikle son ayların aktüel tartışma konularında Cumhurbaşkanı Gül’ü kendi saflarına çekebilmek için ellerinden geleni yaptıklarının canlı tanıklarıyız!

Hatta maksadını aşan birtakım açıklamaların önünü alabilmek için “Onun da kaseti var, yakında yayınlanır” yollu değerlendirmelerde bulunulduğuna hep birlikte şahit olmadık mı

Başbakan Erdoğan’ın yakın çevresi bir yandan Cumhurbaşkanı Gül’ü “kendi kontrolleri altında tutmaya” çalışırken bir yandan da Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç ile ilgili beklenti içine girenlerin de önünü kesmeye çabalamaları boşuna değil!

Mesela “Anayasa Mahkemesi’nde de mi paralel yapı var ” diye düşünülmesi ve bunun seslendirilmesi hiç şüphesiz durduk yerde yapılmış bir değerlendirme değil!

Bu mücadele nasıl sonuçlanır, şimdiden bir şey söylemek çok zor!

Ama görünen o ki ülkemizi oldukça fırtınalı günler bekliyor!

Yıllar önce yaptıkları gibi bugün de “kardeşlik hukukunun” öne çıkarılacağını kimse beklemesin!

Zira o günler çok gerilerde kalmış gibi hava estiriliyor!

Yani köprülerin altından epey su akmış ve şimdi hiçbir şey eskisi gibi görünmüyor!

Yakın bir zamanda yeni bir kavga başlarsa hiç şaşmayacağız!