Fransızca “Entr’acte” kelimesinin törpülenmesiyle Türkçe sözlüğe giriş yapmıştır. Tiyatro, bale, sinema ve opera gibi sahne sanatlarında iki perde arasında geçen zaman, verilen ara demektir.
Süper Lig’in ilk yarısına baktığımızda yukarıda adı geçen sahne sanatlarından birer parça izledik. Bu nedenle Süper Lig ve paydaşları bir antraktı hak ettiler!
Lider ile ikinci takım arasında 7 puan fark var. İkinci ile üçüncü arasında ise 6 puan fark bulunuyor. Diğerleri ile lider arasında ise en az 4-5 maç yılı uzaklık yer alıyor. Bu diğerlerinin arasında da 3 büyükler bulunuyor. Yani daha önce bu kupayı defalarca kaldırmış, şampiyonluğun en büyük adayları arasında gösterilen takımlar!
Abdullah Avcı’nın kurduğu ve kurguladığı Trabzonspor sezonun ilk yarısında uzun süre namağlup unvanını sürdürdü ve bu da puan farkı ve liderliği getirdi.
Futbolseverler ve spor medyası bu sezon Trabzonspor ile Fenerbahçe şampiyonluk mücadelesi yapar dediler. Fakat yine istikrarlı, dişli ve güçlü Anadolu takımı Konyaspor hırslı teknik adamı İlhan Palut ile liderin peşini bırakmadı. Hatta yeşil-beyazlılar, Fırtına’nın “net hızı” ilk yarının sonlarına doğru düşünce aradaki puan farkını da biraz olsun kapattı.
Bu arada sezona Aykut Kocaman ile başlayan ve sadece 2 galibiyet alan Başakşehir için “küme düşer mi?” soruları sorulurken, Emre Belözoğlu değişikliği takıma başka bir hava getirdi. Başakşehir için bu karar bir risk miydi? Evet, bir riskti. Fakat bazı başarılar cesur alınan kararlar sonrası gelir. Başakşehir yönetimi de bu cesur kararı aldı. Ve Başakşehir, Süper Lig’de Emre ile henüz mağlubiyet ile tanışmadı. Sadece Türkiye Kupası’nda 1-1 karşılaşmada Bodrumspor’a penaltılar ile elendi.
Evet, Trabzonspor Abdullah Avcı ile doğru strateji, doğru taktik ve doğru isimlerle (tabi alınan futbolcular da fayda sağladılar) ilk yarının flaş takımı ve teknik adamıydı. Hatta zirvenin diğer takımı ve teknik direktörü Konyaspor ve ilhan Palut’u da ekleyebiliriz. Bence Emre ve takımı özellikle Emre övgü pastasındaki en büyük dilimi hak ediyor. Aynı takımı siyahtan beyaza çevirmek, karanlıktan aydınlığa çıkartmak kolay bir iş değildir. Hele de daha yolun başında bir teknik adam iseniz. Sanırım şapkadan tavşan çıkarmak bu olsa gerek!
Trabzonspor namağlup yoluna devam ederken, 3 büyükler ve teknik patronları bir yandan Amerika’yı yeniden keşfetmenin saçmalığı ile zaman harcayıp, diğer yandan da Avrupa’daki performansı yüksek eleme ve grup maçlarıyla mücadele ettiler. Bu arada başkanları da futbolumuzda da kaybolan adaleti arıyorlardı. En çok Galatasaray ile Fenerbahçe’nin “herkes için adalet istiyoruz” sesi çıkınca, futbolun otoriter gücü tercihini adaletten yana değil siyasetten yana kullandı. Dolayısıyla İstanbul’un 3 büyüğü, Türk sporuna, Türk futboluna yön verip lokomotifi olacak iken, yaptıkları basit hatalar, yanlış öngörü ve kulüplerin âli menfaatleri şampiyonluk kupasına dürbünün tersiyle bakmalarına yol açmıştır.
Şimdi Sergen Yalçın ve Vitor Pereira görevlerinden alınmıştır. Fatih Terim’in sorgulanmasını ise Avrupa’daki namağlup ilk 16 turuna kalması engellemiştir. Hoş Fatih Terim’i kimse zaten gönderemez. O yararlı olmayacağını anladığı an, kendisi istifa eder. Devre arası kısa da olsa 3 büyükler için biraz soluk almak ve doğru stratejik isimleri takıma dâhil edebilmek için önemli bir fırsattır. Köprüden önce son çıkıştır. Alınacak kararlar sadece bu sezonun kalan kısmını değil, önümüzdeki sezona da etki edecektir.
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi bu sezon lig erken bitmiştir. Trabzonspor’un mağlubiyeti ve beraberliği ligin ikinci yarısına biraz heyecan katacaktır.
Fakat Trabzonspor Başkanlığı’na tek liste ile giren ve yeniden seçilen (Tebrik ediyorum. Kulüpler Birliği Başkanı olarak 3 büyük camia ile birlikte adaletli çalışmalara imza atmasını istiyorum.) Başkan Ağaoğlu’nun son açıklamasının etik olmadığını tamamen politik bir açıklama olduğunu düşünüyorum. Çünkü şuan rakibi de oturaklı, istikrarlı ve tarihi geçmişi olan bir Anadolu kulübüdür.
Acaba çekinceleri ve korkuları mı var? Ya da bir İstanbul takımı olan Emre’li Başakşehir, kankası Okan’lı Başakşehir’in yaptığını tekrar eder baskısı mı oluştu? Çok yanlış bir demeçti. Biz lig bitti derken, Sayın Ağaoğlu ikinci yarıyı heyecanlı hale getirdi.
Bekleyelim, görelim.