Gündem

Anneler olayları büyütüyorlar

Anneler olayları büyütüyorlar

Abone Ol

Çağımızın getirdiği sorunlardan biri de takıntı ve saplantı durumudur.

Genç, çocuk, yaşlı hemen hemen her kesimde takıntı sorununu görmek mümkün. Ancak bu konuda oldukça duyarlı olan anneler sıradan bazı davranışları da takıntı olarak  görebiliyorlar. Anne, "kızım ellerini sık sık yıkıyor, her şeye kafasını takıyor" gibi sıradan davranışları takıntı zannedip gündeme getirebiliyor. Oysa çocuklarımız küçük yaştan itibaren ellerini yıkamayı öğrenirler, eşyaların simetrik olmasına dikkat ederler. Bu davranışları küçük yaşlarda aile içinde öğrenirler. Çocuğun el yıkaması, kırılgan bir yapıya sahip olması normal sınırlar içinde devam ettiği sürece sorun yok. Ancak, sürekli el yıkamak ve bunu saplantı haline getirmek, eşyaların simetrik olup olmadığını kontrol etmek, bir şeye kafasını takmak çocuğun yaşamını etkiler hale gelmişse burada yardım almak gerekebilir. Takıntılar istem dışı gelişen tekrarlayıcı ve yineleyici düşüncelerdir. Burada çocuk yaşadığı kaygıdan kurtulabilmek için kendisini zorlayan düşüncelere teslim oluyor ve rutin  davranışları tekrar ediyor. Tekrarlayıcı düşünce ve davranışların sürekli hale gelmesine ve bu durumun kişinin yaşam düzenini etkilemesine opsesif kompulsif bozukluk denir. Opsesif kişi, bilişsel davranışçı terapi yardımıyla sorunuyla başaçıkmayı öğrenebilir.

İfade edemeyebilirler

Çocuklar takıntıların getirdiği sıkıntıları ifade edemeyebilirler. Çocuk burada kendisini zorlayan düşünce ve davranışlara bir açıklama getiremediği için tepkisel davranabilir. Bu tür durumlarda anne çocuğa destek vererek onu rahatlatmalıdır. Ergenliğe geçişte ise genç takıntılarını sorun haline getirebilir ve bunu yakınlarından gizlemeye çalışır. Çünkü genç, çevresindeki insanlar tarafından beğenilmek takdir edilmek istemektedir. İstemdışı gelişen düşünceleri kendisinde bir eksiklik olarak algılayan genç bu durumu gizlemeye çalışır. Burada anne baba, çocuğun yaşadığı sorunun sıradan bir davranış mı yoksa takıntımı olduğunu anlamaya çalışmalı ve ona yardımcı olmalıdır. Bu konuda gerekirse çocuğu bir uzmana götürmekten kaçınmamalıdır.

Çocuklarda görülen belirtiler

Takıntılı çocuklar istemdışı gelişen düşüncelere bir anlam veremediklerinden gergin ve kaygılı olabilirler. Çocukta, aşırı temizlik takıntısı, sık sık el yıkama, banyodan uzun süre çıkamama, tuvalette uzun süre kalma, din ve maneviyatla ilgili tuhaf sorular sorma, eşyaların düzeninde aşırı titiz davranma, simetriye önem verme, evde bazı eşyalara dokunmaktan korkma, bazı şeylere dokunduğunda başına kötü şeylerin gelebileceğine inanma, su doğalgaz, tüp televizyon... gibi eşyaları sık sık kontrol etme isteği, kirli tuvaletlere girmekten kaçınmak, tuvaletini tutma, belli sözleri tekrar etme, sayıları sayma, namaz kıldığında ya da abdest aldığında sürekli eksik bir şeyler yaptığını düşünmek, kendisine zarar gelebileceğine inanma, toplum içine girmekten kaçınma... gibi davranışlar görüldüğünde aile çocuğu bir psikiyatriste götürmelidir. Burada, ilaç ve psikoterapi desteğiyle  çocuğun takıntılı davranışlarının iyileşebileceğine inanıyoruz. Özellikle psikoterapi yardımıyla çocuğun tekrarlayıcı düşüncelerini kontrol etmesini sağlamak ve yaşadığı kaygıdan kurtulmasına yardımcı olmak  mümkündür. Bu süreçte aile doktorun tavsiyelerine uymalı ve çocuğun sorununu kabullenip ona gerekli desteği sağlamalıdır.