İmralı sakini Öcalan ile varılan anlaşmanın terör örgütünün diğer unsurları ile de sağlandığını söylemek mümkün değil!
İmralı sakini Öcalan, adeta her söyleneni kabul ederken terör örgütünün diğer unsurları şart üzerine şart koşmayı sürdürüyorlar.
Mesela bir kesim çözüm sürecini “terörsüz Türkiye” diye tanımlamaya çalışıyor.
Ama karşı taraf buna şiddetle karşı çıkıyor ve sürecin “terörsüz Türkiye” olarak adlandırılamayacağını öne sürüyor.
Bugüne kadar verilen mücadelenin zulme karşı direniş olduğunu öne sürüp terör olarak tanımlanmasına karşı çıkıyorlar.
Daha sürecin tanımında anlaşamayan taraflar, diğer meseleleri nasıl çözecekler acaba?
Evet, İmralı sakini Öcalan, yaptığı açıklamalarla gayet uyumlu bir profil çizerken terör örgütünün diğer unsurları şart üzerine şart koşmaya devam ediyorlar.
Kimilerine göre bu bir çözüm süreci!
Ve çözüm sürecinde her kesimin üzerine düşeni mutlaka yerine getirmesi gerekiyor.
Ama kimilerine göre ise bu bir çözüm süreci değil, teslim oluş süreci, daha doğrusu teslim alış süreci!
Örgüt feshediliyor! Sembolik olarak silahlar yakılıyor! Bunun için törenler düzenleniyor!
Ancak tarafların her konuda mutabık olduklarını söylemek için vakit henüz çok erken!
İnsanların kafasında bir şeylerin ters gitmeye başlayacağı endişesi ağır basıyor.
Sanırız bu konuda İmralı sakini Öcalan tarafından izlenen her söyleneni kabul stratejisi daha gerçekçi!
Terör örgütünün diğer unsurları tarafından izlenen şart üstüne şart koşma politikaları ise ayağı yere basmayan politikalar olarak karşımızda duruyor!
Biri silah bırakır, diğeri silahlanır yaklaşımı akla yatkın bir yaklaşım olmasa gerek!
Elinde silah varken bir anda örgütünün feshedildiğini duyan bir kişi, bundan sonra kime nasıl güvensin, niçin güvensin?