Sosyal hayatı meydana getiren unsurların temelinde açlık
vardır. En dar ve en geniş anlamıyla açlık Eve ekmek götürmek için evden çıkan
insanın odak noktası da bu, ruhundaki boşluğu dolduracak metafizik gerçekliği
arayan insanın odak noktası da budur. Odak noktası, insandaki anlamın, insanın
insanlığının ciğerine değen, insanlığının kalbine dokunan ruhsal gerçekliğin
varlık üzerinde tahakkuk etmesidir. İnsan hayatta hem bir anlam arar hem de
taşıdığı anlamı soyut ve somut bir şekilde gerçekleştirecek mecra... İşte bu
arayışın temelini anlam açlığının odak noktası oluşturur. Bu doğal ve olumlu
bir durum. Bir de bu açlığın odak noktası olmayan tarafı var. Açlık ama odak noktası
ne Neye aç ve neden aç Karnı aç bir insan yemek yediğinde doyar. Doyar mı
gerçekten Yüksek koltuklardaki tek ekmeği kendisi almak amacıyla hâlihazırdaki
makamını az görüp yukarılara tırmanmak için basmadığı omuz kalmayan hatta
milletin omuzlarına basarak yükselenlerde doymak diye bir şey var mı
Doyumsuzluk çağı olan günümüzde asıl açlık anlam
açlığıdır diye düşünüyorum. Günümüzde her insan aç; zengin de aç fakir de. Öte
yandan kültürlü insanlar da aç kültürsüz insanlar da. Şöhret sahipleri de aç
şöhret olmayanlar da. Popülizmin kitabını yazanlar da popüler olmak istiyor, üç
beş insan tarafından bilinenler de. Bilinme isteğiyle açlık duygusu arasındaki
korelasyon giderek eşit hale geliyor. Kimi insanlar popüler olmak için adeta
yırtınıyor. Kimi insanlar da popüler olduğu halde daha popüler olmak için
çabalıyor. İşte anlam açlığı dediğimiz durum burada karşımıza çıkıyor. Popüler
olduğu halde popüler olmak için elinden geleni ardına koymayan -bu arada hiçbir
insani ahlâk kaidesine uymayan- bir insandaki asıl sorun anlam açlığındaki odak
noktası sorunudur. İnsanlara vereceği bir şey -bir anlam, bir dünya-
olmayanların tek amacı popüler olmaktır. Popüler olduğu anda da taşıdığı anlam
gittikçe aşınmaya başlıyor. Kendine ait değerlerin yani taşıdığı anlamın
seviyesi o kadar düşüyor ki genel kitle ile aynı seviyeye iniyor. Seviyenin
düştüğünü bile fark etmiyor. Daha sonra da genel kitlenin anlam düzeyine göre
konuşmaya başlıyor. Dolayısıyla kitleleri ardından sürüklemek denilen olay
meydana geliyor. Ardından sürüklenen kitleler bir müddet sonra yeni bir ikon
bulduğu için popüler kişiyi terk edip onun unutulmasını sağlıyor. Popülerlik
saman alevi gibi parlayıp sönen bir durum. Asıl mesele de popüler kişinin anlam
açlığında odak noktası olmayışıdır. Popüler kişi anlam açlığı yaşıyor ama bu
açlığın odak noktası yani edindiği ya da edineceği anlamın derinliği,
sürekliliği, birliği ve bütünlüğü olmadığı için kendisini popüler olmak amacına
yöneltiyor. Genel kitle böyle istiyor inancına inanmaya başlıyor. O andan itibaren
taşıdığı anlam aşınarak kendi sonunu getiriyor.
Toplumumuzda, popüler olma isteği giderek yaygınlaşıyor.
İletişim araçlarının artması popüler olma isteğini kışkırtıyor. Herkes ülkenin
en ünlüsü olmak istiyor. Herkes şöhret olmak istiyor. Herkes popüler olmak
istiyor. Ünlü, şöhretli, popüler ol ama taşıdığın anlam ne Ne özelliğinden
dolayı ünlü olmak istiyorsun Taşıdığı herhangi bir değer olmayınca popüler
olmak istiyor insanlar. Popüler olmak anlam açlığını bir noktaya kadar
giderebilir ama ondan sonrası Genel kitleden farkın ne, genel kitlede olmayan
bir anlamın var mı Anlam açlığındaki odak noktan ne Bunların hiçbiri yoktur
popüler (olmak isteyen) insanlarda. Çünkü anlam açlığının odak noktası olsa
popüler olma isteği duymaz.
Anlam açlığı, anlamınodak noktasının kaybedilmesidir.