Türkiye halkı son iki aydır tam anlamıyla bir anket bombardımanı altında. Aynı günlerde yayınlanan bazı seçim anketlerinin birbirini tutmayan sonuçlar ortaya koymaları, anketlerin halk nazarındaki güvenilirliğini ortadan kaldırdı. Basında, bu seçim anketlerinin hileli olduğu ve finans kaynakları konusunda şaibelerin bulunduğu yazılıp çizildi.
İlk olarak yayınlanan iki anketin maksatlı olduğu ve halkı yönlendirme amacı bulunduğu hemen belli oluyordu. Bu iki anket iki partiyi öne çıkarıyor, halk arasında taraftarı kalmamış, bazı partileri bile yüzdeler içinde yer verirken, Saadet Partisi ni yok sayıyordu. Halbuki Saadet Partisi ciddi organizasyonlara imza atmış, bütün Türkiye yi karış karış dolaşan ve hiçbir partinin cesaret edemediği programlar düzenlemiş, milyonluk mitinglerle defalarca halkı meydanlara toplamayı başarmıştı. Saadet Partisi yetkilileri, bu gerçekleri, o anketleri yayınlayanlara hatırlatmasından sonra, bir anket kuruluşu Saadet Partisi nden özür dilemek zorunda kalmıştı.
Anket furyası, hız kesmeden yoluna devam ediyor. Gün geçmiyor ki, bir anket sonucuyla karşılaşmayalım. Türkiye de hizmet veren bir haber kanalı, internet üzerinden bir seçim anketi düzenledi. Üç günlük oylama sonucunda Saadet Partisi nin yüzde 21 le önde görülmesi üzerine anket sonuçlarını yayından kaldırdı. 4-5 gün sonuçlar gösterilmeden oy kullanımı devam ettirildi. Bu süreden sonra ilan edilen sonuçlarda Saadet Partis inin oy yüzdesinin 7.66 olduğu görülüyordu. Bu haber kanalının, Saadet Partisi nin birinci çıkmasından sonra şeffaflıktan vazgeçmesi oldukça düşündürücü idi.
Tarafsız ve hiçbir yayın kuruluşuna bağlı olmadığı ilanı ile seçim anketi düzenleyen bir internet sitesinin anketine göre Saadet Partisi nin oy oranı yüzde 18.5 ile birinci durumda görünüyordu. Halkımızın, seçimlere kadar pek çok anketle karşılaşacağı açık. Her ne olursa olsun, halk çektiği sıkıntının ve Türkiye yi bekleyen tehlikelerin ne olduğunu çok iyi bilmektedir.
Halkın endişeleri
Halk şimdi soruyor:
Bu ülke ne zamana kadar borçla yaşamaya devam edecek, Türkiye ye özgü bir ekonomik programımız olmayacak mı
Küçük- büyük birbirini tanımaz duruma geliyor. Hızla artan ahlâk tahribatı karşısında göz bebeğimiz durumundaki çoçuklarımız elimizden çıkacak mı
Kap-kaç, hırsızlık ve diğer adi suçlar sonucu güvenlik durumumuz ne olacak Bu gidişe bir çözüm bulunmayacak mı
Her kıymetli kuruluş ve varlığımızın yabancılara hızla satılması, ülkemizin de satılması ve elden çıkması Allah korusun! ile mi sonuçlanacak Bu ülkede "Babalar gibi satarım"diyenler mi arzı endam edecek
Halk, bütün problemlerinin çözümünün Milli Görüş ve Saadet Partisi nde olduğunu fark etmiştir. Saadet Partisi yetkilileri de sorumluluklarının farkında olduklarını gösteren bir yüksek performansla çalışmaya başlamışlardır.
Medya halkın sesi mi
Öteden beri malum medyanın Millî Görüş partilerine karşı tutumu belli. Halk, Millî Görüş öncülüğünde meydanları patlatırcasına görüş ve iradesine ortaya koyarken, malum medya sağır sultanın bile duyduğu böyle bir olayı görmezlikten gelerek; ismi sanatçıya çıkmış sözde kişinin iç çamaşırının rengi ile meşgul olduğunu bilmiyor değiliz. Nesillerimizi bozan bu tür yayın kuruluşlarının kimlere hizmet ettiğini de çok iyi biliyoruz.Bu anlayıştaki medya, bu tür kirli yayınlarından sonra, boşu boşuna halkı yönlendirmeye çalışmasın. Bu tür medya kuruluşları, halkın sesine tercüman olarak çalışan Millî Görüş ün siyasi partilerini yok sayıyor, gözardı edilemeyecek derecede güçlendiği zaman da kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyor. Bunu da yapamazsa dış mihraklarla işbirliği yapmaktan çekinmiyor. 28 Şubat la ilgili son yapılan yayınlar bu gerçeği bütün açıklığıyla ortaya çıkarmaya yetmiştir.
Saadetli günler
Bu güne kadar yapılan bütün seçimlerde şunu gördük: Milli Görüş partilerinin gücü, her zaman anket sonuçlarından kat kat yüksek olmuştur. Yılların tecrübeli siyasetçisi ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan, "Saadet Partisi tek başına iktidar olacak müjdesini verirken; diğer bir Genel Başkan Yardımcısı Doç. Mete Gündoğan da, "İktidara yürüyüş formülü" üzerinde çalışmalar yapmakta, "Milli Görüşçü kadroların hiç milleti aldatmadığını ve bunun için de iktidarın en güçlü adayı olduğunu diğer gerekçeleriyle birlikte şöyle açıklıyor: "Saadet Partisi nin istisnasız her il ve ilçede teşkilatları var. Millî Görüş tarihinde en yüksek teşkilat gücüne ulaştık. Saadet Partisi, AKP deki seçmen tabanını hızla geri alıyor.
Saadet Lideri Recai Kutan da, "Türkiye tam bir kavşak noktasındadır.Saadet Partisi öncülüğünde yeniden ayağa kalkacaktır" diyerek önümüzdeki genel seçimlerin önemine vurgu yapıyor. Millî Görüş ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise, "Dış güçler bu seçimi kazanmamalı, bu seçimi Millî Görüş kazanmalı. Çanakkale geçilmemeli" sözleriyle milletimizin bu seçimlerdeki sorumluluğunun büyüklüğünü anlatıyor.
Her şey gün gibi ortada değil mi Bir tarafta yabancıların taşeronluğunu yapan iş birlikçi ve teslimiyetçi görüş; diğer tarafta millilik, yerlilik ve bağımsızlığın sembolü olan Millî Görüş ve Saadet Partisi Şimdi halkımız iki tercihle karşı karşıya:Ya Saadet, ya da felaket!..
Saadetli günler dileğiyle