Ankaradan tüm yurda

Abone Ol

Saadet Partisinin İkinci Olağan Büyük Kongresi ne bir gün kala Milli Görüşçülerde heyecan doruğa ulaştı. Aslında Büyük Kongreler Milli Görüşçüler için bir kucaklaşma, heyecan ve güç tazeleme günleridir. Yurdun dört bir yanından gelen partililer bir salonda toplanır, kucaklaşır, birbirlerinden güç alır, birbirlerine güç verirler. Bir başka ifade ile dava arkadaşlarının hasret gidermesi demektir. Olayı sadece bir yönetim seçiminden ibaret olarak algılamak işin önemini anlatmak için yeterli olmaz. Tabii ki, büyük kongrelerde yeni yöneticilerin seçilmesi önemli bir görevin yerine getirilmesidir.. Bu görev hem kanuni bir görevdir hem de partililer için bir hak ve sorumluluktur.

Milli Görüş partilerinin büyük kongrelerini 33 senedir izlerim.. Bir kısmına delege, bir kısmına da gazeteci ve partili olarak katıldım.. Büyük mutluluk duyarak izlediğimiz kongreler olduğu gibi bizleri üzen, buna rağmen Milli Görüşçülerin yeni bir güç ve heyecanla çıktığı kongreler de izledik. Milli Görüş kongrelerinin geçen bunca yıl içinde ortak özelliği birlik olmuştur. Birlik halinde hareket edilen ve kucaklaşılarak çıkılan kongrelerin ardından Milli Görüş Hareketi iktidar yolunda ciddi adımlar atmıştır. Yarınki büyük kongrede oluşacak heyecan dalga dalga tüm yurdu saracak, insanımızın üzerine çökmüş olan karamsarlık bulutunun dağılmasının başladığı gün olacaktır. Böyle ümid ediyor, böyle diliyoruz. Çünkü, AKPiktidarı gösterdi ki, Milli Görüşün gömlek değiştirmişleri ve aslının yerine soyunan kopyaları ile ülkemizi düzlüğe çıkarmak mümkün değildir.. Ülkemizin Milli Görnüşün kopyasına değil aslına ihtiyacı vardır.

Geçmişe dönüp baktığımda Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu heyecanın doruğa ulaştığı, Milli Görüşçülerin güç ve heyecan tazelediği kongrelere sahne oldu. Yarınki kongrede  de benzerlerinden birisinin yaşanacağına inanıyorum.. Bazılarının gönlünden bunun tersi geçiyor, hatta bu gönüllerinden geçeni dile getiriyor olsalar da yarınki kongre Saadet Partisi için iktidara yürüyüşün, Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengünün ifadesine göre "Saadetin zafer yürüyüşünün başlangıcı" olacaktır. Milletimizin Saadetin iktidar yürüyüşüne ihtiyacı olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Ülke imkanlarının bir avuç azınlığa akması istenmiyor, toplumun her kesiminin ülke zenginliklerinden pay alması arzu ediliyorsa Saadetin bu zafer yürüyüşüne ihtiyaç var.

İnsanımızın ahlakksızlığın çukurunda heba olması istenmiyor, bunun yerine toplumda ahlak ve maneviyatın hakim olması, düşmanlığın değil kardeşliğin, çatışmanın değil, kucaklaşma ve sevginin hakim olması isteniyorsa Saadetin bu zafer yürüyüşüne herkesin katılması, güç ve destek vermesi gerekiyor.

Saadet Partililer önce kendileri o heyecanı duyup yaşayacak, sonra da bu elektrik ve heyecan dalga dalga tüm yurda yayılacak ve kurtuluşun başlangıcı olacaktır. Bu kurtuluşa sadece Milli Görüşçülerin değil, tüm insanımızın ihtiyacı vardır. Bunun için elimizi çabuk tutmak gerekiyor. Ne kadar çok vakit kaybedilirse, ülkenin içine yuvarlandığı bataklıktan insanımız ve ülkemizi çekip çıkarmak o kadar zaman alacaktır.. Ancak, ülkemizin güzel günlere ulaşması imkansız değildir. Yeter ki yönetim ehil ellere geçsin, yüreği kişisel hırslara teslim olmuş değil, ülkesi için atan ve yanan Milli Görüşçüler zafer yürüyüşünü yarından itibaren başlatılsın.