NATO Zirvesi boyunca Ankara’da şaşa ile ağırlanan, yiyip içip dostluk mesajları veren ABD Başkanı Donald Trump, ikili görüşmelerde F-35 programı için “Bir karar vereceğiz” diyerek umut dağıtmıştı. Zirveyi tam bir halkla ilişkiler şovuna çeviren Trump, uçağına binip Washington’a döner dönmez yine bildik ikiyüzlü emperyalist siyasete sarıldı. "Türkiye güçlü müttefikimiz" sözlerinin üzerinden 24 saat geçmeden "Henüz karar vermedim" açıklaması yapan Trump, uçağının tekeri yere basar basmaz Türkiye’nin haklı taleplerini ve müttefiklik hukukunu yine belirsizliğe gömdü.
Ankara’yı F-35 ve CAATSA yaptırımları üzerinden masada oyalamaya çalışan haydut devlet ABD, masadan kalkar kalkmaz asıl niyetinin barış değil, Orta Doğu’yu kan gölüne çevirmek olduğunu gösterdi. Türkiye’ye verilen diplomatik sözlerin mürekkebi kurumadan Körfez’de ateşkesi tamamen çökerten Beyaz Saray yönetimi, İran’a yönelik ağır hava operasyonları başlattı. Karşılıklı füze ve İHA saldırılarıyla Hürmüz Boğazı’nı yangın yerine çeviren ABD, bölgedeki önceliğinin stratejik ortaklık değil, İslam coğrafyasını istikrarsızlaştırmak olduğunu sahada bir kez daha tescilledi.
İşte tam da bu kanlı hamlelerin ve Türkiye’ye karşı sergilenen diplomatik riyakârlığın hemen ardından, Washington’da karanlık bir buluşmanın hazırlığı başladı. Bölgeyi ateşe veren Beyaz Saray, şimdi de katil Netanyahu’yu ağırlamaya hazırlanıyor. Ankara’da şov yapıp F-35 taahhütlerinden geri adım atan, ardından Körfez’de savaş başlatan Trump’ın, bu kanlı tablonun hemen üzerine Siyonist şef Netanyahu ile masaya oturacak olması da kirli ittifakı bir kez daha deşifre etmiş oldu.