Milli Gazete‘nin geçtiğimiz günlerde Ankara Üniversitesi‘ndeki rektörlük seçimleri ile ilgili oyunu deşifre etmesinden sonra üniversitede bu sefer namaz yasağı tekrar gündeme geldi. Üniversitenin en önemli kampüslerinden ola Cebeci Yerleşkesi başta olmak üzeri birçok kampüsüne namaz yasağı uygulandığı iddia edildi.
Ankara Bürosu
Rektörlük seçimindeki oyundan sonra Ankara Üniversitesi bu sefer kampüslerinde cami ve mescidlere izin vermemesi ile gündeme geldi. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Memur-Sen Ankara Şube Başkanı Mustafa Kar, üniversitenin Cebeci Yerleşkesi ve Veteriner Fakültesi yerleşkesinde namaz yasağı uygulandığını söyledi. Kır, "Yerleşke içinde ibadethane olmadığından vakitli namazlarını kılamadıkları, ders aralarında çevre camilere namaz için gittiklerinde derse geç kaldıkları için hoca tarafından derse alınmadıkları namazlarını açık mekânlarda veya dersliklerde kılmak istediklerinde güvenlik görevlileri tarafından taciz edildikleri gerekçeleri ile fakülte çalışanları ve öğrencileri tarafından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü‘ne ve mezkur fakültelerin dekanlıklarına defalarca şifahi olarak 100‘lerce dilekçe ile de yazılı müracaatta bulunuldu" şeklinde konuştu.
Kır, "Rektörlükle ile Dekanlıklar yasakçılıkta ağız birliği yapıyor, yine adres olarak çevre camileri gösteriyor" diyerek üniversite yönetimini eleştirdi. Kır, "Ne yazık ki, Ankara Üniversitesi ve bağlı dekanlıklar yasakçılıkta ağız birliği yaparcasına çevre mahallelerde bulunan camileri adres göstererek, ‘Yerleşke içinde namaz kılınacak bir mekâna ihtiyaç yoktur. ‘Mescid açılabilmesi için de yapılabilecek bir işlem yoktur‘ denilerek talepler geri çevrilmiştir. İşin daha garibi müracaatta bulunan öğrencilerin sözcüleri ‘sizin amacınız namaz kılmak değil, örgütlenmektir. ‘ Bundan sonra gözümüz sürekli üzerinizde olacaktır‘ şeklindeki ifadelerle tehdit edilmişlerdir" dedi.
"Ankara Üniversitesinde inanç özgürlüğü dışında her türlü özgürlük serbest" diyen Kır, diğer bütün etkinlikler için yer bulunduğu halde ibadet için yer bulunmamasının ise üzüntü verici olduğunu söyledi. Kır, "Bu yerleşke içinde inanç özgürlüğü hariç hiçbir özgürlük için en küçük bir kısıtlamanın olmadığı, sendika olarak sadece namaz yasağının değil bütün yasakların sonlandırılması için sonuna kadar mücadele edeceğimiz ifade edilmiştir. Demokratik anlayışının özgürlük alanlarının sürekli genişlediği bir çağda Türkiye‘nin en köklü üniversitesi olan Ankara Üniversitesi tarafından yasaların tanıdığı temel hak ve hürriyetleri bireysel hak ve özgürlükleri engelleyici tutum ve davranışlar içinde hareket etmesi en azında bilimsellik adına utanılacak bir durumdur" diye eleştirdi.




