Anayasa yapmak askerlerin işi mi?

Abone Ol

Osmanlı’nın son demlerinde, Kanuni Esasiye adıyla bir taslak ortaya konmuş… 1876 tarihinde de yürürlüğe girmiş… Yazılı ilk anayasamız.

Bazen askıya alınmış, bazen askıda kalmış. Vesselam, İstiklal Harbi verince insanlarımız, Ankara’da toplanan kurucu meclis, hat ve hareketi belirleyen… Genel hükümler içeren bir metne ihtiyaç duymuşlar…

1921 yılında, Teşkilatı Esasiye bu kez gündeme getirilmiş… Kurucu meclis, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi de diyebiliriz, ilk kez, anayasa yapmış… Ne yazık ki, bu metin ilk ve son olmuş… Ondan sonra, bizim Meclis hiç anayasa yapma gereği duymamış… Dahası, böyle bir teşebbüsler vaki olmuşsa da, uzlaşma sağlanamamış.

Siviller, Meclis, neden ihtiyaçlara dayanan bir anayasa yapamamış? Böyle bir iradeyi neden ortaya koyamamış? Koymuş da ellerini kollarını birileri mi bağlamış? Ne olmuş?

1961 Anayasası, darbe ürünü… O dönemin subayları emretmişler, hukuk bürokrasisi bir şeyler üretmiş… Sonuç itibarıyla etki tepki hükümleri içeriyor. Var olan duruma sadece bir çare gibi eğilimler içeriyor... Kimileri,1961 Anayasası için özgürlükçü, sivil diyebilir. Kimi hükümleri ve vaazları benzeri olgular içinde barındırsa da, sonuç itibarıyla askerlerin emriyle kaleme alınmış olması üzüntü vericidir.

1982 Kenan Evren Anayasası ise tam bir ucube… Güya, problemlerin kaynağı ne ise, onu ortadan kaldırmak… Geçmişte kötü görülen ne varsa, silip süpürmekle iktifa edip, emir komutla anayasa yazdırmışlar.

Siyasi Partiler Yasası… Seçim Yasası tam bir garabet… Hâlâ, toplum bu tür açmazların sancısını çekiyor.

Sırf hükümetler rahat kurulsun, koalisyonlar olmasın diye seçim barajını yüzde onda tutma isteği, ne yazık ki, çoğulculuğu, farklı bakışı yok etmiştir.

Tek tip insan üretmenin aracı haline getirilen 1982 Anayasası, artık günümüzün dışında, demode durumdadır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni getirdik güya… Neden? Koalisyonlar olmasın… Doğru, halk doğrudan yürütmeyi seçiyor… Ya temsilde adaleti nereye koyacaksınız?

Yönetimde istikrarı sağladınız, ya temsilde adaleti niye beceremiyorsunuz? Menfaatinize mi uygun değil, neden?

Hâlâ, bu ülkede, yüzde on barajı, milletin idaresinin üstünde kılıç gibi sallanıyor.

Siyasi Partiler Yasası, tam bir ağalık sembolü… Modern ağalar peydahlamaktan öte fonksiyon icra etmemiştir.

Siyasi partilerin, istisnalar hariç, genel başkanlar, ağa konumundadır… Tüzük müzük hikâye. Siyasi Partiler Yasası, olağanüstü güçler izafe etmektedir genel başkanlara, genel merkezlere.

Muhalif düşünce, hiçbir ortamda barınamaz. Anayasa da, siyasi partiler yasası da buna hizmet ediyor.

Bugüne dek, anayasaları hep askerler yapmış… Şimdilerde, sırf siyasi mülahazalarla anayasa yapmak, yapmamak tartışması gündeme taşındı… Eğer istek sahiciyse, sevinmek lazım. Yok, günü kurtarma telaşı ise, yazık olur ülkeye.

Milletin inançlarını, değerlerini bağrında barındıran… Toplumun geniş kesimlerinin üzerinde anlaştığı toplumsal mutabakatlara ihtiyaç var…

 Artık asker yolu beklemeye gerek yok… Geniş tabanlı. Geniş ölçekli. Her kesimin katkı sunduğu… Milletin değerlerine uygun… Geleceğin umudunu ateşleyen bir anayasa şart… İnşallah, söylenenler günlük siyasi polemiklerin arasında yitip gitmez.