Kültür-Sanat

Anayasa tartışmaları kırmızı çizgiler

Anayasa tartışmaları kırmızı çizgiler

Abone Ol

YENİ Anayasa Türkiye için yeni bir umut. Bir fırsat. Heykel, içki ve bunun gibi çok tartışmalı konularla gündem karartılmazsa, seçimlere kadar en önemli konu yeni Anayasa olacak. Önce seçimler sonra yeni Meclis‘te biz gerekeni yaparız zihniyeti Türkiye‘ye yine zaman kaybettirecek.

Toplumun bütün kesimlerinin taleplerini seslendireceği platformların artması, siyasi partilerin bu taleplere sahip çıkmaları seçim sürecini ve söylemini de belirlemeli.

İnsan hakları ihlallerine, yasakçı uygulamalara olanak sağlayan Anayasal çerçeveden kurtulmak için toplumun en geri kesimlerindekilerin de seslerinin duyulabileceği platformlar oluşmalı. Toplumun değişik kesimlerinin, hatta taban tabana zıt olanların, birbirini anlayıp ilk sivil Anayasa‘yı oluşturabilmek için gerekli ortak bir platformda buluşabilmelerinin Ön koşulu özgür tartışma ortamının yaratılması.

Kırmızı çizgilere toslamayan bir tartışma ortamı. İnsanların korkusuzca görüşlerini açıklayıp, eleştirebilecekleri bir özgürlük ortamı sağlanmadıktan sonra toplumsal uzlaşma da sağlanamaz.

Dün çeşitli sivil toplum kuruluşlarında temsilcilerini dinlerken, sürecin İkinci 12 Eylül Anayasa‘sındakinden farklı olacağını düşünüyorum. Yeni bir Anayasa‘yı bu toplumun tüm unsurları bekliyor. Siz tartışın biz gerekeni yaparız yaklaşımına bundan sonra toplum izin vermeyecek.

Sokaklar tartışmaya başladı. Bu sağlıklı başlangıca siyasilerin sahip çıkıp, seçim öncesi tutumlarını açıklamaları gerekiyor.

İçki, heykel, tartışmaları ile gündem saptırılmak istense de, esas gündemimiz Anayasa. Siyasi partiler, bu konudaki tavırlarını seçim sonrasına bırakamazlar, zaten bırakamayacaklar da.