Saadet Partisi Lideri Numan Kurtulmuş, kurmaylarıyla birlikte Tercüman‘ı ziyaret etti. Genel Yayın Yönetmenimiz Ufuk Büyükçelebi ve Ankara Temsilcimiz Metin Özkan‘a gündemin hassas başlıklarını değerlendiren Kurtulmuş, Anayasa değişikliği konusunda çarpıcı uyarılarda bulundu. Kurtulmuş, AK Parti‘nin gündeme getirdiği 10-12 maddelik değişiklik teklifini şöyle yorumladı:
"Türkiye‘nin ihtiyacı birkaç madde üzerinde Anayasa değişikliği değildir. Türkiye‘nin yapması gereken, topyekün bir siyasal ve hukuki reform sürecini başlatmaktır. Bunun ilk adımı da çağdaş, demokratik, halkın katıldığı yeni bir Anayasa‘dır. Biz bunu yapmaz da, birkaç maddeyle değişiklikler getirilmeye çalışılırsa, bu ‘dostlar alışverişte görsün‘ kabilinden bir değişiklik olur. Süreç bunun üzerinde işlerse, bu durum ‘depremden hasar görmüş olan binayı çeliklerle güçlendirme çalışması yapmak yerine, pencerenin beyaza mı, sarıya mı boyanacak olmasını tartışmaya‘ benzer."
Hükümetin teklifini kendilerine getirdikleri zaman inceleneceklerini belirten Kurtulmuş, "Halkın yönetimdeki sözünü artıracak her olumlu adıma destek veririz ama birtakım ‘mış‘ gibi yapılan adımları milletin vaktini boşa harcamak olarak değerlendiririz" diye konuştu.
Kurtulmuş, Saadet Partisi‘nin önerisini de şu cümlelerle anlattı: "Bu millet, bu ülkenin kiracısı değil, ev sahibidir. Onun için ‘Ey millet! Buyurun bu Anayasa‘yı siz yapın‘ diyecek bir siyasal uzlaşmaya ve kararlılığa ihtiyaç var. Bunun yolu da, Türkiye‘de 250 bin kişilik seçmen kitlesinin oluşturduğu seçim çevresinde, dar bölge- tek milletvekilliği sistemiyle, çift turlu seçimle oluşacak ‘Anayasa Yapıcı Meclis‘ oluşmasından geçer. Bu Meclis oturacak ve Türkiye‘de yeni Anayasa‘yı hazırlayacak. Bu Meclisin içerisine, toplumun bütün kesimlerini temsilen insanlar gelecek. Bu Meclis, bu Anayasa‘yı hazırlarken, Türkiye Büyük Millet Meclisi de, diğer bütün yasama işlemlerine devam edecek. Oluşturulacak ‘Anayasa yapıcı Meclis‘, 1 yıl süreyle çalışacak ve teklifi hazırlayacak. Teklif, TBMM‘ye gönderilecek ve daha sonra referandumla Türkiye yeni, çağdaş, demokratik Anayasasına kavuşacak. Bu son derece devrimci ve doğru bir yoldur. Bütün milletimizi Türkiye‘nin özgür, eşit yurttaşları ve ev sahibi yapar. Hak ve özgürlükler temelinde yeni bir Anayasa hayata geçmiş olur. Bu yapılmayıp, bir kaç madde üzerinde rötuş yapılırsa, milletin vaktini almaktan öteye gitmez."
Meselenin sadece Anayasa yapmaktan ibaret olmadığını da vurgulayan Saadet Partisi Lideri, şu uyarıyı yaptı: "Türkiye‘de seçim sisteminin, Siyasi Partiler Yasası‘nın, Seçim Kanunu‘nun değişmesi, dokunulmazlıklar konusunun ele alınması ve bunların bir paket olarak gündeme getirilmesi mecburiyeti var. Mesela 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 45 oy, partiler barajı aşamadığı için çöp tenekesine gitti. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde yüzde 20‘si çöpe gitti... Milletin tanımadığı, bilmediği, kapalı kapılar ardında parti liderlerinin ortaya koyduğu listelerle oluşan Meclis, zayıf bir yapı oluyor. Seçim sisteminin değişmesi, dar bölge sisteminin getirilmesi, Türkiye milletvekilliği sistemi bir çözüm olarak gündeme getirilebilir."





