Anayasa değişiklik paketinde değişiklik !..

Abone Ol

Aceleye getirilmiş bir anayasa değişikliği için referandum günü yaklaştıkça iktidar ve muhalefet telaşa kapıldı ve referandumdan önce değişiklik paketinde değişiklik yapmaya karar verdiler.

Medya anayasa değişiklik paketinde yeni bir değişikliğin gündeme getirilmesini Gülü kurtarma operasyonu gibi takdim ediyor. Şahsen böyle bir değerlendirmeyi Güle haksızlık olarak görüyorum. Çünkü, mevut anayasa değişiklik paketi aynen referanduma gitse, sonuç ister "evet" ister "hayır" çıkmış olsa Gül açısından bir problem olacağını düşünmüyorum. Referandumdan "evet" çıkarsa 11. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir maddesi sebebiyle işlerin biraz karışması söz konusu olmakla birlikte Gül istifa ederek yeniden aday olması durumunda yeniden seçilmesi büyük ihtimal.. Aksi olsa zaten eski anayasaya göre seçildiği için 7 yıl süreyle görevini sürdürecek demektir. Bu bakımdan değişiktlik paketinde değişikliğin gündeme gelişini özellikle CHP açısından Gülü kurtarma ittifakı olarak oluşturmak mümkün değil. Çünkü, başından beri CHP Gülün Cumhurbaşkanı seçilmesine karşı olmuş, bu yolda rejimi sıkıntıya sokacak tavır sergilmiştir. Şu anda CHPnin birden bire Gülden yana tavır değiştirdiğini düşünmenin izah edilebilir bir sebebi olması gerekir. Bu sebep ise kulislerde referandumdan Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönünde bir sonuç çıkması halinde Gül istifa etmek zorunda kalacak olursa AKPnin bir başka kişiyi Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlemesinden korkulduğu için başkası olacaksa Gül yerinde kalsın mantığı ile CHPnin değişikliğe destek verdiği belirtiliyor. Elbette kimsenin kalbini okumak mümkün değil ama akla yakın bir değerlendirme.

Bu noktada insanın aklına AKPnin başka bir aday çıkarma ihtimaline karşı Gülün yanında yer almak gerçek bir senaryoyu yansıtıyorsa o zaman "Niçin hala Gülün Cumhurbaşkanlığı protesto ediliyor, davetlerine icabet edilmiyor sorusu geliyor.

Siyasetin böylesine indi değerlendirmelere dayandırılması yanlış olmaz mı

Başbakan Erdoğan bir gün önce, "Referandumdan Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönünde bir sonuç çıksa bile 12. Cumhurbaşkanını halk seçer" açıklamasını yapmışken aynı günün akşamı fikir değiştirilerek değişiklik paketine değişiklik öneren bir teklifin Meclise ulaştırılması üzerinde düşünmek gerekiyor. Elbete bu noktada herkes bakış açısına göre farklı bir yorum yapabilir.. Bu yorumlardan birisi de Başbakan Erdoğanın son ana kadar Cumhurbaşkanlığına aday olmayı istediği ancak, direnişle karşılaşınca son anda Gülü aday olarak açıkladığı, bu bakımdan referandumdan sonra gündeme gelebilecek yeni Cumhurbaşkanı seçiminde kendisinin aday olarak ortaya çıkabileceği ihtimali CHPde yaşanan tavır değişikliğinin sebebi olabilir. Zaten kulislerde yaygın olarak bu değerlendirme yapılıyor.

Aslında Erdoğanın da Gülün de adaylığının önünde hiçbir engel yoktur. Sadece bazı çevrelerin vehimleri ve korkuları ortalığı gürültüye vermelerine sebep olmaktadır. Bu ülkede Başbakan olabilen bir insanın Cumhurbaşkanı olamayacağını ileri sürmenin hiçbir mantığı yoktur. Belli ki CHPde benzer vehim ve korku hala devam etmektedir. Bunun sonucu olarak izah etmesi güç tavır değişiklikleri ortaya çıkmaktadır.

Bu noktada 16 Eylül 2007 tarihli "Gül"ün durumu ne olacak ", 26 Eylül 2007 tarihli "Referandumdan evet çıkması istenmiyor  mu " başlıklı yazılarımın haklılığı değişiklik paketinde değişikliğin gündeme gelmesi ile bir kez ortaya çıkmıştır. Referandumun birtakım sıkıntılara yolaçacağı bir ay önceden belliydi ve sadece ben değil pek çok yazar arkadaş bu konudaki endişelerini dile getirmişlerdi. Ne var ki her zaman olduğu AKPliler hiçbir şey yokmuş gibi davranmayı tercih ettiler ama baktılar iş çıkmaza girecek muhalefetten destek isteyerek değişiklikte değişikliği gündeme getirdiler.