Anadolu’dan notlar

Abone Ol

Hani Nasrettin Hoca’ya sormuşlar, “Nerelisin?” Demiş ki, “Henüz evlenmedim…” Biz de Ramazan bayramı dolayısıyla hanımköyümüz Balıkesir Gönen’deydik… Bayram muhabbetlerimizin çoğunu 24 Haziran seçimleri oluşturdu… Kendisiyle sohbet ettiğimiz dost ve akrabalarımızın çoğu, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinin kıran kırana bir mücadeleye sahne olacağını ifade ettiler. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ne olabileceği konusunda nabız yokladığımız dost ve akrabalarımız, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turda bitmeyeceğini, büyük ihtimalle ikinci tura kalacağı” konusunda fikirlerini açıkladılar.

Bir akrabamız dedi ki: “Mitingler ve anketler seçimlerin nabzını göstermez, seçimlerin nabzı son hafta içinde kararsızların dağılımı ile belli olur.” Biz de bu fikre katılıyoruz… Cumhur İttifakı, sanki seçimleri kazanmış ve Meclis’te çoğunluğu kazanmış gibi davranıyor. Oysa özellikle Saadet Partisi’nin bir dip dalgasının var olduğu bir seçim sürecini yaşıyoruz. Söylemleriyle Türk halkının nabzını tutan ve muhalefet ettiği her konuda gerçekleri, sadece gerçekleri ortaya koyan Saadet Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu’nun sandıktan gerçekten büyük bir oy patlamasıyla çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Seçim dönemi Ramazan ayına denk geldiği için bütün siyasi partiler, yavaşlatılmış ve yumuşatılmış bir seçim kampanyası dönemi geçirdiler. Diğer dönemlerde Türkiye’nin her bölgesinde ve illerde mitingler gerçekleştiren siyasi partiler, bu dönemde daha az miting düzenledi.

Ne diyordu Murphy, “Üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, istatistik.” Biz de bu söylemi, “Yalan, kuyruklu yalan ve anketler” olarak değiştiriyoruz. Seçimlere katılan partiler, kendi meşreplerince anket firmalarına birer sipariş anket veriyorlar. Anket firmaları da, sağından solundan kırparak Nasrettin Hoca’nın leyleği misali, ortaya kendilerine bu anketi sipariş eden siyasi partilerin gönüllerine ve arzularına uygun sonuçlar ortaya koyuyorlar.

Özellikle Cumhur İttifakı’na ait partiler, maalesef, Türkiye’nin şartlarına hiç uygun olmayan anketlerle insanların zihinlerini bulandırmaya ve zihinlerini dönüştürmeye yönelik olarak bu anketleri kullanmayı tercih ediyorlar.

Oysa Cumhur İttifakı’nın karşısında dimdik, dinamik ve seçimler döneminde aktif bir seçim kampanyası yürüten Millet İttifakı var. Millet İttifakı, Türkiye’nin hazin gerçeklerini muhalefet kazanında eriterek ve hükümetin çarpıttığı gerçekleri milletin önüne getirerek çok aktif bir seçim dönemi geçiriyor.

Türkiye, son 16 yıldır büyük savrulmalar geçirdi. Ne hazindir ki, Türk milleti, çarpık sandık demokrasisinin sonucu olarak bugünkü hükümet tablosunu ortaya çıkaran bu savrulmayla büyük bir yıkım yaşadı. 16 yıldır Türk milletinin kârlı, stratejik ve verimli kurumlarını özelleştirmekten, Amerika’ya ve AB’ye göbekten bağlı bir dış politika uygulamaktan başka bir şey yapmayan AKP hükümeti, şimdi yeniden işbaşına gelebilmek için türlü numaralar çeviriyor. Maalesef, miting meydanlarında yıkım ekibi olarak lanse ettikleri muhalefet Türkiye’nin yeni bir heyecanla ve yeni bir anlayışla demokratik, hukuk ve insan hak ve hürriyetlerine saygılı bir dünyayı hâkim kılabilmek için var gücüyle çalışıyor. Türkiye’nin itibarını yerle yeksan eden, BOP eş başkanlığını büyük bir iştiyakla kabul eden, AB’nin kapıkulu olmayı içine sindiren AKP hükümeti ise elindeki medya gücüyle insanların zihinlerini dönüştürerek kendisini bulunmaz Hint kumaşı olarak pazarlamaya devam ediyor.

Ne olacak? Milletimiz için ne hayırlıysa o olsun inşallah!