Anadolu?dan görünüm

Abone Ol

Bir haftalığına Kahramanmaraş taydım. İstanbul da

yaşayanlar veya yaşamaya çalışanlar için şehirden uzaklaşmak, iyi kötü bir

dinlenme vesilesi oluyor. Hele ki, Türkiye nin haddinden fazla gergin ve fuzuli

meselelerden oluşan sıcak gündemini takip etmek durumunda olanlar için böylesi

aralar zihnin bir süreliğine de olsa rahatlamasına vesile oluyor.

Hayatı İstanbul merkezli görme hastalığına tutulmuş olan

Türkiye, Anadolu ya gerekli ilgiyi göstermiyor ama görünen o ki, Anadolu da

halinden memnun görünüyor. Mümkün mertebe siyasi bir konuşma ve nabız yoklamaya

girişmemeye çalışırken, şunu gözlemlemek kaçınılmaz oluyor. Siyasi iktidar

Maraş a gram bir şey vermemiş, şehir kendi yağıyla kavruluyor ama herkes siyasi

tercih noktasında açık ara iktidara yönelmiş. Hem de önceki belediye başkanından

ve siyasi iktidarın mevcut milletvekillerinin hiçbirinden memnun olmadıkları

halde böyle hareket etmişler. Bunun arkasındaki saik, Türkiye nin geri kalanına

da empoze edilen kime verelim kısır döngüsünde saklı.

Mesela Adana dan Ş.Urfa ya uzanacak hızlı tren projesi,

aynı otobanda olduğu gibi Maraş a uğramamış ve aynı otobanda olduğu gibi

güneyinden geçirilecekmiş. Bunu dert etmeyen bazılarının İstanbul a yapılan

Marmaray ı ballandıra ballandıra anlatması, herhalde hakim zihinsel atmosferi özetliyor.

Kendi hakkına sahip çıkacağı yerde, kendisini zerre ilgilendirmeyen başka bir

şeyle avuntu yaşamak yani.

Maraş ta, Güneydoğu nun fiili olarak bölücü örgüte teslim

edilmekte olduğu da henüz algılanabilmiş gibi gelmedi bana. Böylesi bir

ihtimal, milliyetçi damarı da her daim olmuş olan şehir insanının çok sert

tepkisine sebep, ama mevcut kötü gidişe de sırf siyasi iktidara destek babından

şimdilik ses çıkarmıyorlar. Kuzey Irak tan yayın yapan bir televizyon kanalının

hava durumunu verirken Maraş ı Kürdistan sınırları içinde gösterdiğini

hatırlatınca, birçok kimse öyle şey olmaz diyor. Mevcut gelişmeleri görmeyerek

veya ses etmeyerek zımnen kabullendiklerini, siyasi iktidara verdikleri manasız

destekten anlamak mümkün.

K. Maraş Belediyesi nin birkaç sene önce şehrin havadar

yerlerinden olan Pınarbaşı nda yaptığı güzel bir tesiste otururken, hemen

arkadaki tepede yer alan kışlada konuşlu Patriotlar da rahatsız etmemişti

Maraş ı, Maraşlıyı. Kaledeki Fransız bayrağını içine sindiremeyen dedelerin

torunları, manasız bir siyasi iktidar aşkıyla her şeye kafa sallıyor maalesef.

Maraş ta tek ölçüt, aman iktidara ve Başbakana laf gelmesin! Yanı

başlarındaki Güneydoğu şu günlerde için için kaynarken, Türk bayrağı

indirilirken, özerklik lafları Kürtçe tabelalarla süslenirken, vatanına ve

milletine sadık Maraşlı, aman siyasi iktidara laf gelmesin gayretkeşliğiyle

sadece gözü kapalı oy atmayı biliyor. Vatanı gözlerinin önünde parçalanmaya

giderken, İstanbul a yapılacak olan 3. Havalimanının faydalarından bahsetmeyi

yeğliyor.

Gözü kapalı oy attığı siyasi iktidar yüzünden şehrine

dolan Suriyeli nüfusundan hoşnutsuzluğunu kendi arasındaki sohbetlerde sıkça

dile getiriyor ama asıl tepkisini göstermesi gereken yerde adeta apışıp

kalıyor: Aman siyasi iktidara laf gelmesin! Marmaray ne de güzel, 3.

Havalimanı dünyanın en büyüğü olacakmış Ömründe birkaç kez İstanbul a giden

Maraşlı, toprağı yavaş yavaş tehlikeye girerken İstanbul a harcanan paralarla

övünüyor ama neden Maraş a hiçbir şey yapılmıyor diyemiyor, Yanı başındaki

Güneydoğu nun terör örgütüne peşkeş çekilmesine ve yanan ateşin er geç

kendisine de sıçrayacağını hiç dert etmiyor.

Anadolu, ya sesini çıkarmıyor, son ana kadar bekleyecek

ya da olan bitenin farkında değil ve bir anda bombayı kucağında bulacak

görüntüsü çiziyor. Yaygın kanaat, Bir maceraya atıldık, sonumuz hayrola der

gibi.