ANADOLU İZLENİMLERİ: ERBAKAN HOCA’NIN KURDUĞU BİR ŞEKER FABRİKASI DAHA SATILMAYA HAZIRLANIYOR!
Doğu Anadolu'da dinlediğim ve aslında sonda söyleyeceğim notumu en başta söyleyeyim; pek yakında Doğu'da bir şeker fabrikası daha özelleştirilecek, daha doğrusu satılacak!
Biraz bilgi vereyim, siz tahmin edin hangi şeker fabrikası olduğunu;
* 1970’li yıllarda sanayi adına tek bir kuruluş bulunmayan bu Doğu ilimizin esnafları, işadamları, muhtarları, oda ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan bir heyet, dönemin Başbakan Yardımcısı, Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile görüşerek bölgelerine bir şeker fabrikası kurulmasının sözü aldı.
* Bu şeker fabrikasının temeli 1976 yılında dönemin Sanayi Bakanı, Milli Selamet Parti’sinden Abdülkerim Doğru tarafından atıldı.
* 17.11.1976 tarih ve 7/12723 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1976 Programı Revize Yatırım Projeleri kapsamında programa alındı, bu şeker fabrikası.
* Fabrikanın kurulacağı arazi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 01.11.1976 tarih ve 14/Şeker -8-10/1375 sayılı yazısı ile istimlak kararı alındı.
* Söz konusu şeker fabrikası; esas fabrika ve yardımcı tesisler, yollar, kanallar, sosyal ve idari tesisler, çiftlik tesisleri, saha tesviyesi vs. ait inşaat işleri 06.12.1977 tarihinde ihale edildi.
* Fabrika, tüm tesisleri ile birlikte ilk ihale tarihinden itibaren 85 ayda tamamlandı.
* İlk kurulduğunda fabrika için 236 köyde 13 bin 659 çiftçi pancar yetiştirmekteydi. Şeker fabrikasının ilk açıldığı dönemde, günlük pancar işleme kapasitesi 3 bin ton olarak belirlendi ve kampanya döneminde ortalama günlük 412 ton civarında şeker ve 280 ton civarında melaslı kuru küspe üretildi.
* Bu şeker fabrikası kurulduğu yılda yıllık şeker üretimi, 12 bin ton küp ve 26 bin ton kristal şeker olmak üzere toplam üretim 38 bin tondu.
* Pancar tarımı için elverişli yörelerimizden birisi olan bu ilimizde kurulmuş olan şeker fabrikası zirai, ekonomik ve kültürel yönden bölgenin gelişmesinde büyük faydalar sağladı, sağlıyor.
* Merkez başta olmak üzere ilçeler ve bağlı köyler, bu fabrikanın ekim sahalarını teşkil etmekteler. Fabrikanın hizmete girmesi ile birlikte bu ilimizde hem ticari anlamda hem de sosyal anlamda canlılık ve ilerleme başladı.
* Fabrika, günümüzde günlük 3 bin ton pancar işleme kapasitesine sahip. Yılda ortalama 70 gün şeker üretim faaliyetlerine devam eden fabrika, günde ortalama 460 ton, yılda ise ortalama 30 bin ton şeker üretmekte.
* Fabrika, “Helal Gıda” ve “Gıda Güvenlik Sistemi Sertifikasyonu FSSC 22000” belgelerine sahip.
***
Şimdi...
Bilin bakalım...
Erbakan Hoca’mız tarafından kurulan ve şimdilerde satılması öngörülen bu şeker fabrikası hangi ilimizde?
Bu şeker fabrikasının adı nedir?
ŞEKER FABRİKASI DENİLİNCE İLK AKLA GELEN İSİM: NECMETTİN ERBAKAN!
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, fabrikadır.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, yatırımdır.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, istihdamdır.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, ağır sanayidir.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, üretimdir.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, motordur.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, alın teridir, işçinin hakkıdır.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, emektir, emekçidir, emeklidir.
* Necmettin Erbakan denilince bu ülkede ilk akla gelenlerden biri, temeldir, Türkiye’nin dört bir köşesinde atılan fabrika temelleridir…
Yukarıdaki kavramların tümünü saysanız ve de “ilk akla gelen isim kim?” diye sorsanız tüm Türkiye, hatta tüm dünya bir ismi haykırır; o isim de Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır.
ANADOLU'DA ÜRETİCİ ZOR DURUMDA!
Birkaç gündür Doğu Anadolu Bölgesi’ndeyim…
* Yazın bu sıcaklarında dağları, tepeleri püfür püfür esen, serin…
* Suları buz gibi ama insanları bir o kadar sıcacık olan…
* Ovaları çiçek kokan Doğu Anadolu’da neler gördüm, neler dinledim?
Anadolu izlenimlerimi siz değerli okurlarımla paylaşmaya devam ediyorum. Buyursunlar;
* Anadolu’da an itibari ile… Domates... Biber... Patlıcan... Kavun... Karpuz vb. ucuz gerçekten. Çünkü bol. Maşallah. Allah (C.C.) daha çok versin. Vatandaş düşük ücretle bu aylarda hayatını idame ettiriyor. Ucuz domatesle kavanozlarca melemenlik, salça yapılıyor, kışa hazırlık için. Buraya kadar aliyyül ala. Çok güzel. Meyvelerden de reçeller…
* Yaz ve kış mevsimine ilişkin küçük bir not; her zaman şunu ifade etmişimdir; yaz mevsimi garip guraba, fakir fukara mevsimi. Zira meyve ucuz, sebze ucuz… Bir sıcağı var, onu da bir ağacın daldalasında, bir göl kenarında, bir su kıyısında, yüzünüzü saçınızı ıslatarak geçiştirebilirsiniz. Maliyeti yok.
* Ama kış mevsimi böyle mi? Dışarda hava buz gibi soğukken evde doğalgaz yakmadan, sobayı tutuşturmadan duramazsınız, donarsınız. Tuzunuz kuru ise, cebinizde tomar tomar para varsa, dışarda lapa lapa kar yağarken, eşofmanınızla, elinizde kahve ile kar yağışını camdan seyreylemek güzel! Oh ne âlâ! Bu sebeple kış maliyetli, yaz daha ucuz… Katılan olur, katılmayan olur; Kış zengin mevsimi, yaz fakir fukara mevsimi diyorum bu sebeple…
* Neyse… Bu kısa nottan sonra, Anadolu notlarıma devam edecek olursam; tamam, yazın Anadolu’da sebze meyve ucuz da… Bir de meselenin üretici boyutu var. Konuştuğum, dinlediğim üreticiler, bu ucuza sattığı meyve sebzenin maliyetini bile karşılayamıyor, günümüzde. Değil kâr etmek, para kazanmak, sattığı ürünün maliyetini bile elde edemiyor. Ne olacak o zaman? Bu üretici gelecek yıl nasıl üretim yapacak? Ekimdir... Mazottur... Tohumdur... Gübredir... Su ücretidir... İşçi parasıdır... Ve diğer maliyetler... Nasıl karşılanacak bu maliyet?
* Yapılması gereken çok açık ve net; devlet sübvanse edecek! Devlet bu aradaki farkı karşılayacak ki, üretici gelecek sene için şimdiden tedarikli olsun. Rahat olsun. “Nasıl olsa arkamda devletim var; ben ucuza meyve sebze satsam da aradaki farkı devletim karşılayacak!” desin, diyebilsin.
* Bu konuya ilişkin son notum; zarar eden üretici için devlet üreticiyi ya sübvanse edecek ya da ‘alım garantisi’ verecek...
(ANADOLU İZLENİMLERİ: “HANİ KÖY İLKOKULLARI AÇILACAKTI, BEN BÖYLE BİR GELİŞME GÖRMEDİM!” Gelecek yazıda…)
---