İnsanlık, medya etkisinde yeni bir sürece girmiş
bulunuyor. İnsanlığın özünü oluşturan gençlik bilinçten yoksun bir savrulma
yaşıyor. Görsel olan ön planda ve etkili. Bu yaklaşık son yıllarda giderek
yoğunlaştı. Arap Baharı diye nitelenen ayaklanmalar başlangıçta çok masum bir
halk hareketi olarak değerlendirildi. Görünümü öyle idi. İnsanlar, genellikle
olayların sonuçlarına bakmadan ilk durumların heyecanına kapılıyorlar. Bu dalga
giderek yayıldı. Daha sonra neler olacağı kestirilemiyor. Deli dolu bir
saldırış durumu söz konusu.
Gençlik ve gelecek bakımından ciddi kaygılar bulunuyor.
Bu, son zamanlarda daha da belirginleşti. Kontrol dışı bir savrulma yaşanıyor.
Gençliğin geleceği ne olacak, bundan sonra nasıl bir süreç yaşanacak
Düşünce
geleneğimizde gençlik önemlidir. Bunun için de ilkokuldan başlanarak üniversite
sonuna kadar gençliğin bir bilinç etrafında odaklanması, gelişimi ve ideal bir
öze kavuşması için çaba gösterildi.
Müslüman bir gençliğin oluşumu, bilgi ve bilinçle
donanımı insanlık için önemli.
Günümüz gençliği sorumluluktan uzak, başıboş, savrulan ve
dalgalar nereye vuruyorsa giden bir sürece girdi. Tam bir karmaşa yaşanıyor.
Milyonlarca genç insan içinde, özel çabalarıyla ya da bir
rastlantı sonucu bir büyük insanın yanında yer bulanlar ve gelişenler
sıyrılıyor. Ocak olma, usta çırak ilişkileri eski güç ve konumunda değil.
Günümüz gençliğinin beklentileri giderek farklılaştı. Çıkara dayalı bireysellik
ve dünyevileşme en belirgin bir hayat tarzı.
Bu kadar olumsuzluğa karşın ideal olan bir Anadolu
Gençlik var ve büyük bir çaba içinde. Geçmişte olduğu gibi bunların kimi
yönetici, kimi entelektüel bir konuma sahip olabilecek.
Gençlik bir milletin geleceğidir. İyi bir gelecek için
iyi bir gençlik... Siyasal oluşlar gençliğin gelişimine engel. Siyasal partiler
etrafında odaklananların beklentileri, hayata bakışları çok farklı. Bir siyasal
partinin ömrü dolunca onların etrafında bulunanlar dağılıp gidiyorlar. Siyasal
partiler gençliğin mezarlıklarıdırlar. Onlar birbirlerini tüketerek
tükeniyorlar.
Anadolu Gençlik gençliği, içinde bulunduğumuz dönemde en
disiplinli, en ideali.
Ankara da genel merkezde bu hafta iki günlük bir dizi
toplantı düzenlendi. Gençlik ile ilgili birçok sorun konuşuldu ve tartışıldı.
Farklı seslerin olması, sorunlara farklı bakışlar getirdi. Durumların daha
sağlıklı değerlendirilmesi gerekiyor. Bugünün gençliğinin en temel sorunu okuma
ve bilinçlenmedir. Bu toplantının dikkate en değer yanı da budur. Hayata bütün
açılardan bakma ve algılamanın sağlanmasına dönüktü.
Medya genciğinin sorunları çok boyutlu. Sokaklarda,
bulvarlarda, alanlarda sel gibi akan bir gençlik bulunuyor. Bu büyük akış tam
bir savrulma getiriyor.
İnsan sorumluluğu çocukluktan başlanarak olgunluğuna
kadar eşlik gerektiriyor. Yol bulmasını sağlayacak olan sahih yol arkadaşlığı
önemli.
Bugünkü yapı içerisinde gençliği peşine takacak
entelektüel oluşu sağlayan merkezler çok az. Edebiyat ve düşünce dergileri de
bir savrulma yaşıyor. Sahih olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Biraz serpilip gelişenler de bilinme, ünlü olma, bir yer kapma, bir yerlerde
olma telâşında. Olgunlaşmadan yok oluşa kurban oluyorlar.
İdeolojik oluşlar etkisini yitirdiğinden karşı
düşüncelerin rekabet ve yarış duygusu da yok.
Bu durumda Anadolu Gençlik derneğine büyük sorumluluk
düşüyor. Yöneticilerinin yoğun ve fedakâr, iyi niyet çabaları şu anda tek umut.
Onların da bu yolculuklarında gençliği, sevgiyle kucaklayacağı ruhsal
gereksinimlerini karşılayacağı donanıma ihtiyaç var. Çok okuyan, çok düşünen,
çok çalışan yeni bir kuşak. Bu kuşak, elbette duygu yüklü olacak. Ama duygunun
savrulmasına fırsat vermeden bilinçli bir yolculuğu titizlikle sürdürmesi
gerekiyor. İslâm medeniyetinin ruhunu kavrayan, insan sorumluluğunu taşıyan,
insanlığı sevgiyle kucaklayan bir gençlik. Nefret ve öfkeden uzak bir gençlik.